Yeşilçam’ın usta oyuncusu Kadir İnanır, 26 Haziran’da tedavi gördüğü hastanede 77 yaşında hayatını kaybetti. Sanatçının vasiyetinin okunması için geçtiğimiz hafta perşembe günü görülmesi planlanan dava, bazı aile fertlerine tebligat ulaştırılamaması nedeniyle 17 Aralık saat 09.30’a ertelendi.
Beykoz Adliyesi’ndeki duruşmada Kadir İnanır’ın ağabeyi, yeğenleri ve Levent İnanır hazır bulundu. Avukat Hikmet Altun Kalem, toplam 28 mirasçı olduğunu açıkladı. Levent İnanır ise adres değişikliği yapanlar ve tatilde bulunanlar olduğunu belirterek, eksik katılımın aile üyelerinin sürece dahil olmak istemediği anlamına gelmediğini söyledi.
Vasiyet için hukuki süreç vurgusu
Levent İnanır, tüm aile fertlerinin Kadir İnanır’ın yeğeni olduğunu ve işlemlerin tamamlanacağını dile getirdi. 17 Aralık’taki duruşmaya katılım sağlanacağını ifade eden İnanır, tebligat ulaşmayan kişilerin bulunacağını ve gerekli vekaletlerin alınacağını belirtti. İnanır, bu süreci dayılarına karşı son görevleri olarak gördüklerini söyledi.
Sürecin 2018’den bu yana devam ettiğini anlatan Levent İnanır, dayısının ağır bir tedavi gördüğünü ve ilaç kullandığını ifade etti. Vasiyetin üç kez değiştirilmesini de soru işareti olarak değerlendiren İnanır, 2015’te hazırlanan vasiyetin 2022’de değiştirildiğini, ardından aynı tarihte yeniden düzenleme yapıldığını söyledi. Ailede farklı yaşlarda çok sayıda yeğen bulunduğunu ve bunların bir bölümünün yetim olduğunu da sözlerine ekledi.
Levent İnanır, daha sonra yaptığı açıklamada Kadir İnanır’ın aile üyelerine bir kol saati ya da kravat dahi bırakmadığını öne sürdü. Böyle bir kararın sağlıklı olduğu dönemde alınmış olabileceğine inanmadığını belirten İnanır, dayısının filmlerinden doğan telifler ile dedesinden kalan bazı miras paylarının Jülide Kural’a devredildiğini iddia etti. Tepkisinin yalnızca ekonomik mirasla ilgili olmadığını, ailenin tamamen dışarıda bırakılmasına kızdıklarını söyleyerek hukuki yollara başvuracaklarını açıkladı.
Neslihan Acar’dan tepki ve tehdit iddiası
Bu sözlerin ardından Levent İnanır’ın eski eşi Neslihan Acar sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. Kadir İnanır’ı yol gösteren, çok değerli bir sinema emekçisi olarak tanımlayan Acar; sanatçının barış, adalet ve eşitlik adına ortaya koyduğu yaşam biçiminin en büyük mirası olduğunu belirtti. Kadir İnanır’ın zor koşullarda dahi iradesini koruduğunu ifade eden Acar, kendisine ve evladına kattıkları için minnettar olduğunu söyledi.
Acar daha sonra eski eşi Levent İnanır tarafından tehdit edildiğini iddia etti. Levent İnanır’ın, 14 yıl önce kendisini darp ettiği fotoğraf üzerinden kendisini tehdit ettiğini ileri sürdü.
“Şiddeti ben uygulamadım”
Hakkındaki haberler ve kamuoyuna yansıyan iddialar üzerine açıklama yapan Levent İnanır, eski eşine şiddet uyguladığı yönündeki suçlamayı kesin bir dille reddetti. Söz konusu şiddetin kendisi tarafından uygulanmadığını savunan İnanır, olayı gerçekleştirdiğini söylediği kişinin kimliğini açıklamanın kendisini de yaralayacağını ve üzeceğini belirtti. Neslihan Acar’ın ileride yaşananlara ilişkin kendi iradesiyle konuşmak istemesi halinde bunun tamamen onun kararı olacağını ifade etti.
İnanır soyadını neden kullandığını anlattı
Gerçek soyadı “Arıca” olan Levent İnanır, Kadir İnanır’ın soyadını kullanmasına yönelik tartışmalara da yanıt verdi. Dayısının çocuğu olmadığını belirten İnanır, 11 yaşındayken Kadir İnanır’ın kendisini yanına aldığını söyledi. Dayısının annesinden, “Levent’i ben yetiştireyim, benim yanımda büyüsün, benim evladım gibi olsun” diyerek izin istediğini aktardı.
Kadir İnanır’ın kendisini büyüttüğünü ve okuttuğunu anlatan Levent İnanır, 23 yaşına kadar dayısıyla aynı evde yaşadığını belirtti. Hayata ilişkin pek çok şeyi ondan öğrendiğini söyleyen İnanır, “İnanır” soyadını kullanmasını da bizzat dayısının istediğini açıkladı. Bu soyadını yıllardır gururla taşıdığını ve hayatının sonuna kadar kullanmayı sürdüreceğini vurguladı.
Sağlık süreciyle ilgili sözlerini açıkladı
Levent İnanır, Kadir İnanır’ın sağlık durumuna ilişkin önceki ifadelerine de açıklık getirdi. Dayısına “bilinçsiz” demenin kimsenin haddi olmadığını belirten İnanır, anlatmak istediğinin ağır hastane sürecinin zaman zaman bilinci etkilemesi olduğunu söyledi. Kadir İnanır’ın beynine üç kez pıhtı attığını ve ağır ilaçlar kullandığını ifade eden İnanır, ailece çok zor günler yaşadıklarını dile getirdi.
Bu dönemin ağırlığını anlatmak amacıyla bir örnek de veren İnanır, Kadir İnanır’ın bir gece hemşirelerden takım elbisesini isteyerek galaya gitmesi gerektiğini söylediği üzücü bir olay yaşandığını aktardı. Dayısının kendisi için yalnızca bir aile büyüğü değil, onu yetiştiren ve hayatında özel bir yere sahip kişi olduğunu vurguladı.
Önlerinde hukuki bir süreç bulunduğunu hatırlatan Levent İnanır, sürecin herkes açısından hakkaniyetli, sağduyulu ve adil biçimde ilerlemesini diledi. Geçmişte yapılan ve gelecekte gündeme gelebilecek açıklama ve iddialara ilişkin bütün hukuki haklarının saklı olduğunu da bildirdi.

