Türkiye’de fon piyasasında son dönemde yaşanan gelişmeler, bazı portföy yönetim şirketlerinin yönettiği fonlarda ortaya çıkan kredi ve likidite sorunlarıyla birlikte yeni bir boyut kazandı. Sermaye piyasalarında gerçekleştirildiği iddia edilen bazı işlemlerle ilgili soruşturma sürerken, yatırımcıların haklarının korunması ve finansal sistemde oluşabilecek olumsuz etkilerin önlenmesi için alınacak tedbirler de gündemde.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 28 Eylül 2026 Pazartesi günü piyasalar açılmadan önce yaptığı açıklamada, soruşturmanın kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, piyasa bozucu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişi ve şirketlere yönelik işlem yapılmayacağını belirtirken, finansal sistemde ortaya çıkabilecek olumsuz etkilerin sınırlandırılması amacıyla gerekli adımların sürdürüleceğini ifade etti.
Fon Krizi Ne Anlama Geliyor?
“Fon krizi” ifadesi, son dönemde sermaye piyasalarında bazı portföy yönetim şirketlerinin yönettiği fonlarda yaşanan kredi ve likidite problemleriyle soruşturma sürecini tanımlamak amacıyla kullanılıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığının 17 Eylül 2026 tarihli Finansal İstikrar Komitesi açıklamasında, piyasalardaki hareketliliğin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin uhdesinde bulunan bazı fonlarda yaşanan sorunlardan kaynaklandığı değerlendirilmişti.
Aynı açıklamada, likidite sıkışıklığının giderilmesi ve sorunların diğer piyasa aktörlerine yayılmasının önüne geçilmesi için gerekli tedbirlerin değerlendirildiği bildirilmişti.
Soruşturma Nasıl Başladı?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, MASAK’tan bazı şirketler ve yöneticileri hakkında mali verilerin incelenmesi istendi. 17 Eylül’de gönderilen müzekkerede Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bu şirketlerin alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin çeşitli mali bilgilerin temin edilmesi talep edildi.
Talep kapsamında yöneticilerin kimlik bilgilerinin yanı sıra 2024 yılından itibaren gerçekleştirilen yurt dışı para ve kripto varlık transferleriyle para giriş ve çıkışlarına ilişkin ham verilerin Başsavcılığa gönderilmesi istendi. Soruşturmanın kapsamı genişlerken çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama kararları verildi.
Soruşturmada Kaç Kişi Tutuklandı?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen süreçte farklı aşamalarda çok sayıda şüpheli hakkında adli işlem gerçekleştirildi.
Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan ve Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın da aralarında bulunduğu bazı şüpheliler hakkında tutuklama kararı verildi.
Yeni gözaltı ve tutuklama kararlarının ardından soruşturma kapsamında tutuklananların sayısının 51’e yükseldiği bildirildi. Bazı şüpheliler savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, bazı kişiler hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.
Erdin Özel Ve Emir Münir Sarpyener Hakkındaki Süreç
Soruşturmanın son aşamalarında Tera Portföy CEO’su Emir Münir Sarpyener ile hakkında yakalama kararı bulunduğu belirtilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gündeme geldi. Erdin Özel’in daha önce hakkında verilen yakalama kararı kapsamında gözaltına alındığı bildirildi. Soruşturma devam ettiği için şüpheliler hakkındaki hukuki süreçte yeni kararlar alınabileceği belirtiliyor.
Bazı Şirket Ve Fonlardaki Tedbirler Kaldırıldı
28 Eylül 2026’da paylaşılan bilgilere göre soruşturma kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbirleri kaldırıldı. Gerçek kişiler üzerindeki tedbirlerin ise devam ettiği aktarıldı. Bu gelişme, bazı şirket ve fonlar bakımından uygulanan tedbirlerin yeniden değerlendirildiğini gösterse de soruşturmanın tamamlandığı anlamına gelmiyor.
Fon Piyasasındaki Sorunlar Nasıl Çözülecek?
Fon piyasasındaki sorunların giderilmesinde soruşturmanın yanı sıra likidite koşulları, yatırımcıların haklarının korunması, piyasa güveninin sağlanması ve olası bulaşma riskinin kontrol altında tutulması belirleyici olacak.
Mehmet Şimşek, piyasa bozucu işlemlere karıştığı tespit edilen kişilerle bu faaliyetlerle ilgisi bulunmayan kişi ve şirketlerin birbirinden ayrılacağı mesajını verdi. Şimşek, hukuki sürecin devam ettiğini ve piyasa bozucu işlemlerle ilgisi olmayan kişi ve şirketlere yönelik herhangi bir işlem yapılmayacağını ifade etti.
Yatırımcıların meşru haklarının korunması için Adalet Bakanlığı ile koordinasyon içinde çalışıldığını belirten Şimşek, mağduriyetlerin önlenmesine yönelik kurumlar arası çalışmaların süreceğini bildirdi. Ekonomi yönetimi ayrıca finansal sistem ve reel ekonomi üzerindeki olası etkileri yakından takip ediyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığının önceki açıklamasında, likidite sıkışıklığının giderilmesi ve sorunların piyasaya yayılma riskinin önlenmesi amacıyla gerekli adımların değerlendirildiği duyurulmuştu. Şimşek’in son açıklamasına göre, başta piyasanın ihtiyaç duyduğu likidite olmak üzere gerekli tedbirler alınmaya devam edecek. Sürece ilişkin yeni resmi açıklamalar geldikçe soruşturmanın ve piyasalardaki gelişmelerin seyri değişebilecek.

