Bina güvenliği ve deprem riski konusundaki hassasiyetin artmasıyla birlikte, kolon kesmenin suç olup olmadığı ve bu müdahaleyi yapanların hangi yaptırımlarla karşılaşabileceği yeniden gündeme geldi. İş yeri açmak, kullanım alanını genişletmek ya da tadilat yapmak amacıyla kolon ve kirişlere müdahale edilmesi, yapının taşıyıcı düzenini bozarak ciddi güvenlik sorunlarına yol açabiliyor.
Kolon kesildiğinden şüphelenilen binalarda teknik inceleme yapılması ve gerekli durumlarda yetkili kurumlara başvurulması önem taşıyor. Taşıyıcı sisteme yönelik işlemler, sıradan bir tadilat kapsamında değerlendirilmiyor.
Taşıyıcı Sisteme Müdahale Neden Tehlikeli?
Kolonlar, kirişler ve perdeler, binaların yük taşıma sisteminin temel unsurları arasında bulunuyor. Bu elemanlardan birinin kesilmesi, delinmesi, inceltilmesi veya projesine aykırı şekilde değiştirilmesi, yapının yük aktarım dengesini bozabiliyor.
Bu nedenle daire ya da iş yerinde daha fazla alan elde etmek için kolon kesilmesi, kirişe müdahale edilmesi veya taşıyıcı perdenin değiştirilmesi, yalnızca mülkiyet ya da kullanım hakkı çerçevesinde ele alınabilecek bir işlem değil. Yapının mevcut durumunun ve müdahalenin güvenliğe etkisinin teknik olarak incelenmesi gerekiyor.
Kolon Kesmenin İdari Yaptırımları
Kolon kesme eylemi için her olayda uygulanacak tek ve sabit bir ceza bulunmuyor. İşlemin ruhsata, ruhsat eki projelere ve imar mevzuatına aykırı olup olmadığına göre farklı idari yaptırımlar gündeme gelebiliyor.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi kapsamında, ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı imalat tespit edilmesi halinde yapı tatil edilebiliyor. Aykırılığın giderilmemesi durumunda ise yıkım süreci başlatılabiliyor.
İmar Kanunu’nun 42. maddesinde de ruhsatsız veya ruhsat eki etüt ve projelere aykırı yapılan yapılar için idari para cezaları öngörülüyor. Ceza miktarının belirlenmesinde yapının niteliği, aykırılığın kapsamı ve can ve mal güvenliğine yönelik tehdit oluşturup oluşturmadığı gibi unsurlar dikkate alınıyor.
Hapis Cezası Gündeme Gelebilir Mi?
Taşıyıcı sisteme müdahalenin sonuçları ağırlaştığında konu yalnızca idari para cezasıyla sınırlı kalmayabiliyor. Türk Ceza Kanunu’nun 170. maddesinde, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak şekilde bina çökmesine neden olan kişilere yönelik cezai düzenleme yer alıyor.
2025 sonunda yapılan değişikliklerle TCK’nın bina çökmesi ve çökme tehlikesine ilişkin hükümlerindeki yaptırımlar yeniden düzenlendi. TCK’nın 171. maddesinde ise taksirle bina çökmesine veya belirli koşullarda çökme tehlikesine neden olma fiili için hapis cezası öngörülüyor.
İnşaat veya yıkım çalışmaları sırasında insan hayatı ve beden bütünlüğü bakımından gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması da TCK’nın 176. maddesi kapsamında değerlendirilebiliyor.
Çökme, Ölüm Veya Yaralanma Halinde Sorumluluk
Kolon veya kiriş gibi taşıyıcı elemanlara yapılan müdahalenin ardından binanın kısmen ya da tamamen çökmesi halinde, olayın ortaya çıkardığı sonuçlar ceza sorumluluğunun belirlenmesinde önem kazanıyor. Ölüm veya yaralanma meydana gelmesi durumunda, olayın koşullarına göre daha ağır cezai sorumluluk gündeme gelebiliyor.
Müdahaleyi kimin yaptığı, işlemin hangi şekilde gerçekleştirildiği, çökme ile teknik bir bağlantı bulunup bulunmadığı ve kişinin eyleminde kast ya da taksir olup olmadığı; bilirkişi incelemeleri ve yargılama sürecinde değerlendiriliyor.
Kolon Kesildiğinden Şüpheleniliyorsa Ne Yapılmalı?
Bir binada taşıyıcı sisteme müdahale edildiği düşünülüyorsa, öncelikle durumun uzmanlar tarafından incelenmesi gerekiyor. Kolonun kesildiği, önemli ölçüde zayıflatıldığı ya da kiriş ve perdelerde projeye aykırı değişiklik yapıldığı yönünde şüphe varsa, müdahalenin bina güvenliğine etkisi yetkin bir inşaat mühendisi tarafından değerlendirilmelidir.
Şüpheli müdahaleyi kişilerin kendi imkanlarıyla düzeltmeye çalışması yerine teknik inceleme yaptırılması gerekiyor. Can ve mal güvenliği açısından acil risk bulunduğu düşünülüyorsa ilgili belediyeye ve diğer yetkili kurumlara başvurulmalı; gerekli incelemelerin yapılması sağlanmalıdır.

