DOZ Yayınları tarafından yayımlanan “İsrail Kooperatifçiliği” kitabıyla Diyarbakır Kitap Fuarı’na katılan Kürt siyasetçi ve yazar Yüksel Avşar, fuarın dördüncü gününde kitaplara gösterilen ilgiyi değerlendirdi. Gençlerin okuma alışkanlıklarına ilişkin gözlemlerini paylaşan Avşar, Türkiye ve Ortadoğu’nun ekonomik sorunlarına da dikkat çekti.
Fuarın beklediğinin altında bir ilgiyle karşılaştığını belirten Avşar, kendi kitaplarına yönelik okuyucu ilgisinin bulunduğunu ancak bunun genel tabloyu değiştirmeye yetmediğini söyledi. Özellikle gençlerin kitaplara ilgisinin yetersiz olduğunu ifade eden Avşar, fuardaki kalabalığın okuma oranlarını yansıtmadığını dile getirdi.
“Kuru Kalabalık Var”
Fuarın dördüncü günündeki izlenimlerini aktaran Avşar, Türkiye genelindeki okuma alışkanlığına ilişkin kaygısını şu sözlerle anlattı:
“Tahmin ettiğimin çok ötesinde bir olumsuzlukla karşılaştım. İnsanlar ancak kuru kalabalık yapıyorlar. Milli Eğitim’in de burada kitap standı var. Dolayısıyla talebeler daha bir kalabalık. Okuma oranı son derece düşük. Gerçi benim kitaplarıma ilgi var ama bu kurtarıcı bir şey değil. Genelde okuma oranı düşmüş vaziyette. Türkiye geneli olarak bunu yansıtabiliriz.”
Gençlerin toplumun geleceği olduğunu vurgulayan Avşar, özellikle bölgedeki gençlerin daha fazla okuması gerektiğini söyledi. Avşar, “Özellikle Kürdistan coğrafyasında gençlerin okuması gerekiyor. Bir şeyleri çok net bilmesi gerekiyor. Ancak bunu göremedim. Ama yine de ümit var, olabilir bir şey” ifadelerini kullandı.
1977’de Hazırladığı Tezi Kitaplaştırdı
“İsrail Kooperatifçiliği” kitabının temelini 1977 yılında hazırladığı tez çalışmasının oluşturduğunu belirten Avşar, bu çalışmayı Ortadoğu ve Kürt coğrafyasının ekonomik sorunlarını düşünerek hazırladığını anlattı.
İsrail’deki kibbutz ve moşav modellerini siyasi yönleriyle değil, ekonomik yapılanma ve üretim biçimleri açısından ele aldığını belirten Avşar, “Ben bunun ekonomisiyle ilgiliyim. Politik yönü beni ilgilendirmiyor. Daha çok ekonomik gözle bakmak istiyorum” dedi.
Avşar, kibbutzların İsrail ekonomisinin kuruluş döneminde önemli bir rol oynadığını savundu. Bu yapıların katı kapitalizm ile katı komünizm arasında farklı bir ekonomik örgütlenme modeli sunduğunu ifade eden Avşar, kooperatifçiliğin temelinde dayanışma, bütünleşme, fedakârlık ve dürüstlük bulunduğuna dikkat çekti.
Tarımda Üretim Vurgusu
Kooperatif yapılanmalarında üretim yöntemlerinin önem taşıdığını belirten Avşar, sulama sistemleri ile deniz suyunun arıtılarak tarımda kullanılmasına yönelik uygulamaların üretim kapasitesine katkı sağladığını söyledi. Bu anlayışın Ortadoğu için de değerlendirilebilecek bir model olduğunu savundu.
Moşavlarda aile yapısının daha fazla öne çıktığını belirten Avşar, mülkiyetin de aile yapısının korunması ve üretimin sürdürülmesi çerçevesinde ele alındığını ifade etti.
İsrail’deki kooperatifçilik modelinin Türkiye için özellikle tarım ve üretim politikaları bakımından incelenmesi gerektiğini dile getiren Avşar, “Türkiye için bana göre rol model olmalı” dedi.
Tarım alanlarının yapılaşmaya açılmasına tepki gösteren Avşar, üretim ile inşaat arasındaki dengenin gözetilmesi gerektiğini belirterek, “Toprak bol, üretim yok. Korkunç bir şey. Her yere siz inşaat yapamazsınız. İnsanların ekin yaptığı yere inşaat yapıyorsunuz. Bu korkunç bir şey” ifadelerini kullandı.
Tarım alanları, yerleşim bölgeleri ve hayvancılıkta kullanılan otlakların birbirinden ayrılması gerektiğini söyleyen Avşar, yanlış arazi kullanımının toprağın verimliliğini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. Avşar, “Bir hayvanı senelerce bir yerde otlatırsanız oradaki otun kökü gider. Her şey gider. Kıraç toprak yaratırsınız” dedi.
“Bila Bedel Yardımda Bulunurum”
Kooperatifçilik alanındaki birikimini yerel yönetimlerle paylaşmaya hazır olduğunu belirten Avşar, kendisine danışılması halinde herhangi bir karşılık beklemeden katkı sunabileceğini söyledi.
Avşar, “Yerel yönetimler bana danışırlarsa, beni kaideye alırlarsa, ciddiye alırlarsa elbette ki ben seve seve bila bedel yardımda bulunurum. Niçin bulunmayayım? Bu benim 1977’deki tez programım ve benim hayalim” diye konuştu.
Kooperatifçiliğin yalnızca birkaç kişinin bir araya gelerek bir yerleşim alanında inşaat yapması anlamına gelmediğini vurgulayan Avşar, sistemin temelinde dayanışma bulunduğunu belirtti. “Ben bunu isterim. Benim gibi insanlar bana katılsın, birlikte bu iş olsun. Zaten bu dayanışma işidir, gönül işidir kooperatifçilik. Kalkıp üç insanın bir araya gelip bir yerleşim yerinde inşaat yapması değildir. Kooperatif çok yozlaşmış” ifadelerini kullandı.

