Kahramanmaraş’ta meme kanserinde erken tanı, düzenli tarama ve güncel tedavi yaklaşımlarına dikkat çekmek amacıyla “Meme Kanseri Farkındalık ve Tarama Oranlarını Artırma Eğitim Programı”nın 5’inci hekim buluşması gerçekleştirildi.
Roche İlaç Türkiye’nin sponsorluğunda, Türk Cerrahi Derneği tarafından yürütülen proje kapsamında düzenlenen program, Kahramanmaraş İl Sağlık Müdürlüğünün katkılarıyla Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapıldı. Eğitimde meme kanserinin temel özellikleri, belirti ve bulguları, erken tanı yöntemleri, tarama uygulamaları ve güncel tedavi yaklaşımları ele alındı. Ayrıca Kahramanmaraş’taki mevcut durumun yanı sıra Türkiye’de ve dünyada kullanılan kanser tarama ve kayıt sistemleri değerlendirildi.
Türkiye’de her yıl yaklaşık 27 bin kadına tanı konuluyor
Programda paylaşılan güncel verilere göre meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak öne çıkıyor. Türkiye’de her 18 kadından biri yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşıyor. Her yıl yaklaşık 27 bin kadına meme kanseri tanısı konuluyor.
Uzmanlar, erken tanının tedaviye zamanında başlanması ve hastalığın seyrinin daha iyi yönetilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Kadınların meme kanserine ilişkin belirtileri tanıması ve önerilen taramalara düzenli katılması, hastalığın erken dönemde tespit edilmesinde önemli bir unsur olarak gösterildi.
Tarama oranlarının artırılması hedefleniyor
Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak, meme kanserinde farkındalığın erken tanı açısından önem taşıdığını söyledi.
Çakmak, kadınların kendi meme sağlıkları konusunda bilgi sahibi olmasının ve olağan dışı değişiklikleri fark ettiğinde hekime başvurmasının gerekli değerlendirmelerin zamanında yapılmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Her değişikliğin meme kanseri anlamına gelmediğini belirten Çakmak, eğitimlerle farkındalığı artırmayı ve daha fazla kadının taramalara zamanında katılmasını desteklemeyi amaçladıklarını kaydetti.
Sağlık Bakanlığı tarafından 40 yaş sonrasında tüm kadınlara ücretsiz tarama programları sunulduğunu belirten Çakmak, kadınların kendi kendine meme muayenesi yapmaları ve 40 yaşından itibaren doktor muayenesinden geçmeleri gerektiğine dikkat çekti. Herhangi bir şikâyeti bulunmayan kadınların da aile hekimlerinin önerisi ve yönlendirmesiyle ya da kendi başvurularıyla ücretsiz tarama programlarına katılabildiğini söyledi.
Harran Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Uzunköy ise Türk Cerrahi Derneği ile Türkiye’nin farklı bölgelerinde farkındalık çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, “Bizim amacımız tarama oranlarını Türkiye genelinde yüzde 70’in üzerine çıkarmak” dedi. Uzunköy, erken tanı konulan meme kanserinin tamamen tedavi edilebildiğini ve hastaların memelerini kaybetmeden tedavi şansına sahip olabildiğini ifade etti.
Üniversitelerin toplum sağlığındaki rolü
KSÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hafize Öksüz, üniversitelerin bilimsel bilgi üretmenin yanı sıra bu bilgiyi toplumla buluşturma sorumluluğu taşıdığını söyledi. Öksüz, meme kanseri gibi erken tanının önem taşıdığı bir alandaki farkındalık eğitimlerinin kadınların doğru bilgiye ulaşmasına katkı sağlayacağını belirtti.
KSÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhami Taner Kale de meme kanserinin bir halk sağlığı problemi olduğunu ifade etti. Tarama programları ve farkındalık çalışmalarıyla hastalığın daha erken evrede tanınabileceğini belirten Kale, dezavantajlı bölgelerde farkındalık ve tarama hizmetlerine erişimin yetersiz olmasının daha geç tanılara yol açabildiğini söyledi. Bunun da memenin tamamen alınmasını gerektiren cerrahi müdahalelere duyulan ihtiyacı artırabildiğini kaydetti.
Mamografi belirti öncesi dönemde önem taşıyor
KSÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ali İşler, belirtilerin bilinmesi ve önerilen taramaların aksatılmamasının erken tanı açısından önem taşıdığını dile getirdi. Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Seda Nida Karaküçük ise mamografinin, meme kanseri henüz belirti vermeden hastalığın tespit edilmesine yardımcı olan temel tarama yöntemlerinden biri olduğunu söyledi.
KSÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Sezgin Topuz, cerrahi tedavinin hastalığın evresi, tümörün özellikleri ve hastanın bireysel durumuna göre planlandığını belirtti. Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neslihan Kurtul da cerrahi, sistemik tedaviler ve radyoterapinin hastanın ihtiyaçlarına göre birlikte değerlendirildiğini, multidisipliner yaklaşımın uygun tedavi planının oluşturulmasına katkı sağladığını ifade etti.
Kahramanmaraş’ta daha fazla kadına ulaşılması amaçlanıyor
Kahramanmaraş İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Muhammed Mustafa Beyoğlu, kentte meme kanseri taramalarına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti. Beyoğlu, tarama hizmetlerinin yanı sıra kadınların bu hizmetlerden haberdar olmasının ve düzenli yararlanmasının da önemli olduğunu vurguladı.
Programa ayrıca Dr. Öğr. Üyesi Ali İşler, Dr. Öğr. Üyesi Sezgin Topuz, Doç. Dr. Celal Kuş ve diğer sağlık profesyonelleri katıldı. Doç. Dr. Celal Kuş, kanser tarama ve kayıt sistemlerinin hastalık yükünün izlenmesi ve koruyucu sağlık hizmetlerinin planlanması açısından önemli olduğunu söyledi.

