Kahramanmaraş’ta HG Hospital’da görev yapan Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Bahtiyar Muhammedoğlu, pankreas kanseri, periampuller bölge tümörleri ve safra yolu hastalıklarının tanı ve tedavi süreçlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Pankreas hastalıklarında erken teşhis kadar doğru evrelemenin de önem taşıdığını belirten Muhammedoğlu, tanı sonrasında uygun tedaviye zaman kaybetmeden geçilmesi gerektiğini ifade etti.
Muhammedoğlu, hastaların değerlendirilmesinde görüntüleme yöntemlerinin yanı sıra Endoskopik Ultrasonografi (EUS) ve Endoskopik Retrograd Kolanjiyopankreatografi (ERCP) işlemlerinden yararlanıldığını söyledi. Bu yöntemlerin, özellikle pankreas ve çevresindeki hastalıkların tanı sürecinde cerrahi kararın oluşturulmasına katkı sağladığını aktardı.
Pankreas Kanserinde Erken Tanı Ve Evreleme Önem Taşıyor
Pankreas kanseri ve pankreas çevresindeki bölgeyi ilgilendiren hastalıklarda erken tanının tedavi planlaması açısından belirleyici olduğunu vurgulayan Muhammedoğlu, yalnızca hastalığın tespit edilmesinin yeterli olmadığını, doğru evrelemenin de yapılması gerektiğini dile getirdi.
Özellikle pankreas kanseri şüphesiyle başvuran hastalarda farklı görüntüleme yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Muhammedoğlu, EUS’un bu süreçte önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti. Bazı küçük lezyonların standart görüntüleme yöntemlerinde veya manyetik rezonans (MR) incelemelerinde tespit edilmesinin güç olabildiğini ifade etti.
Muhammedoğlu, EUS yönteminin rolünü şu sözlerle anlattı: “Pankreas cerrahisinde EUS'un çok önemli bir rolü vardır. Erken tanı ve evreleme için çok önemlidir. Bazen MR'da bile küçük lezyonların tespit edilmesi zor olurken EUS'ta bu lezyonların gözden kaçma durumu çok düşük.”
EUS Ve ERCP Tanı Sürecinde Kullanılıyor
Doç. Dr. Bahtiyar Muhammedoğlu, pankreas kanseri şüphesi bulunan hastalarla safra yolu hastalığı olan kişilerin değerlendirilmesinde EUS ve ERCP işlemlerinin gerekli görülen durumlarda uygulandığını belirtti. HG Hospital bünyesinde gerçekleştirilen işlemlerin ardından, cerrahi tedaviye ihtiyaç duyup duymadığı değerlendirilen hastalar için tedavi planı oluşturulduğunu söyledi.
Hastaların yalnızca tanı işlemleri yapıldıktan sonra başka merkezlere yönlendirilmediğini ifade eden Muhammedoğlu, cerrahi tedavi gereken durumlarda operasyonların da aynı merkezde gerçekleştirilebildiğini aktardı. Muhammedoğlu, “Periampuller bölge hastalıkları, halk arasında pankreas kanseri ya da pankreas kanseri şüphesiyle gelen hastaların tanı ve tedavisinde çok önemli olan ERCP ve EUS endoskopik ultrasonografi işlemleri kliniğimizde rutin olarak gerekli hastalara yapılmaktadır.” dedi.
Merkezde endoskopik ve laparoskopik ameliyatların yanı sıra pankreas hastalıklarına yönelik açık ve kapalı cerrahi operasyonların da uygulandığını belirten Muhammedoğlu, tedavi yönteminin hastanın durumuna ve yapılan değerlendirmelere göre belirlendiğini kaydetti.
Cerrahi Karar Multidisipliner Değerlendirmeyle Veriliyor
Pankreas kanseri veya periampuller bölge tümörü şüphesi bulunan hastalarda tanı işlemlerinin tamamlanmasının ardından tedavi planlamasına geçildiğini anlatan Muhammedoğlu, multidisipliner değerlendirmenin önemine dikkat çekti. Tanı sürecinde elde edilen bulguların ilgili uzmanların katılımıyla ele alındığını ve cerrahi gerekliliğin bu değerlendirme sonucunda belirlendiğini söyledi.
EUS ve ERCP işlemlerinin aynı cerrahi merkezde yapılabilmesinin tanı ile tedavi arasındaki sürenin kısalmasına katkı sağladığını ifade eden Muhammedoğlu, “Aynı cerrahi klinikte ERCP, EUS işlemlerini yaparak tanıya hızlı ilerleyerek multidisiplinler konsey grubu ile bu cerrahi kararı alarak zaman kaybetmeden cerrahi tedaviyi uygulamak” gerektiğini belirtti.
Tanı İşlemleri Birkaç Gün İçinde Tamamlanabiliyor
Merkeze pankreas kanseri veya safra yolu hastalığı şüphesiyle başvuran hastaların, kesin bir tıbbi engel bulunmaması halinde hızlı biçimde hazırlandığını aktaran Muhammedoğlu, EUS ve ERCP işlemlerinin bir iki gün içerisinde tamamlanabildiğini söyledi.
Muhammedoğlu, uygulanan süreci şöyle açıkladı: “Hasta geldiği zaman eğer bir kesin kontrendikasyon olmadığı durumda hızlıca hazırlıyoruz. Bir iki gün içerisinde EUS, ERCP işlemlerini tamamlıyoruz. Eğer kanser şüphesi varsa biyopsi alıyoruz.”
Biyopsi alınmasına uygun olmayan durumlarda hastanın konsey tarafından değerlendirildiğini belirten Muhammedoğlu, cerrahi tedavi kararı verilmesi halinde sürecin mümkün olduğunca kısa tutulduğunu ifade etti. Uygun hastalarda nihai tedavi kararına en fazla bir hafta içerisinde ulaşmayı hedeflediklerini aktardı.
Bu sürelerin merkezdeki uygulama yaklaşımını yansıttığını belirten Muhammedoğlu, her hastanın klinik durumuna göre tanı ve tedavi sürecinin farklılaşabileceğine işaret etti.
Zaman Kaybı Tedavi Sonuçlarını Olumsuz Etkileyebilir
Pankreas hastalıkları ve periampuller tümör şüphesinde zaman kaybının tedavi sonuçlarını olumsuz etkileyebileceğini vurgulayan Muhammedoğlu, erken tanı, doğru evreleme ve uygun tedavinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Muhammedoğlu, “Pankreas hastalıkları, periampuller tümör şüphesi olan hastalıklar ne kadar zaman kaybederse o kadar sonuçlar kötü olacaktır” ifadelerini kullandı. Pankreas ve safra yolu hastalıklarından şüphelenilen kişilerin değerlendirme sürecini geciktirmemesi gerektiğini belirten Muhammedoğlu, tanı ve tedavinin koordineli biçimde yürütülmesinin önemini yineledi.

