Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 52 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırısının başlıca planlayıcısı olarak aranan Mihraç Ural, Suriye sınırından kaçmaya çalışırken yakalandı. Türkiye’nin kırmızı listesinde bulunan Ural’ın, Suriye istihbaratı ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın ortak çalışması sonucunda ele geçirildiği bildirildi.
Mihraç Ural, Reyhanlı saldırısının yanı sıra Suriye’deki Banyas ve El Beyda köylerinde düzenlenen katliamlarla da anılıyor. Ural’ın, aynı yıl bu bölgelerde 92’si çocuk olmak üzere en az 458 sivilin infaz edildiği rejim yanlısı milislerin başında bulunduğu belirtildi.
Ural’ın yakalanması, Suriye’de rejimin çökmesinin ardından bölgede yaşanan gelişmeler kapsamında dikkat çeken bir adım olarak değerlendiriliyor. Uzun süredir Türkiye tarafından aranan Ural’ın sınırdan çıkmaya çalışırken ele geçirilmesi, hakkında yürütülen takip sürecinin sonuçlanması açısından önem taşıyor.
Esed Ailesiyle Bağ Kurdu
1982 yılında Türkiye’den Suriye’ye firar eden Mihraç Ural, eşinin akrabalığı üzerinden Esed ailesiyle yakın ve güçlü bağlar kurdu. Daha sonra “Suriye Direnişi” adlı silahlı örgütü kuran Ural, rejim yanlısı yapılanmalar içinde öne çıkan isimlerden biri haline geldi.
Ural’ın, kurduğu silahlı yapı üzerinden Suriye içinde ve sınır ötesinde sivilleri hedef alan kanlı eylemleri organize ettiği aktarıldı. Bu süreçte, rejimin en kanlı tetikçilerinden biri olarak tanımlanan Ural, yıllar boyunca Türkiye’de ve Suriye’de işlenen saldırılarla bağlantılı olarak arandı.
Yardımcısı Daha Önce Yakalanmıştı
Rejimin çökmesinin ardından Mihraç Ural’ın yakın çevresinde de çözülmeler yaşandı. Bu süreçte ilk olarak Ural’ın yardımcısı Cemal Trablusi ele geçirildi. Trablusi’nin yakalanmasının ardından, sınırı geçerek kaçmaya çalışan Mihraç Ural’ın da Suriye istihbaratı ve MİT’in ortak çalışmasıyla yakalandığı bildirildi.
Ural’ın ele geçirildiği haberinin duyulmasının ardından, yıllar önce katliam emri verdiği belirtilen El Beyda köyündeki camilerden tekbir sesleri yükseldiği aktarıldı. Reyhanlı saldırısı ile Banyas ve El Beyda’daki katliamlarla ilişkilendirilen Ural’ın yakalanması, bölgede güvenlik dengeleri bakımından kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

