Kuzey Dakota’nın başkenti Bismarck’ta bulunan vali konağının çevresindeki inşaat çalışmaları, 19 Mayıs 2026’da ortaya çıkan insan kalıntıları nedeniyle durduruldu. Konağın güneybatı tarafında güvenlik duvarı yapılması amacıyla sürdürülen kazı sırasında inşaat ekipleri kemiklere, tabut parçalarına ve tabutlarda kullanıldığı değerlendirilen metal aksamlara ulaştı.
İlk bulguların ardından çalışmaların insan kalıntılarının bulunduğu bölümü kapatıldı. Alanın tarihsel niteliğinin belirlenmesi ve olası mezarların tespit edilmesi amacıyla uzmanlardan destek istendi. Kuzey Dakota Eyalet Tarih Derneği, arazideki muhtemel mezar alanlarını incelemek için yer altını görüntüleyen radar teknolojisinden yararlandı.
Radar taramasının ardından arkeolojik inceleme yapılacak noktalar belirlendi. Eylül ayında yoğunlaşan saha çalışmalarında 80’den fazla ilgi noktası değerlendirildi. Arkeolojik araştırma ve kazı faaliyetleri 14 Eylül 2026’da tamamlandı.
Kazıda Yedi Tabut Ortaya Çıkarıldı
Saha incelemeleri sonucunda insan kalıntılarını barındıran yedi tabut bulundu. Kazı alanında ayrıca ahşap bir kutuya da ulaşıldı. Kutunun içeriği ve hangi amaçla kullanıldığı henüz belirlenemedi. Yetkililer, bu nesnenin insan kalıntılarıyla aynı tarihsel döneme ait olup olmadığı konusunda kesin bir bilgi paylaşmadı.
Buluntuların ortaya çıkarıldığı arazi, Bismarck’ın ilk topluluk mezarlığının bir bölümü olarak biliniyor. Söz konusu mezarlık 1873 ile 1877 yılları arasında kullanıldı. İlerleyen dönemlerde mezarlıkta bulunan definlerin başka alanlara taşınması için çalışma yürütüldü. Kayıtlara göre mezarların büyük bölümü St. Mary’s ve Fairview mezarlıklarına nakledildi.
Geçmişte De İnsan Kalıntılarına Rastlandı
Eski mezarlığın taşınmasına yönelik çalışmaların ardından bölgenin tamamen boşaltılıp boşaltılmadığına ilişkin soru işaretleri, daha sonraki inşaat faaliyetleri sırasında ortaya çıkan bulgularla yeniden gündeme geldi. 1903 yılında aynı çevrede yapılan çalışmalar sırasında 13 definle bağlantılı kalıntıların bulunduğu bildirildi.
1959’da gerçekleştirilen başka bir inşaat çalışmasında ise beş ayrı definle karşılaşıldı. Bu tarihsel kayıtlar, definlerin önemli bir bölümünün başka mezarlıklara taşınmasına rağmen arazide bazı mezarların kalmış olabileceğine işaret ediyor.
Analizler 2027’nin Başına Kadar Sürebilir
14 Eylül’de saha çalışmalarının tamamlanması, arkeolojik araştırmanın tüm aşamalarının sona erdiği anlamına gelmiyor. Uzmanların çıkarılan kalıntıları ve kazı sırasında bulunan nesneleri sınıflandırması, kayıt altına alması ve elde edilen bulguları tarihsel belgelerle karşılaştırması gerekiyor.
İnceleme kapsamında kalıntıların ait olduğu kişilerin yaklaşık yaş aralıklarının belirlenmesi ve bazı sağlık bulgularının araştırılması da planlanıyor. Yetkililerin verdiği bilgilere göre DNA testi yapılması öngörülmüyor.
Analizlerin 2027 yılının başlarına kadar sürmesi bekleniyor. Kalıntıların aynı yılın ilkbaharında yeniden defnedilmesi planlanıyor. Yerel bir mezarlığa nakil işlemi için hazırlıkların da bu takvime göre yürütüldüğü belirtildi.
Arkeolojik Çalışmalar Projenin Maliyetini Artırdı
Vali konağı çevresindeki güvenlik projesinin toplam bütçesi 2,35 milyon dolar olarak açıklanmıştı. Arkeolojik araştırmaların ek maliyeti ise eylül ayının başında yaklaşık 155 bin dolar seviyesindeydi.
Kazı çalışmalarının tamamlanmasının ardından ortaya çıkabilecek ilave harcamalarla ilgili yeni bir toplam maliyet açıklanmadı. Bu nedenle projenin nihai bütçesinin, kalıntıların incelenmesi ve yeniden defin sürecindeki masraflara bağlı olarak değişip değişmeyeceği henüz netlik kazanmadı.

