Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde nesillerdir yetiştirilen Kırkağaç kavunu, yaz aylarında başlayan yolculuğunu kış mevsiminde de sürdürüyor. Hasat döneminin ardından doğrudan satışa sunulan ürünlerin yanı sıra dayanıklı olan kavunlar, ilerleyen aylarda tüketilmek üzere geleneksel depolama alanlarına taşınıyor.
Bu yıl yaklaşık 10 bin dekar alanda üretimi yapılan Kırkağaç kavununda 30 bin ton rekolte elde edildi. Ürünlerin bir bölümü hasat sonrasında satışa çıkarılırken, depolamaya uygun kavunlar çürük ve darbe ihtimaline karşı tek tek kontrol ediliyor. Sağlam olduğu belirlenen kavunlar, üreticiler tarafından iplerle bağlanarak depolarda tavana kurulan düzeneklere asılıyor.
Dikey Sistemle Daha Fazla Ürün Depolanıyor
Kavunların birbirine temas etmeden askıda tutulduğu dikey depolama yöntemi, hem ürünlerin hava almasını sağlıyor hem de depolama alanından daha fazla yararlanılmasına imkan veriyor. Kalın ve dayanıklı kabuğa sahip kavunlar, bu yöntem sayesinde aylar boyunca bozulmadan muhafaza edilebiliyor. Böylece ürün, kış aylarında aromasını ve lezzetini koruyarak tüketicilere ulaşıyor.
Kırkağaç’ta uzun yıllardır kavun yetiştiren Apti Kayacık, geleneksel depolama yönteminin alan açısından sağladığı avantajı anlattı. Kayacık, kavunların direkler üzerinde dikey biçimde saklandığını belirterek, “Kırkağaç’ımızda biz yıllardan beri kavunlarımızı bu şekilde depoluyoruz işte direk üzerinde. Direğin avantajı dikey depolama olduğu için yerden çok kazanç sağlıyor bize” dedi.
Kayacık, 100 metrekarelik alanda bu sistemle yaklaşık 35-40 ton kavun depolanabildiğini ifade etti. Kavunların yere serilerek saklanması halinde aynı alanda en fazla 5-6 ton ürün tutulabileceğini aktaran Kayacık, yatay depolamada 40-50 ton kavun için yaklaşık 500 metrekarelik alana ihtiyaç duyulacağını söyledi. Dikey sistemin ürünlerin hava almasını sağladığını belirten Kayacık, bunun kavunların dayanma süresini artırdığını kaydetti.
Kırkağaç Topraklarıyla Özdeşleşen Lezzet
Kendine özgü deseni, aroması ve dayanıklılığıyla bilinen Kırkağaç kavunu, 2008 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillendi. Ürün, geçtiğimiz yıl Avrupa Birliği’nden de coğrafi işaret aldı. Böylece Kırkağaç kavunu uluslararası alanda da tanınırlık kazandı.
Kırkağaç Ziraat Odası Başkanı Emin Özarı, kavunun ayırt edici özelliklerinin ilçenin toprak yapısıyla bağlantılı olduğunu belirtti. Özarı, farklı bölgelerde Kırkağaç kavunu tohumu kullanılarak üretim yapılmasına rağmen aynı lezzetin elde edilemediğini ifade etti.
Özarı, “Kırkağaç kavunumuzun özellikleri birinci özelliği dayanıklı olması. O da biraz önce söylediğim gibi bizim topraklarımızın yapısından kaynaklanan bir şey. İkincisi özelliği lif yapısının çok olması. Üçüncü özelliği aslında bu hepsinden önemli. Lezzeti, tadı, aroması” diye konuştu.
Kavunun başka coğrafyalarda yetiştirildiğinde aynı tat ve aromaya ulaşamadığını dile getiren Özarı, ürünün dayanıklılığı, lif yapısı ve lezzetiyle Kırkağaç’a özgü bir değer taşıdığını söyledi. Bölgenin toprak ve iklim özellikleriyle bütünleşen kavun, nesiller boyunca aktarılan üretim geleneğiyle ilçenin simgeleri arasında yer alıyor.
İhracat İçin Destek Çağrısı
Halen tamamen iç piyasada tüketilen Kırkağaç kavununun ihracat potansiyeli de gündemde bulunuyor. Emin Özarı, Avrupa Birliği coğrafi işareti bulunan ürünün uzun raf ömrü ve nakliyeye dayanıklı yapısı sayesinde Avrupa ülkelerine gönderilebileceğini belirtti.
Ege İhracatçılar Birliği’ne çağrıda bulunan Özarı, “Biz gereken desteği kendilerine veririz. Gelsinler kavunlarımıza baksınlar, incelesinler. Nakliyeye de dayanıklı kavunumuz. Raf ömrü de çok uzun. Rahatlıkla buradan Avrupa’ya gönderebilirler” ifadelerini kullandı.
Üretici Apti Kayacık ise depolardaki satışların şubat sonuna kadar sürdüğünü, alıcıların ürünleri depolardan parça parça çektiğini söyledi. Manisa’nın ilk Avrupa Birliği coğrafi işaretli tarım ürünü olan Kırkağaç kavunu, uygun saklama koşullarında kış boyunca sofralardaki yerini koruyor.

