Dünya Müslüman Âlimler Birliği ile İslam Âlimleri Vakfı tarafından “Ortak Temel İlkelerden Birlik Sözleşmesine” temasıyla düzenlenen Uluslararası İslam Birliği Konferansı’nın sonuç bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı. 28-29 Ekim tarihlerinde Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda gerçekleştirilen konferansın sonuçlarına ilişkin basın açıklaması, 30 Ekim 2026 Cuma günü cuma namazının ardından Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi’nde yapıldı.
Sonuç bildirgesinin Arapça metnini Dünya Müslüman Âlimler Birliği Başkanı Ali Muhyiddin el-Karadaği, Türkçe metnini ise Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hüseyin Hazırlar okudu. Farklı ülkelerden âlim, düşünür ve kuruluş temsilcilerinin katıldığı iki günlük toplantıda, İslam dünyasında ortak hareket etmenin esasları ile bu yaklaşımın bir sözleşmeye dönüştürülmesi hedefi ele alındı.
Birlik Ve Farklılıkların Yönetilmesi Vurgusu
Bildirgede, ümmetin birliğinin hem şer‘î açıdan temel bir gaye hem de medeniyet bakımından zorunluluk olduğu belirtildi. Birliğin, meşru mezhebî, fikrî ve içtihadî farklılıkların ortadan kaldırılması anlamına gelmediği ifade edildi.
Bu çerçevede ortak değerlerin güçlendirilmesi, görüş ayrılıklarının hikmet, ilim ve adalet temelinde yönetilmesi ve üstün ortak menfaatlerin gözetilmesi gerektiği kaydedildi. Taassup, aşırılık ve bölünmenin reddedilmesi gerektiği vurgulanan bildirgede, üzerinde uzlaşılan konularda birlikte çalışmanın önemine dikkat çekildi. Farklı görüşlerin ise ortak girişimlerin önünde engel oluşturmaması gerektiği bildirildi.
Sonuç açıklamasında birlik anlayışının kendi içine kapanmayı ifade etmediği de belirtildi. Bu anlayışın, yeryüzünün imarı, iyiliğin yaygınlaştırılması, mazlumların desteklenmesi ve dünya barışının sağlanması amacıyla milletler ve toplumlarla tanışmaya ve iş birliğine açık olması gerektiği aktarıldı. Söz konusu hedefin geçici buluşmalarla sınırlı kalamayacağı; sabır, hikmet, kardeşlik, diyalog, istişare, güven ve sürekli kurumsal iş birliği gerektiren aşamalı bir süreç olduğu ifade edildi.
Filistin Ve Bölgesel Krizler Gündemdeydi
Sonuç bildirgesinde, ayrışma ve zafiyetin Filistin, Yemen, Sudan ve diğer bölgelerde ümmet halklarının yaşadığı acıları ağırlaştıran başlıca etkenler arasında bulunduğu belirtildi. Gazze’deki soykırımın durdurulması çağrısı yapılan açıklamada, Batı Şeria’daki öldürme ve hak ihlallerine son verilmesi gerektiği vurgulandı.
Bildirgede ayrıca esirlerin korunması, başta Mescid-i Aksâ olmak üzere kutsal mekânların güvence altına alınması ve işgalin sona erdirilmesi yönünde mesaj verildi. Bu başlıklar, İslam dünyasının ortak meseleler karşısında birlikte hareket etmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmeler kapsamında ele alındı.
“Vasat Ümmet Misakı” Taslağı Benimsendi
Konferansın öne çıkan gündemlerinden biri, İslam dünyasının ortak sorunlar karşısında birlikte hareket etmesine rehberlik edecek bir sözleşme hazırlanması oldu. Bu kapsamda “Vasat Ümmet Misakı: Sabiteler ve Değişkenler” başlıklı taslak benimsendi.
Taslakla ortak dinî esasların belirlenmesi ve farklı yorumların bulunduğu alanlarda karşılıklı anlayışa dayalı bir iş birliği zemini oluşturulması amaçlanıyor. Görüşmelerde, birliğin meşru farklılıkları ortadan kaldırmadan kurulması gerektiği yaklaşımı öne çıktı.
Eğitim Ve Ekonomik İş Birliği Başlıkları Ele Alındı
Konferans kapsamında düzenlenen çalıştaylarda eğitim ve ıslah stratejileri, ortak ilmî programlar, araştırma faaliyetleri ve tecrübe paylaşımı değerlendirildi. Sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliği, siyasi birlik ve ortak ekonomik pazar başlıkları da toplantıların gündeminde yer aldı.
Oturumlarda, birlik hedefinin eğitim, araştırma ve kurumsal çalışmalarla nasıl desteklenebileceği üzerinde duruldu. Konferans sonrasında ortak girişimlerin sürdürülebilmesi için kuruluşlar arasındaki iletişim, koordinasyon ve takip mekanizmaları da görüşüldü.
Âlimlerin, kurumların, eğitim çevrelerinin ve medyanın bu süreçte üstlenebileceği sorumluluklar ele alınırken, birlik hedefinin kalıcı hâle gelmesi için sürekli kurumsal çalışmanın gerekliliği vurgulandı.

