Basın meslek örgütleri ile basın ve ifade özgürlüğü alanında faaliyet gösteren kuruluşlar, gazetecilere yönelik saldırılar, tutuklamalar ve erişim engellerine karşı ortak açıklama yaptı. Açıklamada, onlarca dijital medya hesabı ile haber sitesine erişimin engellenmesine ve haber içerikleri gerekçe gösterilerek yürütülen tutuklamalara tepki gösterildi.
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) ve diğer imzacı kuruluşlar, uygulamaların gazetecilik faaliyetini ve toplumun haber alma hakkını etkilediğini belirtti.
Ortak açıklamada, gazeteci Tuğba Tekerek’in Gürcistan’daki LGBTİ+ hareketine ilişkin hazırladığı bir haber nedeniyle soruşturmaya dâhil edilmesi ve tutuklanması eleştirildi. Tekerek’in tek bir haber içeriği gerekçe gösterilerek özgürlüğünden alıkonulmasının, insan hakları alanındaki haberciliğin ceza soruşturmalarının konusu hâline getirildiğini gösterdiği ifade edildi. MLSA tarafından yayımlanan açıklamada da Tekerek’in gazetecilik faaliyeti nedeniyle özgürlüğünden alıkonulduğuna dikkat çekildi.
“116 kişi gözaltına alındı, 82 kişi tutuklandı”
Açıklamada, İstanbul 7’nci Sulh Ceza Hâkimliğinin 12 Eylül tarihli kararıyla kaosgl.org, Velvele ve ÜniKuir’in internet sitelerinin yanı sıra çok sayıda sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiği kaydedildi. Kararın, gazeteci ve Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar’ın kişisel sosyal medya hesapları ile gazetecilere, avukatlara ve hak savunucularına ait hesapları da kapsadığı bildirildi.
Ortak açıklamada paylaşılan bilgilere göre, operasyonların başladığı 12 Eylül’den bu yana 116 kişi gözaltına alındı, 82 kişi ise tutuklandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada Kaos GL’nin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki yayınların “müstehcenlik” suçlamasına gerekçe gösterildiği aktarıldı. Ancak soruşturma evrakında hangi somut içeriğin suç oluşturduğunun açık şekilde ortaya konulmadığı savunuldu.
Gazetecilerin cihazlarına el konulmasının haber kaynaklarının gizliliği bakımından ciddi risk oluşturduğu vurgulandı. Dijital materyallerde bulunan kaynak yazışmaları ile hassas iletişimlerin açığa çıkabileceğine işaret edildi.
Açıklamada, “LGBTİ+’ların yaşadığı hak ihlallerini haberleştirmek gazetecilik faaliyetidir” denildi. Ayrımcılığa maruz kalan toplulukların sesini kamuoyuna duyurmanın basının temel işlevlerinden biri olduğu belirtildi.
Haber alma hakkı vurgusu
Haber sitelerinin toplu biçimde erişime engellenmesinin yalnızca gazetecileri değil, toplumun haber alma hakkını da etkilediğine dikkat çekildi. Basın ve ifade özgürlüğünün Anayasa’nın 26 ve 28’inci maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesi kapsamında güvence altında olduğu hatırlatıldı.
Basın örgütleri, erişim engellerinin 13 Eylül’de Bakırköy 4’üncü Sulh Ceza Hâkimliği tarafından verilen kararla daha da genişlediğini bildirdi. Bu karar kapsamında Evrensel gazetesi, Uluslararası Af Örgütü Türkiye, Barış Akademisyenleri ve MLSA’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda kuruluşun sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiği aktarıldı.
Kararın 48 X hesabını, 10 Instagram hesabını ve bir internet sitesini kapsadığı belirtildi. Evrensel gazetesi, erişim engeli kararının “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesine dayandırıldığını duyurdu. Gazetenin X hesabına ilişkin kararın henüz platform tarafından uygulanmadığı bilgisi de paylaşıldı.
Basın ve ifade özgürlüğü örgütleri; gazetecilere, hak örgütlerine ve sivil toplum kuruluşlarına ait hesapların aynı dönemde erişime engellenmesinin, haber alma ve ifade kanalları konusunda duyulan kaygıları artırdığını ifade etti.
Engellerin kaldırılması çağrısı
İmzacı kuruluşlar, yetkililere gazetecilik faaliyeti nedeniyle özgürlüğünden alıkonulan kişilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu. Haber siteleri ile gazetecilere ve sivil toplum kuruluşlarına ait hesaplara getirilen erişim engellerinin de kaldırılması istendi.
Açıklamada ayrıca soruşturmalar ile erişim engellerine gerekçe gösterilen içeriklerin ve hukuki dayanakların kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması talep edildi. Gazetecilerin el konulan cihazlarında bulunan ve haber kaynaklarına ilişkin olan verilerin korunmasının güvence altına alınması gerektiği vurgulandı.
Ortak açıklamanın imzacıları arasında Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), PEN Norway, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Norveç Helsinki Komitesi, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Punto24 Bağımsız Gazetecilik Derneği (P24) yer aldı.

