Türkiye'de kamuoyunun yakından tanıdığı Sarallar ile Şahinler arasındaki husumet, yaklaşık 20 yılı aşkın bir geçmişe dayanıyor. İki taraf arasındaki anlaşmazlık zaman içerisinde çok sayıda soruşturma, dava ve silahlı olayla gündeme geldi.
Basına yansıyan emniyet bilgilerine göre olayların başlangıcı 2004 yılına uzanıyor. İddiaya göre Kamber Ocaklı isimli kişi, Sedat Şahin ile yaşadığı borç ve tahsilat anlaşmazlığının ardından Hüseyin Saral'dan yardım istedi.
Hüseyin Saral'ın çevresindeki kişilerin Ocaklı'yı korumaya alması, iki taraf arasındaki gerilimin büyümesine yol açtı. Habertürk'ün aktardığı bilgilere göre 4 Ekim 2004'te Şahin tarafındaki Zekeriya Kocaman ile Saral grubuyla bağlantılı kişiler arasında silahlı çatışma çıktı. Kocaman olayda ağır yaralandı ve felç kaldı.
Dönemin polis fezlekeleri ve dava dosyalarına ilişkin başka bir haberde ise anlaşmazlığın arka planında İstanbul Anadolu Yakası, özellikle de Kadıköy'deki ekonomik çıkar alanlarının paylaşımı bulunduğu aktarılıyor. Dolayısıyla husumetin başlangıcına ilişkin kaynaklarda hem borç-tahsilat anlaşmazlığı hem de daha geniş bir çıkar çatışması anlatımı bulunuyor.
Hüseyin Saral'ın Öldürülmesi Husumeti Büyüttü

İki taraf arasındaki gerilim 2005 yılında çok daha ciddi bir boyuta ulaştı. Saral ailesinin önde gelen isimlerinden Hüseyin Saral, 31 Ocak 2005'te İtalya'nın Roma kentinde öldürüldü.
Hüseyin Saral'ın öldürülmesinin ardından olayın arkasında kimlerin bulunduğuna ilişkin farklı iddialar ortaya atıldı. Saral-Şahin davalarında ifade veren Mehmet Ali Büyüksarıoğlu, Sedat Şahin'in cinayetle ilgisi bulunduğu yönündeki iddiaları reddetmiş ve ölümün başka bağlantılardan kaynaklanmış olabileceğini ileri sürmüştü. Sedat Şahin de yargılama sırasında kendisine yönelik iddiaları reddetti.
Buna karşın Hüseyin Saral'ın ölümü iki taraf arasındaki husumetin önemli dönüm noktalarından biri haline geldi. Takip eden yıllarda taraflarla ilişkilendirilen çeşitli silahlı saldırılar meydana geldi.
Gerilim 24 Aralık 2014'te yeniden tırmandı. İstanbul Nişantaşı'nda düzenlenen silahlı saldırıda Sedat Şahin'in kardeşi Vedat Şahin ile koruması Ferdi Topal hayatını kaybetti. Polis soruşturmasına ilişkin haberlerde saldırının Sarallar-Şahinler arasındaki uzun süredir devam eden husumet kapsamında değerlendirildiği aktarıldı.
Sonraki yıllarda da iki grupla bağlantılı olduğu ileri sürülen kişiler hakkında operasyonlar ve soruşturmalar gerçekleştirildi. Böylece 2004 yılında başlayan anlaşmazlık, yıllara yayılan bir hesaplaşmaya dönüştü.
Husumetin günümüzde tamamen sona erdiğini söylemek de mümkün görünmüyor. Eylül 2026'da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü bir soruşturma kapsamında Sedat Şahin'e yönelik saldırı hazırlığı yapıldığı tespit edildi. Soruşturmanın odağında yurt dışında firari olduğu belirtilen Yakup Kerem Saral'ın bulunduğu, şüphelilerin Sedat Şahin'in hareketlerini ve katılacağı programları takip ettikleri bildirildi. Operasyonda yakalanan 19 şüphelinin tamamı tutuklandı.
Sarallar ve Şahinler arasındaki geçmiş anlatılırken soruşturmalardaki iddialarla kesinleşmiş yargı kararlarını birbirinden ayırmak gerekiyor. Nitekim iki taraftan toplam 80 sanığın yargılandığı bir davada savcı, 2020 yılında bazı örgüt suçlamaları bakımından şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat talep etmişti.
Özetle Sarallar ile Şahinler arasındaki husumetin başlangıcı 2004 yılındaki anlaşmazlık ve ardından yaşanan silahlı çatışmaya dayandırılıyor. Hüseyin Saral'ın 2005'te öldürülmesi ve Vedat Şahin'in 2014'te hayatını kaybettiği saldırı ise yıllara yayılan gerilimin en önemli dönüm noktaları arasında gösteriliyor.

