Diyarbakır'da, dini nikahla birlikte yaşadığı ve daha sonra ayrıldığı İlayda Alkaş'ı silahla öldüren Cemal Alpaslan hakkında görülen davada karar açıklandı. Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına hükmetti.
Olay, 15 Temmuz 2025 akşamı Yenişehir ilçesi Şehitlik Mahallesi 50. Sokak'ta meydana geldi. İlayda Alkaş, bir arkadaşının doğum gününün ardından ailesiyle birlikte evine giderken, daha önce dini nikahla birlikte yaşadığı ve ayrıldığı Cemal Alpaslan'ın silahlı saldırısına uğradı.
Alkaş, saldırının ardından yere yığılırken Cemal Alpaslan olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi. Ambulansla Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’ne kaldırılan İlayda Alkaş, doktorların tüm müdahalelerine rağmen yaşamını yitirdi.
Olaydan sonra kaçan Cemal Alpaslan, yaklaşık 5 ay sonra, 15 Aralık'ta Şırnak'taki Habur Kara Hudut Kapısı’nda gözaltına alındı. Diyarbakır'a getirilen Alpaslan, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
İddianamede 12 Mermi Girişi Yer Aldı
Cinayete ilişkin soruşturma kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Cemal Alpaslan'ın olayın gerçekleştiği yerde bulunan bir kıraathanede oturarak İlayda Alkaş'ın eve gelmesini beklediği belirtildi. İddianamede ayrıca genç kadının vücudunun çeşitli bölgelerinde 12 mermi girişi bulunduğu ifade edildi.
Başsavcılık, sanık hakkında ‘Boşandığı eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Davanın üçüncü duruşmasına Cemal Alpaslan ve avukatlarının yanı sıra müşteki avukatları ile Aile Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü avukatı katıldı.
Sanık Haksız Tahrik İndirimi Talep Etti
Duruşmada savunma yapan Cemal Alpaslan, İlayda Alkaş'a rastgele ateş ettiğini öne sürdü. Alpaslan, olay sırasında yaşananları şu sözlerle anlattı: “Rahmetli eşimi çok seviyordum. İlk defa babalık duygusu yaşayacağım diye yanına gitmek istedim. Oraya girme amacım kavga değildi. Eşimle konuşmaya gittim. Eşim beni görür görmez bana bakıp ‘Peşimde ne geziyorsun, çocuğunu aldırdım’ dedi ve o an kan beynime sıçradı. O an anladım çocuğu aldırdığını. Sonra rastgele ateş ettim.”
Olayın ardından taksiyle bölgeden uzaklaştığını belirten Alpaslan, havalimanı tarafında kendine geldikten sonra kardeşini aradığını ve kardeşinin kendisine para getirdiğini söyledi. Silahı, babası ve amcasının hasımları nedeniyle taşıdığını savunan Alpaslan, köye gittiğini ve birkaç gün burada kaldığını ifade etti.
Daha sonra sınır kapısına gitmek için bir kamyoncuyla anlaştığını anlatan sanık, “Sınıra gittim. O anda Türk adaletine sığınmak istedim. Keşke o olay olmasaydı. Eşimi çok seviyordum. Eşime ve çocuğuma sebep olan annesidir. Hakkımı helal etmiyorum. Pişmanım, adaletinize sığınıyorum” dedi.
Duruşmada savcılık, Cemal Alpaslan'ın tutukluluk halinin devamını talep etti. Sanık avukatları ise cinayetin haksız tahrik altında işlendiğini savunarak bu yönde indirim uygulanmasını istedi. Maktul avukatları da sanığın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmasını talep etti.
Mahkemeden İki Ayrı Ceza
Mahkeme heyeti, Cemal Alpaslan'ı ‘Kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet ayrıca sanığa ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan 2,5 yıl hapis ve 20 bin TL adli para cezası verilmesine hükmetti.

