Cihat Yaycı Birleşik Krallık'taki Ayrılıkçı Gündemi Değerlendirdi

İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'daki ayrılıkçı talepler yeniden tartışılırken, Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Birleşik Krallık'ın iç yapısını ve küresel politikadaki konumunu değerlendirdi. Yaycı, İskoçya'daki nükleer denizaltı üslerine dikkat çekerek olası bir ayrılığın Londra açısından stratejik sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

Cihat Yaycı Birleşik Krallık'taki Ayrılıkçı Gündemi Değerlendirdi

Birleşik Krallık'ı oluşturan İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'da bağımsızlık ve daha fazla egemenlik talepleri yeniden gündeme gelirken, Londra yönetiminin geleceğiyle ilgili tartışmalar da yoğunlaştı. GZT Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer'e konuşan GZT YouTube Harita programı konuğu Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Birleşik Krallık içindeki ayrılıkçı hareketleri ve İngiltere'nin küresel siyasetteki rolünü değerlendirdi.

Yaycı, İskoçya'nın bağımsızlık taleplerinin, Kuzey İrlanda'nın İrlanda ile birleşme yönündeki tutumunun ve Galler'deki egemenlik arayışının Londra üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Bu gelişmelerin Birleşik Krallık'ın toprak ve güç kaybı yaşama ihtimalini gündeme getirdiğini ifade eden Yaycı, ülkenin anayasal yapısındaki belirsizliğe de dikkat çekti.

Birleşik Krallık'ta Ayrılma Prosedürü Bulunmuyor

Birleşik Krallık'ın yazılı bir anayasası olmadığını ve ülkeden ayrılmaya ilişkin net bir prosedür bulunmadığını söyleyen Yaycı, olası bir dağılma senaryosunun coğrafi ve stratejik sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi. Yaycı, “Birleşik Krallığın yazılı bir anayasası yok. Ama ayrılmaya dair bir prosedür de yok. Yani nasıl ayrılır? Şimdi burası tabii çok enteresan bir şey.” ifadelerini kullandı.

İskoçya ve Kuzey İrlanda'nın Birleşik Krallık'tan ayrılması halinde sınırların değişeceğini belirten Yaycı, bu bölgelerin ayrılmasıyla ülkenin küçüleceğini söyledi. Yaycı, “İskoçya hem de barışçıl bir biçimde tekrar referandum yapıp ayrılabilir küçülür. Zaten İngiltere dediğiniz yer aslında Türkiye'nin dörtte biri kadardır. Bu bölgede ciddi şekilde İskoçya gider, Kuzey İrlanda gider. Burası Avrupa Birliği toprağı olur” dedi.

Yaycı ayrıca İngiltere'nin nükleer denizaltı üslerinin İskoçya'da bulunduğunu hatırlattı. İskoçya'nın ayrılması halinde bu durumun Londra'nın nükleer caydırıcılığı açısından kritik bir kayıp oluşturabileceğini vurguladı.

Cardiff'teki Buluşma Londra'da Yankı Uyandırdı

Amiral Cihat Yaycı, Kuzey İrlanda, İskoçya ve Galler başbakanlarının Galler'in başkenti Cardiff'te bir araya gelmesinin Londra'da dikkat çektiğini söyledi. 1998 tarihli Hayırlı Cuma Anlaşması ile silah bırakan yapıların siyasi hedeflerini koruduğunu belirten Yaycı, üç bölgenin taleplerinin aynı olmadığını ifade etti.

Yaycı, tarafların pozisyonlarını şu sözlerle anlattı: “İskoçya'nın amacı bir kere bağımsız İskoçya olmak. Galler daha fazla egemenlik ve kısmi bağımsızlık, tam olarak ayrılma taraftarı pek değil gibi gözüküyor. Ve Kuzey İrlanda'nın tutumu ‘Ben İrlanda'yla birleşeceğim. Bunu kimse önleyemez’ diyor.”

Bu tabloya göre liderlerin doğrudan ayrılık ilan etmeseler bile kendi siyasi rotalarını belirleme hakkını koruyarak olası bir ayrılık için zemin hazırladıkları değerlendirildi.

İngiltere'nin İsrail Politikası İçin “Samimiyet Testi” Vurgusu

Londra'nın son dönemde attığı diplomatik adımların, İngiltere'nin tarihsel yönetim yapısı ve etki alanından bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten Yaycı, ülkenin geçmişteki sömürge düzenine dikkat çekti. İngiltere'nin etki alanındaki coğrafyalarda önemli bir Müslüman nüfus bulunduğunu söyleyen Yaycı, Körfez ülkelerinin arkasındaki gücün İngiltere olduğunu savundu.

Yaycı, “Şunu unutmamak lazım. İngiltere İsrail'e tam anlamıyla karşıdır demek çok cesurca bir şey olur. İngiltere sömürgeleri olan bir devlettir. Hala dünyanın her tarafında sömürgeleri vardır. Ve bu sömürgelerinde Müslüman nüfus çok fazladır. Körfez ülkelerinin arkasındaki güç aslında İngiltere'dir. Dolayısıyla İngiliz hegemonyası İsrail'in yanında tam durulması durumunda sarsılır. İngiltere'nin bu söylemlerinde, bu davranışlarında ne kadar samimi olup olmadığı konusu ilginç bir analiz gerektiren konudur. Bir samimiyet testi yapılması lazımdır.” değerlendirmesinde bulundu.

İngiltere-Rusya Gerilimine Temkinli Yaklaşım

İngiltere ile Rusya arasındaki güncel gerilimi de değerlendiren Yaycı, iki ülkenin geçmişte Yunanistan'ın kuruluşunda ve her iki dünya savaşında aynı safta yer aldığını hatırlattı. Günümüzdeki çatışma söylemlerine temkinli yaklaşılması gerektiğini belirten Yaycı, İngiltere'nin Ukrayna'ya Rusya karşısında en fazla destek veren ülke olduğunu söyledi.

Yaycı, “Ukrayna'yı en fazla tahrik eden ve destekleyen İngiltere'dir Rusya'ya karşı. Fakat bunun yanı sıra siber saldırılar, iç politikalara müdahaleler, vekalet yoluyla mücadeleler var olmaya devam ediyor. Ama hep biz bu yayınlarda şunu vurguluyoruz: Sana gösterilene değil, arkasına bak. Kuklayı, bu tiyatroyu kim oynatıyor? Ona bak. Niçin böyle yapılıyor? Ona bak. Dolayısıyla bu İngiliz-Rus düşmanlığı hani bir yerde kapışırlar mı? Daha öyle bir kapışma yok” dedi.

Yaptırımların arka planda delindiğini ve küresel piyasalarda çelişkili politikalar izlendiğini vurgulayan Yaycı, kamuoyuna yansıyan görüntü ile perde arkasındaki çıkarların farklı işleyebileceğini ifade etti.