Marmara’nın Derinliklerinden Güneş Gözlüklerine Uzanan Dönüşüm

Marmara Denizi’nde deniz canlılarını tehdit eden ve 55 metre derinlikten çıkarılan hayalet ağlar, geri dönüşüm sürecinin ardından özel tasarım güneş gözlüklerinin çerçevelerinde kullanılacak. Gözlüklerin iç kısmında, kullanılan ağın çıkarıldığı koordinat ve derinlik bilgileri yer alacak.

Marmara’nın Derinliklerinden Güneş Gözlüklerine Uzanan Dönüşüm

Marmara Denizi’nin dibinde kaybolan ya da terk edilen balık ağları, deniz canlıları için oluşturduğu tehdidin ardından farklı bir amaçla yeniden kullanılacak. Denizden çıkarılan ve doğada yaklaşık 200 yıl boyunca çözünmeden kalabilen bu ağlar, geri dönüşüm sürecinden geçirilerek özel tasarım güneş gözlüklerinin çerçevelerine dönüştürülecek.

DP World tarafından yapılan açıklamaya göre şirket, “hayalet ağlar” olarak adlandırılan kayıp veya terk edilmiş balık ağlarının Marmara Denizi’nden temizlenmesi ve elde edilen malzemenin yeniden değerlendirilmesi amacıyla Deniz Yaşamını Koruma Derneği ile iş birliği yaptı.

Ağların Konumu Teknoloji Ve Yerel Bilgiyle Belirleniyor

Proje kapsamında Deniz Yaşamını Koruma Derneği ekipleri, deniz tabanında bulunan terk edilmiş ağların yerini çeşitli kaynaklardan yararlanarak tespit ediyor. İhbarlar, teknoloji, deniz haritaları ve yerel bilgi birikimi, ağların belirlenmesinde kullanılan başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

Konumları belirlenen ağlar, ekipler tarafından deniz tabanından dikkatli ve titiz bir çalışmayla çıkarılıyor. Özellikle İstanbul ve Adalar çevresindeki derin sularda sürdürülen operasyonlarda, 50 metrenin üzerindeki derinliklerde bulunan bazı ağlara ulaşıldı. Adalar açıklarında yürütülen çalışmalardan birinde ise 55 metre derinlikteki bir ağ denizden çıkarıldı.

Operasyonlar sırasında çıkarılan ağların ağırlığı, boyutu ve bulunduğu konum kayıt altına alınıyor. Bu veriler, kaybolan av araçlarının deniz tabanında hangi bölgelerde biriktiğinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlıyor.

800 Kilograma Yakın Ağın Çıkarılması Hedefleniyor

Proje çerçevesinde Adalar çevresindeki deniz tabanından 1000 metrekarenin üzerinde ağ çıkarılması planlanıyor. Yaklaşık 800 kilogram olması beklenen bu miktar, küçük bir otomobilin ağırlığını aşıyor.

Çıkarma operasyonlarından birinde, deniz yüzeyine taşınan malzemeler arasında üç vatoz yumurta kesesi de bulundu. Ekipler, keseleri fark ettikten sonra yeniden denize bıraktı.

Hayalet Ağlar Güneş Gözlüğü Çerçevesine Dönüşecek

Denizden çıkarılan ağlar, geri dönüşüm işlemlerinin ardından plastik granüllere dönüştürülecek. Elde edilen granüller, özel tasarım güneş gözlüklerinin çerçevelerinin üretiminde kullanılacak.

Projeyi farklı kılan unsurlardan biri de gözlüklerin üzerinde yer alacak bilgiler olacak. Her gözlüğün çerçevesinin iç kısmına, üretimde kullanılan ağın denizden çıkarıldığı koordinatlar ile derinlik bilgisi işlenecek. Böylece daha önce deniz tabanında bulunan bir malzeme yeni bir ürüne dönüşürken, geldiği yere ilişkin bilgiyi de üzerinde taşıyacak.

Çalışma yalnızca ağların denizden çıkarılması ve geri dönüştürülmesiyle sınırlı kalmayacak. Proje kapsamında balıkçı topluluklarıyla farkındalık faaliyetleri de yürütülecek. Bu faaliyetlerle av araçlarının kaybolmasının veya terk edilmesinin önlenmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.

DP World Avrupa Sürdürülebilirlikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Nicholas Mazzei, hayalet ağların kaybolduktan uzun süre sonra dahi deniz yaşamı için tehdit oluşturmayı sürdürdüğünü belirtti.

Mazzei, “Bu proje, söz konusu ağları sudan çıkarıyor ve malzemeyi tamamen farklı bir amaçla değerlendiriyor. Deniz tabanından çıkarılan bir ağı güneş gözlüğüne dönüştürmek, yeniden kullanım fikrini son derece somut hale getiriyor. Her gözlüğün içine ağın bulunduğu konumun işlenmesi ise ürünle geldiği yer arasında bir bağ kuruyor.” ifadelerini kullandı.

Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı ise denizlerin korunmasının iş birliği gerektirdiğini vurguladı. Narcı, özel sektöre bu alanda önemli bir rol düştüğünü belirterek DP World ile kurulan ortaklığın Marmara Denizi’nin sağlığı üzerinde daha büyük ve kalıcı bir etki yaratmalarını sağladığını ifade etti.