‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ikinci duruşmasında sanık savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmanın 31. gününde reklamcı Deniz Dörtyol, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak savunma yaptı.
İddianamede Dörtyol’un, firari sanık Emrah Bağdatlı’nın koordinasyonunda Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş. üzerinden açılan ihalelere katıldığı ve usulsüz şekilde ihale aldığı değerlendirmesine yer verilmişti. Dörtyol’un, Bağdatlı’nın yönlendirmesiyle “dosyacılık” olarak adlandırılan ve ihale öncesi bilgilerin temin edilmesiyle ihaleye katılacak firmaların belirlenmesini içeren işlemleri yaptığını itiraf ettiği belirtilmişti.
“Reklam Alanlarımız Bir Gecede Söküldü”
Dörtyol, savunmasında etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerin doğru olduğunu belirterek sistemin işleyişine ilişkin iddialarını anlattı. 2019 seçimleri sırasında kiraladıkları açık hava reklam alanlarında seçim görselleri kullandıklarını söyleyen Dörtyol, seçim sonrasında İBB yönetiminin değişmesinin ardından reklam alanlarının söküldüğünü öne sürdü.
Dörtyol, söz konusu alanların özel mülklerden kiralandığını ve İBB izinlerine uygun olduğunu belirterek, “Seçim sonuçlandıktan, mevcut İBB yönetimi el değiştirdikten kısa bir süre sonra tamamı özel mülklerden kiralanmış, İBB izin yetkilendirmelerine uygun olan şirkete ait reklam alanları bir gecede İBB zabıtaları tarafından söküldü” dedi.
Kültür A.Ş. ile yaptıkları görüşmede İlknur Kaya ve eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın’ın, alanları kullanmaya devam etmek istiyorlarsa şirket tarafından kesilecek faturaları ödemeleri gerektiğini söylediğini ileri süren Dörtyol, 2019-2021 yılları arasında kesilen tüm faturaları ödemek zorunda kaldıklarını belirtti. 2021’den sonra izin süreçlerinin Medya A.Ş. üzerinden Elif Güven’le iletişim kurularak yürütüldüğünü söyleyen Dörtyol, reklam alanları için bir bedel belirlendiğini ve bu bedeli ödemek zorunda kaldıklarını ifade etti.
Bağdatlı’nın Yönlendirmesi İddiası
2023’te kendi reklam şirketini kurduğunu ve daha önce çalıştığı Ad Station şirketindeki açık hava pazarlama işlerini sürdürdüğünü anlatan Dörtyol, Emrah Bağdatlı ile ilk görüşmesinin 3 Ocak 2024’te WhatsApp üzerinden gerçekleştiğini söyledi.
Bağdatlı’nın kendisine “dosyacılık” olarak adlandırılan ihale işlemlerini anlattığını belirten Dörtyol, “İşleri böyle yürüteceksiniz” denildiğini aktardı. Sözleşmelerde ağır şartlar ve cezai hükümler bulunduğunu söyleyen Dörtyol, bu nedenle sistemin içinde kalmaya mecbur bırakıldığını savundu.
Dörtyol, Bağdatlı’nın yurt dışına gitmeden önce kendisine, “Eğer olağan dışı bir durum olursa Murat Ongun’a bir şey olmaz. Sana ve bana kimse sahip çıkmaz. Benim dediklerimi uygula” dediğini de öne sürdü.
Para Gönderildiği İddiası
Dörtyol, Bağdatlı’nın kardeşi Özge Bağdatlı’ya bir kargo şirketi aracılığıyla çuval içinde para gönderdiğini de duruşmada anlattı. 9 Mart 2025’te Özge Bağdatlı üzerinden Emrah Bağdatlı ile görüştüğünü belirten Dörtyol, Bağdatlı’nın kendisine dikkatli olması ve talimatlarına uyması yönünde konuştuğunu söyledi.
Gözaltına alınması durumunda Bağdatlı’nın avukatları Serkan Günel ve Yiğit Kazım Akalın dışında kimseyle görüşmemesini istediğini aktaran Dörtyol, avukatların da kendisini yönlendirdiğini iddia etti. Telefonunda “Samuel Boston” adıyla kayıtlı kişinin Emrah Bağdatlı olduğunu belirten Dörtyol, ifade verdiğini avukatların 2025 Ağustos ayının sonlarına kadar öğrenemediğini savundu.
“Bu Örgütün İçine Mecbur Bırakılarak Çekildim”
Herhangi bir maddi kazanç elde etmediğini belirten Dörtyol, işlemleri yapmadığında reklam alanlarının söküldüğünü ve işlerinin aksatıldığını öne sürdü. Dörtyol, “Ben bu sistemin, bu örgütün içine mecbur bırakılarak çekildim” diyerek beraatini istedi.
Çapraz sorguda savcının, ihale öncesinde firmaların ayarlanıp fiyatların Kültür A.Ş. yetkililerince doldurulduğu ve hangi firmanın kazanacağının önceden belirlendiği yönündeki sorusuna Dörtyol, “Hangi işi kazanacağım da hangisini kaybedeceğim de belli” yanıtını verdi. İhalenin göstermelik olup olmadığı sorusuna ise “Doğrudur” karşılığını verdi.
Dörtyol ayrıca Murat Ongun’un eşi Zeynep Ayten Gözdem Ongun’a ait BYZAG firmasından, Emrah Bağdatlı’nın yönlendirmesiyle H-Station şirketine yaklaşık 200 tespih aldırıldığını ve ödeme yapılması yönünde tehditvari mesajlar geldiğini iddia etti. Bağdatlı’nın kendisini bu sürecin içine sokarak yurt dışına kaçtığını söyleyen Dörtyol, sorulara cevap vermek istemediğini belirtti.

