Altın piyasasında son günlerde görülen satış eğilimi 24 Eylül’de de kendisini gösterdi. Küresel piyasalarda ons altın 4.300 dolar sınırının altında işlem görürken Türkiye’de gram altın 6.700 lira bandına kadar çekildi.
Fiyatlardaki hareketin arkasında tek bir gelişme bulunmuyor. ABD Merkez Bankası’nın bundan sonraki faiz adımlarına ilişkin beklentiler, doların uluslararası piyasalardaki seyri ve ABD Hazine tahvillerindeki yükseliş altının yönünü belirleyen başlıkların başında geliyor.
ABD ekonomisinden gelen güçlü veriler de yatırımcıların Fed beklentilerini yeniden değerlendirmesine neden oluyor. Ekonomik aktivitenin güçlü kalması ve enflasyon baskısının devam edebileceğine yönelik görüşler, faizlerin daha uzun süre yüksek seviyelerde tutulabileceği düşüncesini destekliyor.
Bu tablo altın açısından önem taşıyor. Altın yatırımcısına doğrudan faiz getirisi sağlamadığı için yüksek faiz ortamında tahvil gibi faiz getirili yatırım araçları daha fazla ilgi görebiliyor. Piyasalarda faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği beklentisinin güçlenmesi de altına yönelik talebi sınırlayabiliyor.
Altın fiyatları neden düşüyor?
Altındaki geri çekilmenin önemli nedenlerinden biri doların güçlü seyri. Altının uluslararası piyasalardaki fiyatı dolar üzerinden belirlendiğinden, doların diğer para birimleri karşısında değer kazanması farklı para birimleriyle yatırım yapanlar açısından altını daha pahalı hale getiriyor. Bu durum küresel talep üzerinde baskı yaratabiliyor.
ABD Hazine tahvil getirilerindeki hareket de yatırımcıların yakından izlediği bir diğer gösterge. Tahvil getirilerinin yükselmesi, faiz getirisi bulunmayan altının alternatif yatırım araçları karşısındaki cazibesini azaltabiliyor.
24 Eylül sabahında ons altın 4.281,98 dolar seviyesine kadar geriledi. Aralık teslimatlı ABD altın vadeli kontratları 4.317,50 dolar civarında işlem görürken spot altın daha sonraki işlemlerde 4.274,79 doları gördü.
Ons tarafındaki düşüş Türkiye’de gram altının fiyatına da yansıdı. Saat 09.40 itibarıyla gram altın 6.722 TL civarında işlem görürken çeyrek altın 11.033 TL, Cumhuriyet altını ise 43.931 TL seviyesindeydi.
Altın yatırımcısının gündeminde yalnızca Fed ve dolar bulunmuyor. Orta Doğu’daki gelişmeler, enerji arzına ilişkin riskler ve petrol fiyatlarındaki değişimler de piyasaların takip ettiği başlıklar arasında. Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki etkisi, Fed’in gelecekte izleyeceği para politikası açısından önem taşıyor.
ABD ekonomisinin performansı da altının bundan sonraki yönünde belirleyici olabilir. Eylül ayında ABD’de iş faaliyetlerinin beş yılı aşkın sürenin yüksek seviyelerine çıktığını gösteren veriler, ekonominin güçlü seyrini koruduğuna yönelik değerlendirmeleri beraberinde getirdi. Güçlü ekonomik görünüm, Fed’in para politikasını kısa sürede gevşetmesi yönündeki beklentileri zayıflatabilecek bir unsur olarak görülüyor.
Altın daha da düşecek mi?
Altının önümüzdeki günlerde nasıl bir yön izleyeceğinde Fed’den gelecek mesajlar öne çıkacak. ABD enflasyonu ve istihdam piyasasına ilişkin yeni veriler de faiz beklentilerinin şekillenmesinde rol oynayacak.
Doların güç kazanmaya devam etmesi ve ABD tahvil getirilerinin yüksek seyretmesi altın üzerindeki baskının sürmesine neden olabilir. Buna karşılık küresel risklerin artması veya faiz beklentilerinde altın lehine bir değişim görülmesi fiyatlamaların yönünü değiştirebilir.
Bu nedenle 24 Eylül’deki düşüşü tek bir gelişmeye bağlamak yerine dolar, tahvil getirileri, Fed beklentileri ve küresel risklerin birlikte oluşturduğu piyasa tablosu üzerinden değerlendirmek gerekiyor.
Yatırımcıların gözü şimdi ABD’den gelecek ekonomik veriler ile Fed yetkililerinin açıklamalarında. Dolar endeksi ve tahvil piyasasındaki hareketler de gram ve ons altının kısa vadeli seyrini anlamak açısından yakından takip ediliyor.

