İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, seçimlere dokuz gün kala Tel Aviv yönetiminin Ortadoğu’daki yeni güvenlik doktrinini bir haritayla birlikte açıklaması, bölgedeki dengelere ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
GZT Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer’in sunduğu GZT YouTube Harita programına konuk olan Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Netanyahu’nun kamuoyuyla paylaştığı haritanın bölgesel ittifakları yeniden şekillendirme amacı taşıdığını söyledi.
Yaycı, söz konusu haritanın ilk olarak 19 Mayıs 2026’da Almanya merkezli Friedrich Ebert Vakfı tarafından hazırlandığını belirterek, haritada Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan’ın “Sünni Elmas” adı verilen bir blok içerisinde gösterilmesine dikkat çekti. Bu tasnifin Türkiye’yi hedef alan kasıtlı bir stratejinin parçası olduğunu ifade eden Yaycı, Ankara’nın devlet aklı gereği dini veya mezhepsel ayrımcılık yapmadığını vurguladı.
“Şii-Sünni çatışması hedefleniyor”
Haritadaki yaklaşımın bölgede Şii-Sünni çatışmasını tetiklemeye yönelik tehlikeli bir hamle olduğunu belirten Yaycı, planın yalnızca devletler arasındaki ilişkileri değil, ülkelerin kendi içindeki siyasi ve coğrafi yapıları da bölmeye çalıştığını dile getirdi.
Yaycı’ya göre İsrail, Gazze ile Batı Şeria’yı; Irak ve Suriye’deki merkezi yönetimler ile ülkelerin kuzeyindeki bölgeleri birbirinden ayrı kamplar gibi gösteriyor. Netanyahu yönetiminin Birleşik Arap Emirlikleri’ni paravan olarak kullanarak Afrika’dan Doğu Akdeniz’e uzanan bir nüfuz alanı kurmayı hedeflediğini savunan Yaycı, haritadaki renk ve sınır çizgilerinin de bu planın parçası olduğunu söyledi.
Doğu Akdeniz’deki cepheleşmeye de değinen Yaycı, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum yönetiminin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni haritada ayrıca gösterdiğini belirtti. Kuzey Kıbrıs’ın “Sünni Elmas” ittifakına müzahir şekilde konumlandırıldığını aktaran Yaycı, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum yönetiminin ise İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin müttefiki olarak sunulduğunu ifade etti.
“İsrail, Suriye’yi arka bahçesi gibi görüyor”
İsrail’in yeni güvenlik doktrininde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğrudan hedef alındığını söyleyen Yaycı, Netanyahu’nun Türkiye ile açık bir çatışmaya girmekten kaçınsa da Ankara’nın Suriye’deki askeri varlığından rahatsız olduğunu belirtti.
İsrail’in Türkiye sınırına çok yakın konumdaki Ebu Zuhur hava üssünü bombalamasının bu stratejinin bir parçası olduğunu savunan Yaycı, Türkiye sınırında İsrail güdümlü yeni yapıların oluşturulmak istendiği uyarısında bulundu. Yaycı, “İsrail, Suriye’yi kendi arka bahçesi gibi görmeye çalışıyor. Suriye hükümetinin de güçlenmesini istemiyor.” ifadelerini kullandı.
Yapay zekâ ve algı yönetimi vurgusu
Netanyahu’nun açıkladığı on maddelik güvenlik vizyonunda algı yönetimi ile yapay zekânın manipülatif kullanımına da yer verildiğini aktaran Yaycı, İsrail’in bölgeye sahte bir yenilmezlik mesajı vermeye çalıştığını söyledi.
Türkiye’nin askeri kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yaycı, İsrail’in doğrudan bir provokasyona girişmesinin ağır sonuçlar doğuracağını belirtti. İsrail ordusunun gücüne yönelik abartılı söylemlere karşı çıkan Yaycı, “Eğer İsrail ordusuyla Türk ordusu karşı karşıya gelse Türk ordusu İsrail ordusunu böcek gibi ezer. Ondan hiç şüphem yok. Kimsenin de şüphesi olmasın. Böcek gibi ezer.” dedi.

