Soğuk Havalarda Aktarlarda Kış Yoğunluğu Başladı

Havaların soğumasıyla birlikte aktarlarda ıhlamur, zencefil, zerdeçal, havlıcan, hatmi çiçeği, tarçın, hibiskus ve adaçayına ilgi arttı. Aktarcı Özer Hanoğlu, mevsim geçişlerinde bağışıklık sisteminin zayıflayabildiğini belirterek kış aylarında tüketilen bitkiler hakkında bilgi verdi.

Soğuk Havalarda Aktarlarda Kış Yoğunluğu Başladı

Kış mevsiminin yaklaşması ve hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte aktarlarda hareketlilik başladı. Mevsim değişikliğine bağlı olarak grip, nezle, soğuk algınlığı, öksürük ve halsizlik gibi şikâyetlerin arttığını düşünen vatandaşlar, doğal ürünlere yöneliyor. Özellikle ıhlamur, zencefil, zerdeçal, havlıcan, hatmi çiçeği, tarçın, narçiçeği olarak da bilinen hibiskus ve adaçayı en çok tercih edilen bitkiler arasında yer alıyor.

Mevsim geçişlerinde satılan bitkilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan aktarcı Özer Hanoğlu, havaların soğumasıyla birlikte vücudun yeni hava koşullarına uyum sağlamakta zorlanabildiğini söyledi. Hanoğlu, “Havaların soğumasıyla birlikte insanların vücut direnci ortama uygunluk sağlayamıyor. Bu dönemlerde vatandaşlarımız antibiyotik ilaçlara ihtiyaç duyduğu gibi, doğal ürünlere de ihtiyaç duyabiliyor” dedi.

Aktarlarda özellikle zencefil, zerdeçal, ıhlamur, havlıcan, hatmi çiçeği, tarçın, narçiçeği ve adaçayına talep olduğunu belirten Hanoğlu, sonbaharın gelişiyle birlikte satışlarda kademeli bir hareketlilik yaşandığını ifade etti. Gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkının artmasının hastalıkların daha sık görülmesine neden olabildiğini dile getiren Hanoğlu, bu dönemde halsizlik, kırgınlık, yorgunluk ve uyku problemlerinin ortaya çıkabildiğini söyledi.

Grip, nezle ve bunlara bağlı soğuk algınlığı şikâyetlerinin sonbahar ve kış aylarında daha fazla görüldüğünü belirten Hanoğlu, “Şu an işlerimizde yavaş yavaş bir hareketlilik yaşanmaya başlandı. Mevsim geçişleri, insanların savunma sistemlerinin en düşük olduğu zamandır. Özellikle gündüz ve gece sıcaklık farkının fazla olması hastalıkların daha sık görüldüğünü gösteriyor. Bu yüzden de halsizlik, kırgınlık, yorgunluk ve uyku problemleri ortaya çıkar. Özellikle grip, nezle ve buna bağlı soğuk algınlığı oluşuyor. Bizim için sezon açıldı diyebiliriz” ifadelerini kullandı.

Bağışıklık İçin Tercih Edilen Bitkiler

Hanoğlu, soğuyan havalarla birlikte bağışıklık sisteminin desteklenmesi gerektiğini belirterek zencefil, adaçayı ve ıhlamurun en çok satılan ürünler arasında bulunduğunu söyledi. Hibiskusun da kış aylarında tercih edildiğini aktaran Hanoğlu, “Zayıf olan bağışıklık sistemini güçlendirmek ve soğuk algınlığına faydalı olduğu için zencefil, adaçayı ve ıhlamur en çok satılan bitkilerdir. Diğer adı narçiçeği olan hibiskusun bağışıklık sistemini güçlendirmesi ve koruyucu olması sebebiyle özellikle kış aylarında, her gün bir bardak içilmesini öneriyoruz” diye konuştu.

Ihlamur Ve Zencefil Öne Çıkıyor

Kaynak haberde yer alan bilgilere göre ıhlamur, özellikle mevsim geçişleri ile kış aylarında sıkça tüketiliyor. Ihlamur çayının düzenli kullanımının bu dönemlerde hastalıklara karşı koruyucu ve yatıştırıcı etki gösterebildiği belirtiliyor. Soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlarda tercih edilen ıhlamurun, öksürüğün hafiflemesine, boğazın yumuşamasına ve tahriş ile ağrının azalmasına yardımcı olabildiği aktarılıyor.

Ihlamurun terlemeyi destekleyerek soğuk algınlığı ve enfeksiyon belirtilerinin azalmasına katkı sağlayabildiği, aynı zamanda vücut direncini artırıp stres ve yorgunluğu azaltabildiği ifade ediliyor. Haberde ayrıca bitkinin idrar söktürücü etkisiyle karaciğer ve safra rahatsızlıklarına yönelik faydalarından da söz ediliyor.

Zencefil ise soğuk algınlığı, grip ve çeşitli enfeksiyonlarda kullanılan bitkiler arasında gösteriliyor. Çay olarak tüketilebilen zencefilin vücudu sıcak tuttuğu ve terlemeyi artırdığı belirtiliyor. Sindirimi kolaylaştırıcı etkisi bulunduğu aktarılan zencefilin, gingerol gibi organik bileşikleri nedeniyle antioksidan özellikler taşıdığı ifade ediliyor.

Haberde, zencefilin çeşitli hastalıklara karşı koruyucu etkisinin araştırıldığı, özellikle meme kanseri ve bazı kanser türlerinin önlenmesine yardımcı olabileceğinin incelendiği bilgisi de yer alıyor. Ayrıca kolorektal kansere yol açabilen kolondaki karsinojenik aktivitenin önlenmesine katkı sağlayabileceği, Parkinson ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkların başlangıcını geciktirebileceğinin değerlendirildiği aktarılıyor. Zencefilin, sağlıklı ve dengeli beslenmenin bir parçası olarak tüketilebileceği belirtiliyor.