Kahramanmaraş’ta nadir görülen akalazya hastalığı nedeniyle yaklaşık 5,5 yıldır yemek ve içme güçlüğü çeken Arif Gedikli, uygulanan ileri endoskopik tedaviyle yeniden normal beslenmeye başladı. Yıllar boyunca katı gıdaları tüketemeyen Gedikli, tedavinin ardından ilk kez et yiyebilmenin mutluluğunu yaşadı.
Yaklaşık 5,5 yıl önce yemek yemekte zorlanmaya başlayan Gedikli’nin şikayetleri zamanla ağırlaştı. Katı gıdaları tüketemez hale gelen Gedikli, son 45 gün içinde su içmekte dahi güçlük çekti. Bu süreçte serumla beslenmek zorunda kalan hasta, başvurduğu hastanelerden sonuç alamayınca tedavi arayışını sürdürdü.
Babasının yaşadığı sağlık sorunlarına üzülen oğlu, internet üzerinden yaptığı araştırma sonucunda Gastroenterolojik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Bahtiyar Muhammetoğlu’na ulaştı. Yapılan muayene ve tetkiklerin ardından Gedikli’ye, yemek borusunun alt ucundaki kasın yeterince gevşememesi sonucu yutma güçlüğüne yol açan akalazya hastalığı tanısı konuldu.
Yemek Borusunda Ciddi Darlık Belirlendi
Doç. Dr. Bahtiyar Muhammetoğlu, Arif Gedikli’nin yaklaşık 1,5 aydır ciddi yutma güçlüğü yaşadığını belirterek yapılan incelemeler hakkında bilgi verdi. Hastanın özofagus pasaj grafisinde, yemek borusunun alt bölümünde 35-40 santimetre arasında yaklaşık 4 ila 5 santimetrelik ciddi bir darlık tespit edildi.
Endoskopik incelemede gastroskopun darlıktan geçemediğini aktaran Muhammetoğlu, hastayı endoskopik ultrasonografi ve MR ile değerlendirdiklerini söyledi. Alınan biyopsiler sonucunda ise kötü huylu bir oluşum bulunmadığı kanaatine varıldı.
Literatür taramasının ardından hastaya segmenter özofagus rezeksiyonu ya da segmenter özofajektomi olarak adlandırılan işlemin uygulanmasına karar verildi. İşlem, yemek borusundaki darlık bulunan bölümün ağız yoluyla çıkarılması esasına dayanıyordu.
Yaklaşık 5 Santimetrelik Bölüm Çıkarıldı
Muhammetoğlu, uygulanan tedaviyi şu sözlerle anlattı: “Laparoskopik kesi yapılmadan, açık veya kapalı ameliyata başvurulmadan, yemek borusunun 4-5 santimetrelik bölümünü yalnızca ağızdan girerek tedavi ettik. Bu, üst düzey ve zor bir ameliyat. İşlemin milimetrik sınırlar gözetilerek yapılması gerekiyor. Çünkü adventisya adı verilen dış tabaka delinirse ciddi akciğer sorunları ortaya çıkabilir. Yemek borusundaki yaklaşık 5 santimetrelik bölümü 360 derece çevresel olarak rezeke ederek çıkardık.”
Operasyonun ardından hastanın yemek borusuna tam kaplı metalik stent yerleştirildi. Mideye uzanan nazogastrik beslenme tüpü de kullanılan Gedikli, işlemin özellikleri nedeniyle 14 gün boyunca hastanede gözlem altında tutuldu.
Bu tür ameliyatlarda daha önce karın bölgesinden kesi yapılabildiğini ve torakotomi adı verilen göğüs açma yöntemine başvurulabildiğini belirten Muhammetoğlu, gerçekleştirdikleri operasyonun dünyada nadir görülen uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Muhammetoğlu ayrıca operasyonu Tokyo’daki Ohato Endosalon’da Japon meslektaşlarıyla da paylaştıklarını ve işlemin ilgiyle karşılandığını söyledi.
5,5 Yıl Sonra İlk Kez Et Yedi
Tedavinin ardından yeniden yiyecek ve içecek tüketmeye başlayan Arif Gedikli, yıllar sonra rahatça beslenebilmenin sevincini yaşadı. Daha önce yalnızca süt, yoğurt ve çorba gibi sıvı gıdalarla beslenebildiğini anlatan Gedikli, son 45 günde su bile içemediğini söyledi.
Gedikli, “Şimdi hem yiyorum hem içiyorum. 5,5 yıl sonra ilk kez et yedim. 87 kilodan 46 kiloya düşmüştüm, şimdi yeniden 61 kiloya ulaştım. Çok şükür şimdi iyiyim.” ifadelerini kullandı.

