Martı Tag Davasında İ̇stinaftan Yeni Karar: Uygulama Kapatılacak Mı?

Martı TAG ile taksi odaları arasındaki haksız rekabet davasında istinaf mahkemesi, 23 Ekim 2026'da ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak asıl ve birleşen davaların reddine hükmetti. Karar, Martı TAG aleyhine verilen önceki hükmü değiştirdi; ancak uygulamanın tüm hukuki koşulları yalnızca bu dava üzerinden değerlendirilemiyor.

Martı Tag Davasında İ̇stinaftan Yeni Karar: Uygulama Kapatılacak Mı?

Paylaşımlı yolculuk hizmeti Martı TAG hakkında taksi odalarıyla yaklaşık dört yıldır devam eden hukuki süreçte yeni bir karar çıktı. İstinaf mahkemesi, Martı tarafının başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesinin 24 Haziran 2026 tarihli kararını kaldırdı. Mahkeme, asıl dava ile birleşen davanın reddine karar verdi.

Karar, Martı TAG hizmetinin haksız rekabet oluşturduğu yönündeki önceki hükmün geçerliliğini ortadan kaldırdı. Bununla birlikte, istinaf mahkemesinin belirli davalar kapsamında verdiği bu kararın, uygulamanın faaliyetleriyle ilgili bütün hukuki ve idari koşulların ortadan kalktığı anlamına gelmediği vurgulanıyor.

İstinaf Mahkemesi Nasıl Karar Verdi?

İstinaf mahkemesi, davalı Martı tarafının başvurusunu kabul etti. Davacı taksi odalarının istinaf başvuruları ise esastan reddedildi. İlk derece mahkemesinin hükmünü kaldıran mahkeme, ardından asıl dava ve birleşen dava hakkında yeniden değerlendirme yaptı.

Bu değerlendirme sonucunda her iki davanın da reddine hükmedildi. Birleşen dosya olarak görülen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/820 esas sayılı davası da karar kapsamında yer aldı. Ayrıca davacıların, her iki dava bakımından ayrı ayrı 45 bin lira vekâlet ücreti ödemesine karar verildi.

Uyuşmazlık Hangi İddia Üzerinden Yürütüldü?

Taksici odaları ile Martı TAG arasındaki davalar, paylaşımlı yolculuk hizmetinin haksız rekabet oluşturduğu iddiası üzerine açıldı. Davacı taksi odaları, Martı TAG hizmetinin sunulmasının önlenmesini talep etti.

İlk derece mahkemesi 24 Haziran 2026'da bu iddiayı kabul ederek Martı TAG hizmetinin haksız rekabet oluşturduğuna karar vermişti. Aynı kararda, hizmetin sunulmasının önlenmesine hükmedilmişti. Ancak uygulamaya derhal erişim engeli getirilmesi yönündeki talep kabul edilmemişti.

Martı tarafının bu karara yaptığı istinaf başvurusu sonrasında dosya yeniden incelendi. 23 Ekim 2026 tarihli kararla ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırıldı ve davalar reddedildi. Böylece önceki haksız rekabet kararının yerine istinaf mahkemesinin yeni hükmü geçti.

Martı TAG Kapatılacak Mı?

İstinaf mahkemesinin davaları reddetmesi, bu dosyalar bakımından Martı TAG hizmetinin sunulmasının önlenmesine ilişkin önceki hükmün artık geçerli olmadığı anlamına geliyor. Ancak bu durum, uygulamanın faaliyetleriyle ilgili bütün hukuki şartların kendiliğinden ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmamalı.

Taşımacılık faaliyetleri bakımından yürürlükte olabilecek diğer mevzuat, ruhsatlar ve idari düzenlemeler ayrıca değerlendirilmesi gereken konular arasında bulunuyor. Bu nedenle yalnızca istinaf kararına dayanarak uygulamanın bütün yönleriyle sınırsız biçimde faaliyet gösterebildiği ya da farklı bir idari işlemin söz konusu olamayacağı sonucuna varılamıyor.

Karar Sürücüleri Ve Yolcular İçin Ne İfade Ediyor?

Karar, Martı TAG'ın haksız rekabet iddiasıyla karşı karşıya olduğu davaların sonucunu değiştirmesi nedeniyle sürücüler ve yolcular açısından önem taşıyor. Şirketin kurucusu Oğuz Alper Öktem, kararı paylaşımlı yolculuk sisteminin tamamen yasal olduğunun kabulü şeklinde değerlendirdi.

Buna karşılık, belirli davaların reddedilmiş olması her sürücünün her koşulda yolcu taşıyabileceği yönünde sınırsız bir izin anlamına gelmiyor. Sürücülerin faaliyetleri, yürürlükteki mevzuat ve kendileri için geçerli olabilecek şartlar çerçevesinde ele alınmalı. Yolcular açısından uygulamanın kullanılabilirliği ile taşımacılık faaliyetlerine ilişkin tüm hukuki düzenlemeler de birbirinden ayrı konular olarak değerlendirilmeli.

Taksici Odaları Yeni Başvuru Yapabilir Mi?

Kararın kesinleşme durumu ve gerekçeli kararın tamamı, bundan sonraki hukuki adımların değerlendirilmesi açısından önem taşıyor. Mevcut karar, istinaf mahkemesinin Martı tarafının başvurusunu kabul ettiğini, ilk derece hükmünü kaldırdığını ve asıl dava ile birleşen davayı reddettiğini ortaya koyuyor.

Sonraki olası kanun yolu işlemleri ise kararın niteliği ve usul hükümleri doğrultusunda değerlendirilecek. Uyuşmazlığın mevcut aşamasındaki temel nokta, 24 Haziran 2026 tarihli ilk derece mahkemesi kararının artık geçerli hüküm olmaması. Kararın kesinleşme süreci ile taşımacılık faaliyetlerine uygulanabilecek diğer mevzuata ilişkin gelişmelerin takip edilmesi gerekiyor.