Osman Bektaş’tan İ̇stanbul Depremi İ̇çin Süre Ve Frekans Uyarısı

Prof. Dr. Osman Bektaş, İstanbul ve İzmit’in aynı deprem sırasında farklı biçimlerde sallanabileceğini belirterek fayın kırılma şekli, sarsıntının süresi, frekansı ve Marmara’nın zemin yapısına dikkat çekti.

Osman Bektaş’tan İ̇stanbul Depremi İ̇çin Süre Ve Frekans Uyarısı

Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Bölgesi’ndeki deprem riskinin yalnızca depremin büyüklüğü üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Bektaş, İstanbul ile İzmit’in deprem sırasında neden farklı şekilde sallanabileceğine ilişkin değerlendirmelerini sosyal medya hesabından paylaştı.

2025’te meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Silivri depreminden örnek veren Bektaş, fayın kırılma biçiminin ve Marmara’nın zemin özelliklerinin yer hareketinin niteliği üzerinde etkili olabileceğini ifade etti. Fayın daha yavaş ve segmentli şekilde kırılmasının, bölgedeki sarsıntının frekans içeriğini değiştirebileceğini kaydetti.

Sarsıntının Süresi Ve Frekansı Önem Taşıyor

Bektaş’a göre Marmara’nın kalın genç sediman örtüsü, deprem sırasında oluşan yer hareketinin özelliklerini etkileyebilir. Özellikle uzun periyotlu hareketlerin, yüksek ve esnek İstanbul yapıları bakımından önem taşıdığını belirten Bektaş, yapıların farklı yüksekliklere sahip olması nedeniyle sarsıntıdan aynı biçimde etkilenmeyebileceğine işaret etti.

Deprem tehlikesinin değerlendirilmesinde yer hareketinin hangi frekansta gerçekleştiği ve ne kadar sürdüğünün de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Bektaş, yalnızca büyüklük değerine odaklanılmasının yeterli olmayacağını savundu. Bu kapsamda fayın özelliklerinin yanı sıra Marmara’daki zemin yapısının da değerlendirmeye katılması gerektiğini belirtti.

Bektaş, özellikle kalın sediman tabakasının sarsıntının yapılar üzerindeki etkisinde rol oynayabileceğini ifade etti. Aynı deprem sırasında farklı bölgelerde ve farklı yapı türlerinde hissedilen hareketin değişebilmesinde, fayın hareket biçimi ile zeminin özelliklerinin etkili olabileceğini dile getirdi.

Marmara Fayı Ve Sürünme Değerlendirmesi

Osman Bektaş, bir diğer paylaşımında Marmara Fayı’nın hareket biçimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fay hareketi için gereken gerilmenin, sağlam kayayı kırmak için gereken dayanımdan çok daha düşük olduğunu belirten Bektaş, Anadolu Levhası’nın batıya doğru hareket ederken yer kabuğundaki zayıf kırık güzergâhlarından biri olan Kuzey Anadolu Fayı’nı kullandığını ifade etti.

Bektaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Deprem oluşturacak fay hareketi için gereken gerilme, sağlam kayayı kırmak için gereken dayanımdan çok daha düşüktür. Bu nedenle batıya kaçan Anadolu Levhası, San Andreas gibi, yer kabuğundaki zayıf kırık güzergâhlarından biri olan KAF'ı kullanmıştır. Ek olarak,Marmara'nın derinden yükselen akışkanlar fay zonunu daha zayıflatarak creep'i (sürünme) ve M7'den küçük depremlerle enerji boşalımını daha da kolaylaştırdı. ÖZET: Fay zor kayarsa, M7 den büyük deprem; Fay kolay kayarsa daha küçük deprem ve creep.”

Bektaş’ın değerlendirmesinde, fayın hareket etme biçimi ile deprem sırasında ortaya çıkan enerjinin nasıl boşalacağı arasındaki ilişkiye dikkat çekildi. Buna göre fayın zor kayması, M7’den büyük bir deprem olasılığıyla; daha kolay kayması ise daha küçük depremler ve sürünme hareketiyle ilişkilendiriliyor.