Uyku bozuklukları, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen ve farklı belirtilerle ortaya çıkabilen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Buse Çağla Arı, uyku sorunlarının tek bir başlık altında değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek uykusuzluktan uyku apnesine, gece sık uyanmadan gündüz aşırı uykululuk haline kadar çeşitli durumlar hakkında bilgi verdi.
Uykusuzluğun Farklı Nedenleri Olabiliyor
Uyku bozuklukları içinde en sık karşılaşılan sorunlardan biri insomnia, yani uykusuzluk olarak öne çıkıyor. Arı’nın aktardığına göre uykusuzluk; metabolik veya mekanik nedenlerle, farklı hastalıklarla ya da psikolojik faktörlerle bağlantılı şekilde gelişebiliyor. Bu nedenle öncelikle yaşanan sorunun insomnia olup olmadığı ve hangi türde görüldüğünün değerlendirilmesi gerekiyor.
Uyku bozukluklarının bir başka grubunu ise parasomnialar oluşturuyor. Uyurgezerlik, karabasan, uykuda bağırma veya çığlık atma ve kabus görme bu kapsamda değerlendiriliyor. REM uykusu davranış bozukluğu da görülebilen sorunlar arasında bulunuyor.
Gece Sık Uyanma Uyku Apnesine İşaret Edebilir
İnsomniaların ardından sık karşılaşılan uyku sorunlarından birinin uyku apnesi olduğunu belirten Arı, hastalığın özellikle gece nefesin durması ve horlama ile kendini gösterebildiğini ifade etti. Uyku apnesi yaşayan kişiler, gece yeterli süre uyumuş olsalar bile sabah dinlenmiş şekilde uyanamayabiliyor.
Gece sık idrara çıkma, gündüz yorgunluğu, konsantrasyon ve odaklanma güçlüğü, baş ağrısı ve gece ense bölgesinde yoğun terleme de uyku apnesine eşlik edebilen belirtiler arasında yer alıyor. Arı, bazı kişilerin kolayca uykuya dalmasına rağmen gece boyunca sık sık uyanabildiğine dikkat çekerek bu durumun en sık nedenlerinden biri olarak uyku apnesinin öne çıktığını söyledi.
Apne sırasında kişi yüzeysel uykudan derin uykuya geçemeyebiliyor. Buna bağlı olarak uyku bölünebiliyor ya da kişi farkında olmadan yeniden yüzeysel uykuya geçebiliyor. Stres, endişe ve kaygı da özellikle uykuya dalma ve uykuyu sürdürme güçlüğüne yol açabiliyor.
Aşırı Uykululuk Da Değerlendirilmeli
Uyku sorunlarının yalnızca uykusuzlukla sınırlı olmadığını belirten Arı, aşırı uykululuk halinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Narkolepsi ve hipersomni sendromları bu kapsamda değerlendiriliyor.
Uzun süre uyumasına rağmen sürekli yorgun uyanan ya da 8 saatten daha fazla uyuduğu halde uyanmakta belirgin güçlük yaşayan kişilerde hipersomni sendromlarının değerlendirilmesi gerekebiliyor. Gündüz ortaya çıkan uyku halinin farklı nedenleri olabileceğini belirten Arı, beslenmenin de bunlardan biri olduğunu ifade etti.
Özellikle karbonhidrat ağırlıklı veya normalden fazla tüketilen öğünlerin ardından kan şekeri değişiklikleri ve insülin düzenlenmesiyle ilişkili olarak uyku hali görülebiliyor. Bunun yanı sıra gece yeterince dinlendirici uyuyamamak da gün içinde sürekli uykulu hissetmeye neden olabiliyor. Uyku apnesi gibi gece uykusunun kalitesini bozan sorunlarda gündüz yaşanan bu durum daha belirgin hale gelebiliyor.
Hangi Durumlarda Uzman Desteği Alınmalı?
Stres, endişe ve kaygıya bağlı gelişen uyku sorunlarının, bu etkenler kontrol altına alındığında azalması bekleniyor. Ancak şikayetlerin sürmesi ya da sirkadiyen ritim bozukluğu, uykuya geç dalma, uykuyu sürdürememe ve yetersiz uyku süresi gibi sorunların bulunması halinde uzman değerlendirmesi önem taşıyor.
Arı, özellikle uyku apnesi, uykuda solunum bozuklukları, narkolepsiye bağlı ani uyku atakları ve gün içinde aşırı uykululuk yaşanan durumlarda nöroloji uzmanına başvurulması gerektiğini belirtti.
Uyku Laboratuvarında Polisomnografi Uygulanıyor
Uyku bozukluklarının değerlendirilmesinde uyku laboratuvarlarında polisomnografi adı verilen uyku testi uygulanıyor. Hastalar bir gece boyunca uyku odasında takip edilirken vücudun farklı bölgelerine yerleştirilen elektrotlarla gece boyunca ortaya çıkan uyku verileri kaydediliyor.
Kameralı odada gerçekleştirilen incelemede kişinin uyku pozisyonu, horlama durumu, diş sıkma ve bacak hareketleri gibi bulgular değerlendiriliyor. Uyku sırasında ortaya çıkan solunum bozuklukları da incelenirken varsa apnenin obstrüktif veya santral özellik taşıyıp taşımadığı belirleniyor. Uykuya dalma ve uykuyu sürdürme güçlüğü de test sırasında değerlendirilebiliyor.
Tüm gece boyunca elde edilen verilerin incelenmesinin ardından hastada görülebilecek uyku bozukluğu belirlenerek buna yönelik tedavi planlanıyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Buse Çağla Arı, uyku şikayetleri bulunan hastaları değerlendirme yapılmak üzere uyku laboratuvarına beklediklerini ifade etti.

