Türkiye’nin kaya tuzuyla öne çıkan şehirlerinden Çankırı’da Türk kahvesi, alışılmış pişirme yöntemlerinden farklı bir teknikle hazırlanıyor. Kentteki bir işletmede cezveler, ısıtılmış kaya tuzunun içine yerleştirilerek kahve ağır ateşte pişiriliyor. Tuzun cezveyi çevrelediği bu yöntem, kahvenin yavaş ısınmasına katkı sağlıyor.
Kahvenin hazırlanışında tuz, içeceğe doğrudan eklenmiyor. Bunun yerine değirmende öğütülen kaya tuzu, cezvenin çevresine yerleştirilerek pişirme işleminin bir parçası olarak kullanılıyor. Böylece Çankırı’nın köklü tuz kültürü, Türk kahvesi geleneğiyle bir araya getiriliyor.
Tuz Kahveye Doğrudan Eklenmiyor
İşletmeci Şahin Harmancı, kahve hazırlanırken değirmende öğütülen kaya tuzundan yararlandıklarını belirtti. Harmancı, tuzun cezveyi sarmasının kahvenin daha yavaş ısınmasını sağladığını ve bunun da yoğun kıvamlı, bol köpüklü bir sonuç ortaya çıkardığını ifade etti.
Çankırı’da tuz ve kahvenin buluşması, özellikle kız isteme merasimlerinde bilinen tuzlu kahve geleneğinden farklı bir uygulama olarak dikkat çekiyor. Bu yöntemde kahveye tuz katılmıyor; kaya tuzu yalnızca cezvenin çevresinde, ısıyı aktaran bir malzeme olarak kullanılıyor.
Yöntemin kentin tarihî tuz kültürünü yansıttığını söyleyen Şahin Harmancı, kaya tuzunun Çankırı açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Harmancı, “Değirmende öğütülen ve tuzda pişen Türk kahvesi, asırlardır bu topraklarda var olan tuzun kültürel bir mirasa dönüşmüş halidir. Çankırı için tuz, sadece bir lezzet unsuru olmaktan ziyade kültürel bir mirasın simgesini temsil eder. Bölgede 9 milyon yıl öncesine dayanan bu tuz, günümüzde kültürün ve mirasın bir sembolü olarak Türk kahvesine eşlik etmektedir.” dedi.
Kahve Ağır Ağır Pişiriliyor
Kahvenin hazırlanış sürecine ilişkin bilgi veren Harmancı, yöntemde pişirme süresiyle ısının önemli olduğunu belirtti. Kum yerine tuz kullanılan uygulamada kahvenin, 400 yıllık bir değirmen taşıyla un kıvamına gelene kadar öğütüldüğünü aktaran Harmancı, bu işlemin kahveye daha lezzetli ve sağlıklı bir aroma kazandırdığını söyledi.
Harmancı, “Bu yöntemle Türk kahvesi kumda değil, doğrudan tuzun içinde pişirilmektedir. Kahvenin 400 yıllık tarihi bir değirmen taşıyla un kıvamına gelene kadar öğütülmesi, ona çok daha lezzetli ve sağlıklı bir aroma kazandırmaktadır. Tuzda pişen kahve, kuma kıyasla daha yavaş ve ağır ağır piştiği için kahvenin lezzeti önemli ölçüde artmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Tuzun cezvenin çevresini tamamen sardığını belirten Harmancı, bu sayede kahvenin kontrollü biçimde piştiğini ve bol köpüklü, yoğun kıvamlı bir içecek elde edildiğini dile getirdi.
Turistlerin De İlgisini Çekiyor
Çankırı’da uygulanan farklı kahve pişirme yöntemi, kent sakinlerinin yanı sıra şehir dışından gelen ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor. Harmancı, Ankara, İzmir ve İstanbul’dan Çankırı’ya gelen turistlerin tuzda pişirilen kahveyi denemek için işletmelerine uğradığını söyledi.
Özellikle Çankırı Kalesi’ni ziyaret eden ve kalenin atmosferinde kahve içmek isteyen turistlerin bu farklı lezzete ilgi gösterdiği belirtildi. Kentin kaya tuzuyla özdeşleşen kültürü, bu yöntem sayesinde geleneksel Türk kahvesi sunumunda da kendine özgü bir biçimde yaşatılıyor.

