Banka dolandırıcılığı mağduru öğretmen hukuk mücadelesini kazandı

Antalya'da kredi başvurusu sırasında dolandırıcıların hesabını kullanması nedeniyle suçlanan beden eğitimi öğretmeni Özgür Fırat, 14 ay cezaevinde kaldı. Sekiz yıl süren hukuk mücadelesinin ardından beraat eden Fırat, öğretmenliğe dönmek için başvuruda bulundu.

Banka dolandırıcılığı mağduru öğretmen hukuk mücadelesini kazandı

Antalya'da devlet okulunda beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan 45 yaşındaki Özgür Fırat, 2016 yılında aracının modelini yükseltmek amacıyla internet üzerinden kredi başvurusunda bulundu. Başvurudan üç gün sonra kendisini banka çalışanı olarak tanıtan kişiler tarafından aranan Fırat'a, kredisinin onaylanmadığı söylendi.

Şüpheliler, kredi puanını yükseltmek amacıyla Fırat'ın hesabına para giriş çıkışı yapılacağını belirtti. Karşısındaki kişileri banka görevlisi sanan Fırat, cep telefonuna gelen kısa mesajları bu kişilerle paylaştı. Dört kişi tarafından hesabına gönderilen toplam 2 bin 250 lira, söz konusu mesajlar kullanılarak ATM'den çekildi.

Bir süre sonra hesabıyla ilgili şikayet bulunduğu bilgisini alan Fırat, bankaya gitti. Burada, Eskişehir'de yaşayan bir kişinin dolandırıldığı iddiasıyla şikayetçi olduğunu öğrendi. Hesabını kapattıran Fırat, kendisini arayan kişiler hakkında polis merkezine giderek suç duyurusunda bulundu.

Mağdur olduğunu söyledi, sanık olarak yargılandı

Ancak yapılan şikayetin ardından Fırat hakkında, “banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçlamasıyla Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı. Yargılama sırasında dolandırıcı değil, mağdur olduğunu savunan Fırat; olayın hemen ardından polise başvurduğunu ve bankayla görüştüğünü anlattı.

Fırat, mahkemenin yazısı üzerine emniyetten gelen yanıtta kendisinin şüpheli sıfatıyla ifadesinin alındığının, ancak müşteki sıfatıyla verdiği bir ifadenin bulunmadığının bildirildiğini söyledi. Banka ise Fırat'la telefon görüşmesi yapıldığına ilişkin kayıt olmadığını belirtti. Bunun üzerine Fırat'a 3 yıl 4 ay hapis cezası verildi.

Kararın kesinleştiğinden haberdar olmadığını belirten Fırat, Mayıs 2019'da okula giderken polis kontrolünde gözaltına alındı ve cezaevine gönderildi. İlk olarak yanlış cezaevine götürüldüğünü ve üç gün hücrede kaldığını söyleyen Fırat, daha sonra Antalya'daki cezaevinde devlet memurları koğuşuna yerleştirildiğini aktardı.

Fırat, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Mahkemeye çıkarılmadım, avukat tayin edilmedi ve karar kesinleşti. Okula giderken beni aldılar, cezaevine götürdüler. İlk üç gün ailem ve arkadaşlarım benden haber alamadı. Ben devlet memuruydum. Beni mahkemeye çıkarmaları, bana avukat tayin etmeleri gerekirdi.”

İkinci davada beraat etti

2019 yılında Ramazan ayının ilk günü cezaevine girdiğini, Haziran 2020'nin sonlarında tahliye edildiğini belirten Fırat, hayatında daha önce karakol dahi görmediğini ve cezaevi sürecinin kendisiyle ailesi açısından ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Cezaevinden çıktıktan sonra Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde başka bir dava açıldığını belirten Fırat, bu dosyada Antalya Emniyet Müdürlüğünden bilgi istendiğini aktardı. İlk davada bulunmadığı bildirilen suç duyurusu belgesinin bu kez mahkemeye gönderildiğini anlatan Fırat, bankanın kendisini dokuz kez aradığına ilişkin kayıtların da ortaya çıktığını ifade etti. Kocaeli'deki davada beraat eden Fırat ve avukatı, ilk davadaki kesinleşmiş karar için kanun yararına bozma başvurusunda bulundu.

Fırat, başvurunun ardından Yargıtay'ın kararı bozduğunu, haziran ayında Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden yargılandığını ve bu davada da beraat ettiğini söyledi. Eylül ayında Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne göreve iade dilekçesi veren Fırat, dosyasının bakanlıkta olduğunu belirtti. Yaşadıkları nedeniyle banka ve emniyet hakkında maddi ve manevi tazminat davası açılması için avukatının çalışma yürüttüğünü de kaydetti.

Öğretmenliğe dönmek istiyor

Bu süreçte boşandığını belirten Fırat, cezaevinden çıktıktan sonra geçimini taksicilik yaparak sağladığını anlattı. Çocuğunun nafakasını ödemek ve ailesine bakmak zorunda olduğunu söyleyen Fırat, altı yedi yıldır taksicilik yaptığını ancak asıl mesleğinin öğretmenlik olduğunu vurguladı.

Dokuz yılda üç başarı belgesi aldığını belirten Fırat, yeniden okuluna dönmek istediğini ifade etti. On üç yaşındaki oğlunu yaz aylarında ve ara tatillerde görebildiğini söyleyen Fırat, oğlunun da kendisini yeniden öğretmen olarak görmek istediğini dile getirdi.

Fırat, “İnşallah bu yıl görevime döneceğim. En zor şey, insanın alnına çalınan leke. Benim böyle bir şeyle ne işim olur? Benim gibi kimsenin bir daha mağdur olmasını istemiyorum” diye konuştu.