Şanlıurfa’da saat 10.40’ta deprem meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), merkez üssü Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesi olan depremin büyüklüğünü 5,4 olarak duyurdu. Sarsıntı Adıyaman, Diyarbakır ve çevre illerde de hissedildi.
Deprem, kentte kısa süreli paniğe yol açtı. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, sahadaki incelemelerin sürdüğünü belirterek, “Sahada inceleme sürüyor, yıkım bulunmuyor. Depremde can kaybı yok” açıklamasını yaptı.
Deprem 6 Şubat depremleriyle bağlantılı mı?
Sarsıntının ardından bölgede en çok merak edilen konulardan biri, depremin 6 Şubat Kahramanmaraş depremleriyle bağlantılı olup olmadığı oldu. Uzmanlar, yaşanan deprem ve sonrasında meydana gelebilecek artçılarla ilgili farklı değerlendirmeler yaptı.
NTV’ye konuşan Prof. Dr. Okan Tüysüz, depremin sığ olması nedeniyle güçlü hissedildiğini söyledi. Tüysüz, bu durumun hasar meydana geleceği anlamına gelmediğini belirterek, “Hasar olmayacağını düşünüyorum” dedi.
Depremin 6 Şubat’tan bağımsız olduğunu ifade eden Tüysüz, sarsıntının Atatürk Barajı gövdesine paralel uzanan Bozova fayı üzerinde gerçekleştiğini aktardı. Yaklaşık 70 kilometre uzunluğundaki fay üzerinde geçmişte 4 ve 5 büyüklüğünde depremler yaşandığını belirten Tüysüz, artçı sarsıntıların görülebileceğini ve bunların 4,1 büyüklüğüne kadar çıkabileceğini söyledi.
Tüysüz, söz konusu fayın uzunluğu nedeniyle 7 büyüklüğüne varan deprem üretme potansiyeli bulunduğunu da belirtti. Ancak kendi kanaatine göre büyük bir depremin yakın dönemde beklenmediğini ifade eden uzman, böyle bir depremin birkaç on yıl içinde meydana gelmesinin mümkün görünmediğini dile getirdi.
Prof. Dr. Osman Bektaş: Olağan bir deprem
Prof. Dr. Osman Bektaş ise CNN Türk canlı yayınında yaptığı açıklamada, depremi değerlendirebilmek için AFAD ve Kandilli Rasathanesi verilerinin görülmesi gerektiğini söyledi. Maraş depremlerinin ardından Doğu Anadolu’nun güneydoğu kesiminde deprem tehlikesinin arttığını belirten Bektaş, bölgede oluşan stres yüklerinin fayları etkilediğini kaydetti.
Diyarbakır ve Şanlıurfa’nın bu hareketlilikten etkilenebilecek bölgeler arasında bulunduğunu ifade eden Bektaş, Bitlis bindirmesi konusunda endişe taşıdığını söyledi. Arap levhasının hareketinin sürdüğünü ve 2023 depremlerinin etkisinin devam ettiğini belirten Bektaş, bu iki etkinin birleşmesiyle geniş bir alanda riskin sürdüğünü dile getirdi.
Bektaş, yaşanan sarsıntının büyük bir depremin habercisi olmadığını vurgulayarak, “Orta büyüklükte sığ bir deprem. Olağan bir deprem” dedi. Uzman, 5 büyüklüğündeki bir depremin ardından mutlaka daha büyük bir deprem yaşanacağı anlamına gelmediğini belirtti.
Şerif Barış: Panik yapmaya gerek yok
Şerif Barış da 5 büyüklüğündeki bir depremin yıkıcı nitelikte olmadığını söyledi. Bölgedeki yapı stokunun istenilen düzeyde bulunmadığını belirten Barış, buna rağmen depremin kırsal alanda dahi hasar oluşturmasını beklemediğini ifade etti.
Barış, vatandaşların panik yapmaması gerektiğini belirterek, 2018 deprem yönetmeliğine göre inşa edilen binalarda korkulacak bir durum olmadığını söyledi. Şehir merkezindeki yapılarda yıkım beklemediğini aktaran Barış, Şanlıurfa çevresindeki köylerde ise özellikle ahır ve mera gibi karma yapılarda hasar görülebileceğini değerlendirdi.
Her 5,5 büyüklüğündeki depremde fay hattının yeryüzünde görülemeyeceğini belirten Barış, ana fayların genellikle 6,5 üzerindeki sarsıntılarda belirgin hale geldiğini söyledi. Vatandaşlar açısından asıl önemli konunun fay hattının yerini tartışmak değil, deprem bilincini artırmak ve hazırlıklı olmak olduğunu vurguladı.

