Bozkırın Tezenesi olarak tanınan halk ozanı Neşet Ertaş, 25 Eylül 2012’de hayatını kaybetmesinin 14’üncü yıl dönümünde Kırşehir’deki mezarı başında düzenlenen programla anıldı. Anma programına Yeni Parti Kırşehir Milletvekili Metin İlhan, Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, Vali Yardımcısı Altuğ Çağlar, Neşet Ertaş’ın oğlu Hüseyin Ertaş, sanatçı ve yazar Bayram Bilge Tokel ile çok sayıda vatandaş katıldı.
“Sevgi ve hoşgörüsünü gelecek kuşaklara anlatacağız”
Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, Neşet Ertaş’ın yalnızca sanatıyla değil, insanlara yaklaşımıyla da örnek olduğunu söyledi. Ertaş’ı vefatının 14’üncü yılında mezarı başında andıklarını belirten Ekicioğlu, anma programında ailesi, çocukları ve torunlarının da yer aldığını ifade etti.
Neşet Ertaş’ın bir gönül insanı olduğunu dile getiren Ekicioğlu, onun kimseyi kırmayan ve incitmeyen bir anlayışı temsil ettiğini belirterek, “Kendisine selam vermeyen insanı bile gönülden hoş karşılar, ona değer verirdi. Çünkü o, incitse de incitmeyen bir kültürün temsilcisiydi” dedi.
Ertaş’ın temsil ettiği kültürün yaşatılması gerektiğini vurgulayan Ekicioğlu, “Muharrem Ertaş’tan Neşet Ertaş’a uzanan bu kültürün her sözünde bir mana, her sözünde bir değer var. Sevgi, hoşgörü ve anlayışı çocuklarımıza, gelecek kuşaklara hep birlikte anlatacağız. Onların da bu felsefeyle, hoşgörüyle büyümesini istiyoruz” diye konuştu.
Neşet Ertaş’ın Kırşehir ve Türkiye’nin yanı sıra dünyada da tanınan bir ozan olduğunu kaydeden Ekicioğlu, farklı ülkelerden sanatçıların bu kültürü araştırmak amacıyla Kırşehir’e geldiğini söyledi. Kırşehirliler olarak bu mirası gelecek kuşaklara aktaracaklarını belirten Ekicioğlu, ustayı rahmetle andı.
“Kırşehir’i onun türküleriyle tanıdılar”
Yeni Parti Kırşehir Milletvekili Metin İlhan da Neşet Ertaş’ın kentin tanıtımındaki rolüne dikkat çekti. 25 Eylül’ün büyük üstadın 14’üncü ölüm yıl dönümü olduğunu ifade eden İlhan, Neşet Ertaş’ın Kırşehir için çok önemli bir değer olduğunu söyledi.
İlhan, “Kırşehir’in tanınmasında çok büyük bir yere sahip. İnsanlar onun bozlaklarıyla, türküleriyle Kırşehir’i tanıdı” dedi. Neşet Ertaş gibi ailesine de değer verilmesi gerektiğini belirten İlhan, Ertaş’ın bir sözünü hatırlatarak, “Biz onu kalbimize betonsuz, demirsiz gömdük. İlelebet yaşatacağız. Ruhu şad, mekânı cennet olsun” ifadelerini kullandı.
“Biz babamızı yolcu ettik, sanatçımızı değil”
Neşet Ertaş’ın oğlu Hüseyin Ertaş, babasının kendisinden önce yaşayan ustalara ve aile büyüklerine duyduğu saygıyı anlattı. Ertaş, “Babamızın vefatının 14’üncü yılında yine buradayız. Biz babamızı yolcu ettik, sanatçımızı değil” dedi.
Babasının “Büyüklük Allah’a mahsustur” sözünü hatırlatan Hüseyin Ertaş, Neşet Ertaş’ın kendisinin memleketin en büyük değeri olarak anılmasını kabul etmediğini belirtti. Ertaş, babasının kendisinden öncekilere, dedesine ve atalarına daha fazla değer verdiğini söyleyerek, “Bu kültürün oluşmasında hepsinin ortak emeği var. ‘Değer olan değer verir’ derdi babam” diye konuştu. Hüseyin Ertaş, anmaya katılan ve iyi dileklerini gönderen herkese teşekkür etti.
Yapay zekâyla değiştirilen fotoğraflara tepki
Hüseyin Ertaş, babasının ve aile büyüklerinin fotoğraflarının yapay zekâ kullanılarak değiştirilmesine tepki gösterdi. Bu tür uygulamaların kullanılmamasını isteyen Ertaş, “Hem benzemiyor hem de bir oyuncağa dönüşüyor” dedi.
Dedesinin ailesi ve çocuklarıyla çekilmiş bir fotoğrafının değiştirilerek babası Neşet Ertaş’a dönüştürüldüğünü aktaran Hüseyin Ertaş, bunun saygısızlık olduğunu söyledi. Ertaş, “Onlara hak ettikleri saygıyı gösterelim. Oyuncağa çevirmeyelim. Yapılabilen her şey yapılmamalı; para eden her şeyin satılmaması gerektiği gibi” ifadelerini kullandı.
Bazı anma etkinliklerinde ücretli ve biletli girişler yapıldığını duyduklarını da belirten Ertaş, bir insanı anmak isteyen herkesin bunu yapabileceğini söyledi. Ertaş, “Anmada para toplanmaz. Herkese hak ettiği saygıyı göstermek gerekir” dedi.
“Kültürümüzün temel taşlarından biri”
Sanatçı ve yazar Bayram Bilge Tokel ise Neşet Ertaş’ın yalnızca müziğiyle değil, taşıdığı kültürle de hatırlanması gerektiğini söyledi. Hüseyin Ertaş’ın her yıl Almanya’dan anma programına geldiğini belirten Tokel, “Uzak yakın demeden hepimiz buraya geliyoruz. Hüseyin kardeşimiz de her yıl Almanya’dan geliyor. Neşet Ertaş hayatta olsa, buraya gelenlere ‘Geldiğiniz yollarda yüzüm var’ derdi” diye konuştu.
Neşet Ertaş’ın sanatıyla büyük bir deha olduğunu ifade eden Tokel, onun aynı zamanda bir kültür adamı ve kültür taşıyıcısı olduğunu vurguladı. Tokel, Ertaş’ın icra ettiği müzik, bozlaklar, şiirler ve türkülerin toplumsal kültürün temel taşları arasında yer aldığını belirterek, “Bu nedenle yalnızca bir sanatçı, bozlak ya da saz ustası olarak değerlendirilmemeli. Temsil ettiği değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması için yapılacak çalışmalar çok önemli” dedi.

