Bursa’nın Yıldırım ilçesine bağlı Yiğitler Mahallesi’nde 6 Şubat akşamı yaşanan silahlı saldırıya ilişkin davanın ilk duruşması Bursa 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Kahvehaneden çıkan İbrahim Çelik ve Zekeriya Çağlayan’a yönelik saldırıda Çelik yaşamını yitirmiş, Çağlayan ise ağır yaralanmıştı.
Duruşmaya tutuklu sanıklar, saldırıda yaralanan Zekeriya Çağlayan, hayatını kaybeden İbrahim Çelik’in babası Süleyman Çelik ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme heyeti, firari durumdaki Adnan A. ile Taner A.’nın yakalanması için ilgili birimlere müzekkere yazılmasına karar verdi. Tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmeden heyet, duruşmayı erteledi.
Sanıkların İfadeleri Birbiriyle Çelişti
Sanıklardan Batuhan Öztürk, olaydan iki gün önce Hakan Nadir’in kendisini araması üzerine İstanbul’a gittiğini, burada tanıştığı Müjdat Değer’le birlikte Bursa’ya döndüğünü söyledi. Olay akşamı Fatih Kurt’u almak için aracıyla yola çıktığını belirten Öztürk, Yiğitler Mahallesi’nde silah sesleri duyduğunu ifade etti.
Öztürk, savunmasında, “Çok korktum, bize ateş açıldı diye seslendim. Yolda giderken vurulup vurulmadığımı kontrol ettim” dedi. Olay yerinden uzaklaştıktan sonra Fatih Kurt’un bazı eşyaları kanala attığını gördüğünü söyleyen Öztürk, bunların ne olduğunu bilmediğini ileri sürdü.
Fatih Kurt ise saldırıyla ilgisinin bulunmadığını savundu. Silah atışı yapmak amacıyla gittiği tarlaya Batuhan Öztürk’ün geldiğini anlatan Kurt, Öztürk’ün maskeli olduğunu ve telaşla aracın plakasını söktüğünü söyledi. Kurt, araçta Batuhan Öztürk’ün Müjdat Değer’e, “Zayıfı niye vurdun? Şişkoyu vuracaktın” dediğini duyduğunu kaydetti.
Hakan Nadir de saldırı sırasında ailesiyle birlikte İznik’te tatilde olduğunu öne sürdü. Nadir, daha sonra İstanbul’dan gelen sanıkları kent dışına bıraktığını, ancak cinayetten haberdar olmadığını iddia etti.
Sanıkların anlatımlarındaki çelişkilere dikkat çeken mahkeme başkanı, Batuhan Öztürk’ün savunmasına tepki gösterdi. Başkan, Öztürk’e yönelik, “Sanki 6 yaşında bir insanın elinden tutuyorlar da götürüyorlar” ifadelerini kullandı. Fatih Kurt’a ise neden polise sığınmadığını soran mahkeme başkanı, aldığı yanıtın ardından, “Her gişede polis noktası var” diyerek itiraz etti.
Çağlayan: Ateş Eden Müjdat’tı
Saldırıda yaralanan Zekeriya Çağlayan, kahvehaneden çıktıkları sırada silahların ateşlendiğini anlattı. Ayağından ve kalçasından yaralandığını belirten Çağlayan, yanında bulunan İbrahim Çelik’in hayatını kaybettiğini söyledi. Çağlayan, “Ateş eden Müjdat’tı, şikayetçiyim” diyerek sanıktan şikayetçi oldu.
İbrahim Çelik’in babası Süleyman Çelik de duruşmada beyanda bulundu. Oğlunun ölmeden önce kendisine, “Oğlum vurduranın Adnan, organize edenin de Hakan olduğunu söyledi” dediğini aktaran Çelik, Adnan A. ile oğlu arasında yaklaşık 10 milyon liralık alacak meselesi bulunduğunu belirtti. Süleyman Çelik, tüm sanıklardan şikayetçi olduğunu ifade etti.
İddianamede Roller Belirtildi
İddianamede firari sanık Adnan A.’nın saldırının azmettiricisi olduğu, Taner A.’nın ise İbrahim Çelik ile Zekeriya Çağlayan’ı kahvehaneden çıkarken takip ederek diğer sanıklara haber verdiği belirtildi.
Duruşmada tanık olarak dinlenen Muhammet Mustafa Çelik de kahvehanede oturdukları sırada köşe masada kendilerini gözetleyen kişileri fark ettiklerini söyledi. Bu durumdan rahatsız oldukları için kahvehaneden ayrılmak istediklerini anlatan tanığın beyanının ardından mahkeme heyeti, firari sanıklar Adnan A. ve Taner A. hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi.
Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek duruşmayı ileri bir tarihe bıraktı.

