Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül’ün Yeni Parti ile ilişkisinin sona erdiği bildirildi. Sarıgül, kendisi ve ailesi hakkında yürütülen soruşturma nedeniyle partisinin tartışmaların odağına çekilmesini istemediğini belirterek parti üyeliğinden ayrıldı.
Sarıgül, soruşturma sonuçlanıncaya kadar parti üyeliğini askıya almak için Yeni Parti’nin yetkili organlarına başvuracağını daha önce açıklamıştı. Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre de Sarıgül’ün kararını parti yönetimiyle paylaştığını, mevcut durumda milletvekilinin partiyle ilişkisinin bulunmadığını duyurmuştu.
30 Ekim 2026’da yayımlanan bilgilere göre Sarıgül, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına istifa dilekçesi verdi. Dilekçede, 28 Ekim 2026 itibarıyla Yeni Parti Grubu üyeliğinden istifa ettiği belirtildi. Böylece daha önce üyeliğin geçici olarak askıya alınması şeklinde gündeme gelen süreç, parti grubundan ayrılma kararıyla sonuçlandı. Sarıgül’ün milletvekilliği ise devam ediyor.
Sarıgül’ün Ayrılık Gerekçesi Soruşturma Oldu
Mustafa Sarıgül’ün parti kararının temelinde, kendisi ve ailesi hakkında 16 Ekim 2026’da başlayan soruşturma bulunuyor. Sarıgül, soruşturmayla ilgili kamuoyunda çok sayıda iddia ve yorumun gündeme geldiğini, bunların bir bölümünün gerçeği yansıtmadığını savundu.
Partisinin söz konusu tartışmalar nedeniyle zarar görmesini istemediğini ifade eden Sarıgül, soruşturmanın siyasi tartışmaların parçası haline gelmemesi gerektiğini belirtti. Sürecin hukuk çerçevesinde yürütülmesini isteyen Sarıgül, herhangi bir ayrıcalık talep etmediğini, adalet ve hakkaniyet beklediğini açıkladı.
Sarıgül, soruşturma kapsamında kendisine ve ailesine yöneltilen iddiaları kabul etmediğini de bildirdi. Açıklamalarında kamuoyunda bilgi kirliliği oluştuğunu savunan Sarıgül, soruşturma tamamlanmadan peşin hüküm verilmemesi gerektiğini vurguladı. Sarıgül’ün açıklamasında, “Adalet tecelli edecek ve ben partime döneceğim” ifadesini kullandığı aktarıldı.
Yeni Parti Yönetiminden Açıklama
Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Sarıgül’ün kararını birkaç gün önce parti yönetimine ilettiğini açıkladı. Emre, Sarıgül’ün hakkında yürütülen soruşturma nedeniyle partinin tartışmaların merkezine çekilmesini istemediğini belirtti. Parti yönetiminin bu yaklaşımı olumlu karşıladığı ifade edildi.
Emre ayrıca soruşturma kapsamında gündeme gelen iddialar açıklığa kavuştuktan sonra Sarıgül’ün durumunun yeniden değerlendirilebileceğine işaret etti. Ancak Sarıgül’ün Yeni Parti’ye yeniden dönüp dönmeyeceği konusunda şu aşamada kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.
Soruşturma Kapsamındaki İddialar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, yurt içinde ve yurt dışında kurulan şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüksek miktardaki paraların aklandığı ve bazı fonlara yasal görünüm kazandırıldığı yönündeki iddiaları kapsıyor. Soruşturmanın, Alman vatandaşı K.P. ile M.B.’nin şikâyetleri üzerine başlatıldığı bildirildi.
Şikâyetlerde 80 milyon avroluk bir sözleşme düzenlendiği, 100 milyon avroluk havale gerçekleştirildiği ve 1 milyar avroluk fonun kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vadedildiği öne sürülüyor. Ayrıca 1,5 milyon avroluk tekne satışına ilişkin bir işlem de soruşturma kapsamında inceleniyor. Bu başlıkların tamamı soruşturma dosyasındaki iddialardan oluşuyor ve yargı kararıyla kesinleşmiş suç tespiti niteliği taşımıyor.
Soruşturmanın farklı aşamalarında Mustafa Sarıgül’ün oğulları Ömer Sarıgül ve Emir Sarıgül’ün de aralarında bulunduğu bazı şüpheliler hakkında tutuklama kararı verildi. 30 Ekim 2026’da gözaltına alınan sekiz şüphelinin İstanbul Adliyesine sevk edildiği bildirildi. Başka bir operasyonda ise gözaltı kararı bulunan 11 kişiden 10’unun yakalandığı, bir kişinin yurt dışında olduğunun belirlendiği aktarıldı.
Sarıgül İddiaları Reddediyor
Mustafa Sarıgül, kendisi ve ailesi hakkında gündeme gelen iddiaların asılsız olduğunu belirterek bunları kabul etmediğini açıkladı. Soruşturma dosyasında gizlilik ve kısıtlama kararı bulunduğunu ifade eden Sarıgül, bazı yayın ve paylaşımların kişilik haklarına zarar verdiğini savundu.
Sarıgül, soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiğini veya yanıltıcı bilgi yaydığını düşündüğü kişiler hakkında avukatları aracılığıyla hukuki yollara başvuracağını bildirdi. Dosyada yer alan cinsel saldırı iddiasının ise ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yönlendirileceği aktarıldı. Bu iddia da soruşturma aşamasında bulunuyor ve kesinleşmiş bir suç tespiti olarak değerlendirilmiyor.

