Yeşilçam’ın usta oyuncularından Kadir İnanır, 26 Haziran’da tedavi gördüğü hastanede 77 yaşında hayatını kaybetmişti. Sanatçının vefatının ardından hazırladığı vasiyetnameler ve mirasının kimlere kalacağı kamuoyunun gündemine geldi.
İnanır’ın 2015’te bir, 2022’de ise iki ayrı vasiyetname hazırladığı öğrenildi. Noter huzurunda düzenlenen üç vasiyetnamenin içeriği gizli tutuldu. Vasiyetnamelerin perşembe günü sabah saatlerinde Beykoz Adliyesi’nde açılması planlanıyordu. Ancak aile fertlerinden bazılarına tebligat ulaşmaması nedeniyle vasiyetin okunacağı dava 17 Aralık saat 09.30’a ertelendi.
Levent İnanır: İrade sorunu vardı
Kadir İnanır’ın yeğeni Levent İnanır, adliye önünde yaptığı açıklamada dayısının sağlık durumuna ve vasiyetini birden fazla kez değiştirmesine dikkat çekti. Levent İnanır, “Dayımın irade sorunu vardı. Açıklanacak şeyin ne olduğu çok önemli değil. Ağır tedavi görüyordu. İlaçlar kullanıyordu. Vasiyetini üç kere değiştirmesi soru işareti” dedi.
Aile içindeki ilişkilere de değinen İnanır, dayısının yetim yeğenleri bulunduğunu belirterek, “Onlar dayılarına biat ettiler. Ağabeyimin sigara içtiğini bilmez Kadir dayım; böyle saygı ve biat kültürü var, bunun bir karşılığı yok mu?” ifadelerini kullandı.
Hiç evlenmeyen ve çocuğu bulunmayan Kadir İnanır’ın mirasını 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural’a bıraktığı öne sürüldü. Bu iddianın ardından yeniden konuşan Levent İnanır, böyle bir karara ihtimal vermediğini söyledi.
Levent İnanır, “Dayım bırakın bir kol saatini, bir kravat dahi bırakmamış bize. Bunu yapacağına asla ihtimal vermem. Sağlıklıyken verdiği bir karar değil, rahatsızlığı döneminde yenilenmiş vasiyeti” açıklamasında bulundu. Dayısının filmlerinden doğan teliflerin ve dedesinden kalan bazı miras paylarının da Jülide Kural’a devredildiğini ileri süren İnanır, meselenin yalnızca ekonomik olmadığını vurguladı. Ailenin tamamen dışarıda bırakılmasına tepki gösterdiklerini belirterek hukuki yollara başvuracaklarını açıkladı.
Hukuken miras kime kalabilir?
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Topuz, tartışmanın hukuki boyutunu değerlendirdi. Topuz’un verdiği bilgiye göre vefat eden kişinin hayatta çocuğu, torunları, resmi nikâhlı eşi, annesi veya babası bulunmuyorsa bütün mirasını istediği kişi ya da kuruma bırakması mümkün.
Prof. Dr. Topuz, Medeni Kanun uyarınca saklı paylı mirasçı bulunmaması durumunda kişinin terekesi, yani mal varlığı üzerinde dilediği şekilde tasarrufta bulunabileceğini ve buna yönelik vasiyetname düzenleyebileceğini belirtti.
Kadir İnanır’ın çocuğu veya torunu bulunmadığını, Jülide Kural ile de resmi nikâhının olmadığını hatırlatan Topuz, sanatçının yeğenlerinin hayatta olduğunu ifade etti. Bununla birlikte kardeşlerin ve yeğenlerin saklı paylı mirasçı sayılmadığını belirterek, yeğenlerin miras haklarının ihlal edildiği yönünde bir hukuki dayanak ileri süremeyeceklerini söyledi.
Vasiyetnamenin iptali mümkün mü?
Prof. Dr. Murat Topuz, resmi vasiyetnamelerin de belirli şartlarda iptal edilebileceğini anlattı. Bir kişinin tehdit, korkutma, kandırma, cebir veya şiddet altında vasiyetname hazırlaması durumunda, iptal nedeninin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde dava açılabileceğini kaydetti. Vasiyetnameyi hazırlayan kişinin iradesinin sakatlanmış olması halinde belgenin geçersiz sayılabileceğini aktardı.
Topuz’a göre dava açılması ve Kadir İnanır’ın vasiyetnamesinin iptal edilmesi halinde paylaşım kanuni esaslar doğrultusunda yapılacak. Bu durumda yeğenler, kan hısımlıkları nedeniyle miras hakkı elde edebilecek.
Birden fazla vasiyetname bulunduğuna da dikkat çeken Topuz, sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için belgelerin tamamının incelenmesi gerektiğini belirtti. Sonraki vasiyetnamelerin öncekileri tamamen geçersiz kılıp kılmadığı veya onları tamamlayıp tamamlamadığı ancak içeriklerinin birlikte değerlendirilmesiyle anlaşılabilecek. Belgeler birbirini tamamlıyorsa miras paylaşımı da buna göre gerçekleştirilecek.
Prof. Dr. Topuz, yeğenlerin saklı paylı mirasçı olmamaları nedeniyle vasiyetname iptal edilmedikçe mirastan hak kazanamayacaklarını vurguladı. İptal için Kadir İnanır’ın vasiyetnameyi hazırladığı sırada ayırt etme gücünün bulunmadığının ya da korku, tehdit, baskı, kandırma veya hata gibi bir durumun varlığının tereddüde yer bırakmayacak biçimde kanıtlanması gerektiğini ifade etti.

