Kahramanmaraş Kitap Fuarı’nda Sıtkı Aslanhan’dan Aile Ve Çocuk Mesajları

Eğitimci yazar Sıtkı Aslanhan, 11. Uluslararası Kahramanmaraş Kitap Fuarı’ndaki söyleşide aile içi iletişim, akran zorbalığı ve teknoloji kullanımının çocuklar üzerindeki etkilerini anlattı.

Kahramanmaraş Kitap Fuarı’nda Sıtkı Aslanhan’dan Aile Ve Çocuk Mesajları

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 11. Uluslararası Kahramanmaraş Kitap Fuarı, yazar, şair ve fikir insanlarını kitapseverlerle buluşturmayı sürdürüyor. Fuarın KAFUM’da gerçekleştirilen ikinci gün programında eğitimci yazar Sıtkı Aslanhan, Kahramanmaraşlı okurlarla bir araya geldi.

Yoğun katılımla gerçekleşen söyleşide aile yapısındaki değişim, ebeveyn-çocuk ilişkileri, akran zorbalığı, teknolojinin aile hayatına etkileri ve toplumsal iyi oluş başlıkları ele alındı. Aslanhan, çocukların gelişiminde aile içi iletişimin belirleyici bir yere sahip olduğunu vurguladı.

Ebeveynlerin çocuklarıyla kurduğu ilişkinin onların kişilik gelişimini, sosyal ilişkilerini ve karşılaştıkları sorunlarla başa çıkma becerilerini etkilediğini belirten Aslanhan, çocukların yalnızca akademik başarıları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Çocukların sevgi ve güven ortamında yetişmesinin önemine dikkat çekti.

Akran Zorbalığı Basit Bir Şaka Değil

Söyleşide çocukların okul ve sosyal çevrelerinde karşılaşabildiği sorunlar da gündeme geldi. Özellikle akran zorbalığının çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekilirken, ailelerin çocuklarının davranışlarını ve duygusal durumlarını yakından izlemesi gerektiği ifade edildi.

Çocukların yaşadıkları sorunları çekinmeden paylaşabilecekleri bir aile ortamının oluşturulması gerektiğini belirten Aslanhan, ebeveynlerin çocuklarını yargılamadan dinlemesinin önemini anlattı. Çocukların ihtiyaç duyduklarında ailelerinden destek görebilmeleri gerektiği vurgulandı.

Programda, çocukların arkadaşları tarafından dışlanması, aşağılanması veya incitilmesinin basit bir şaka olarak görülmemesi gerektiği belirtildi. Çocuklara empati kurmanın, farklılıklara saygı göstermenin ve sorunları sağlıklı yollarla çözmenin öğretilmesinin önemine işaret edildi. Aile, okul ve toplum arasındaki iş birliğinin çocukların sağlıklı gelişimine katkı sunduğu kaydedildi.

Teknoloji Kullanımında Ailelere Sorumluluk

Sıtkı Aslanhan’ın konuşmasında öne çıkan konulardan biri de teknolojinin çocukların günlük yaşamı ve aile ilişkileri üzerindeki etkisi oldu. Dijital araçların bilinçli kullanılması, ekran başında geçirilen sürenin dengelenmesi ve aile bireyleri arasındaki yüz yüze iletişimin korunması gerektiği belirtildi.

Ebeveynlerin teknoloji kullanımı konusunda çocuklarına örnek olması gerektiğini söyleyen Aslanhan, aile içinde birlikte geçirilen zamanın önemini vurguladı. Çocuklarla sohbet etmek, birlikte kitap okumak ve oyun oynamak gibi etkinliklerin aile bağlarını güçlendirdiğine dikkat çekildi. Teknolojinin sunduğu imkânlardan yararlanılırken aile içindeki paylaşımın ihmal edilmemesi gerektiği ifade edildi.

“Çocuklarımızın İhtiyacı Anlaşılmak Ve Güvende Hissetmek”

Çocukların yetişme sürecinde ebeveyn tutumlarının belirleyici olduğunu dile getiren Aslanhan, iyi eğitim almanın ve başarılı olmanın tek başına yeterli olmadığını söyledi. Çocukların sevildiklerini, anlaşıldıklarını ve ailelerinin her koşulda yanlarında olduğunu hissetmeye ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Çocukların duygu ve düşüncelerine değer verilmesi gerektiğini kaydeden Aslanhan, anne ve babaların kitap okuma alışkanlığı ile teknoloji kullanımı gibi konularda çocuklarına davranışlarıyla örnek olması gerektiğini ifade etti. Çocuklardan beklenen davranışların öncelikle ebeveynlerin kendi tutumlarıyla desteklenmesi gerektiğini söyledi.

“Sağlıklı Birey, Sağlıklı Aileyi; Sağlıklı Aile, Sağlıklı Toplumu Oluşturur”

Aile yapısı ile toplumsal huzur arasındaki ilişkiye de değinen Sıtkı Aslanhan, sağlıklı iletişim ve güçlü aile bağlarının toplumsal iyi oluşun temel unsurları arasında bulunduğunu belirtti. Aslanhan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Aile, çocuğun hayata dair ilk bilgileri öğrendiği yerdir. Sevgi, saygı, merhamet, sorumluluk ve empati gibi değerler öncelikle ailede kazanılır. Çocuklarımıza ne söylediğimiz kadar onlara nasıl davrandığımız da önemlidir. Onlardan kitap okumalarını isterken bizim de kitap okumamız, teknoloji kullanımında sınırlar koyarken kendi davranışlarımızla örnek olmamız gerekir.

Çocuklarımızla iletişim kurarken onları gerçekten dinlemeliyiz. Bazen çocuklarımızın ihtiyacı nasihat etmekten çok anlaşılmak ve kendilerini güvende hissetmektir. Onların yaşadığı sorunları küçümsememeli, duygu ve düşüncelerine değer vermeli, hata yaptıklarında onları yargılamak yerine doğruyu bulmalarına yardımcı olmalıyız.

Günümüzde çocuklarımızın karşılaştığı önemli sorunlardan biri de akran zorbalığıdır. Çocukların arkadaşları tarafından dışlanması, aşağılanması veya incitilmesi basit bir şaka olarak görülmemelidir. Aileler ve eğitimciler, çocukların yaşadıklarına karşı duyarlı olmalı; çocuklarımıza empati kurmayı, farklılıklara saygı göstermeyi ve sorunlarını sağlıklı yollarla çözmeyi öğretmeliyiz.

Teknoloji de aile hayatımızın önemli bir parçası hâline geldi. Elbette teknolojiyi hayatımızdan tamamen çıkarmamız mümkün değil. Ancak onu doğru kullanmayı öğrenmeli ve çocuklarımıza da öğretmeliyiz. Aynı evde yaşayıp herkesin kendi ekranına odaklandığı bir ortamda aile içi iletişim zayıflayabilir. Bu nedenle çocuklarımızla sohbet etmeye, birlikte kitap okumaya, oyun oynamaya ve kaliteli zaman geçirmeye daha fazla önem vermeliyiz.

Unutmayalım ki çocuklarımızın ihtiyacı yalnızca iyi bir eğitim almak veya başarılı olmak değildir. Onların sevildiklerini, anlaşıldıklarını ve her koşulda ailelerinin yanında olduğunu hissetmeye ihtiyaçları var. Çocuklarımızı hayata hazırlarken özgüvenli, sorumluluk sahibi, merhametli ve karşısındaki insanı anlayabilen bireyler olarak yetiştirmeyi hedeflemeliyiz.

Toplumsal huzurun ve iyi oluşun temelinde de sağlıklı iletişim ve güçlü aile bağları bulunuyor. Ailede başlayan sevgi ve saygı, zamanla topluma yayılıyor. Bu nedenle çocuklarımızın gelişimi yalnızca anne babaların değil; eğitimcilerin, kurumların ve toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğudur.”

Katılımcıların ilgiyle takip ettiği söyleşide aile içi iletişimden çocukların dijital dünyayla ilişkisine kadar farklı konular değerlendirildi. 11. Uluslararası Kahramanmaraş Kitap Fuarı, edebiyat ve kültür etkinliklerinin yanı sıra eğitim, aile ve toplumsal yaşam üzerine düzenlenen söyleşilerle ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor.