Cihat Yaycı’dan Kızıldeniz İ̇çin Babülmendep Uyarısı

Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Husi saldırılarıyla yeniden tırmanan Kızıldeniz geriliminin yalnızca yerel bir çatışma olmadığını belirterek İsrail’in Babülmendep Boğazı’nda nüfuz kurma hedefi taşıyabileceği uyarısında bulundu.

Cihat Yaycı’dan Kızıldeniz İ̇çin Babülmendep Uyarısı

Küresel deniz ticaretinin önemli geçiş noktaları arasında yer alan Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’nda Husi saldırıları nedeniyle yeniden yükselen gerilim, bölgesel gelişmelerin yanı sıra küresel güçlerin hesaplarını da gündeme taşıdı. GZT Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer’e konuşan GZT YouTube Harita program konuğu, Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Yemen merkezli krizin arka planına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yaycı, yaşananların yalnızca yerel bir çatışma olarak ele alınamayacağını söyledi. Gerilimin, küresel güçlerin Ortadoğu’ya yönelik yeni dizayn arayışlarının bir parçası olduğunu belirten Yaycı, Husilerin eylemlerinin bilinçli biçimde büyütülmesine izin verildiğini savundu. Amiral Yaycı’ya göre Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, bölgedeki kriz üzerinden Suudi Arabistan’ı kendilerine daha fazla ihtiyaç duyan bir konuma getirmeyi hedefliyor.

Babülmendep İçin Nüfuz Mücadelesi

Bölgedeki çatışma dinamiklerinin arkasındaki jeopolitik hedeflere dikkat çeken Yaycı, Tel Aviv yönetiminin Suudi Arabistan’a destek verme gerekçesiyle hareket ederken asıl olarak ticaret yolları üzerinde kontrol kurmayı planladığını ifade etti. İsrail’in Husi eylemlerini stratejik bir çıkar aracı olarak kullanmak isteyebileceğini belirten Yaycı, bölgedeki gelişmelerin bu açıdan değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yaycı, İsrail’in farklı bölgelerdeki müdahalelerine ilişkin değerlendirmesinde, İsrail Lübnan'da Hizbullah tehdidi var diyerek Lübnan'ın güneyini işgal ediyor. ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımın Yemen kıyıları bakımından da benzer bir tehlikeye işaret edebileceği uyarısında bulunan Yaycı, İsrail’in doğrudan işgal gerçekleştiremese dahi kendisine müzahir gruplar aracılığıyla Yemen kıyılarında kalıcı bir nüfuz alanı oluşturmaya çalışabileceğini dile getirdi.

Suudi Arabistan’ın Petrol Sevkiyatı Baskı Altında

Amiral Cihat Yaycı, gerilimin ekonomik sonuçları üzerinde de durdu. Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında yaşanan krizlerin, Suudi Arabistan’ın petrol ihracatını zorlaştırdığını belirten Yaycı, Riyad yönetiminin sevkiyat konusunda önemli bir baskıyla karşı karşıya kaldığını söyledi.

Bu tablonun tesadüfi olmayabileceğini savunan Yaycı, Batılı güçlerin Suudi Arabistan’ın yaşadığı ekonomik darboğaza kasten müdahale etmediğini öne sürdü. Yaycı, değerlendirmesinde, Suudi Arabistan'ın şu anda petrol ihracatı çok zorlanan bir noktaya geldi. Bu zayıflamaya biraz göz yumuluyor gibi geliyor. Suudi Arabistan'ın diz çökmesi isteniyor. ifadelerine yer verdi. Bu sözlerle Riyad’ın ekonomik olarak zayıflatılmasının bölgesel denklemdeki muhtemel sonuçlarına dikkat çekti.

Türkiye’nin Somali’deki Varlığına Vurgu

Yaycı, Kızıldeniz’in karşı kıyısında bulunan Afrika Boynuzu’ndaki gelişmeleri ve Türkiye’nin Somali’deki varlığını da değerlendirdi. Somali’deki Türk üsleri ile liman yatırımlarının Babülmendep Boğazı’nın güvenliği bakımından hayati bir işleve sahip olduğunu belirten Yaycı, Türkiye’nin bölgedeki mevcudiyetinin İsrail’in genişleme stratejileri karşısında önem taşıdığını ifade etti.

Türkiye’nin bölgesel dengelerdeki rolüne ilişkin değerlendirmesinde Yaycı, Türkiye bölgesel oyun kurucu, küresel oyun bozucu bir devlet durumuna gelmiştir. dedi. Amiral Yaycı, Ankara’nın Somali’deki varlığı ve bölgedeki hamlelerinin dünya jeopolitiği üzerinde doğrudan ve güçlü bir etki oluşturduğunu vurguladı.