Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde birbirine yaklaşık 1,5 kilometre mesafede bulunan Mizmil Gölü ile Bağlama Gölü, barındırdığı nilüfer çiçekleri ve su canlılarıyla dikkat çekiyor. Ancak göl kıyılarına bırakılan plastik şişe, poşet ve diğer atıklar, doğal alanların korunması konusunda endişeye neden oluyor.
Evri Pınarbaşı Mahallesi sınırlarındaki Mizmil Gölü ile Çöçeli Mahallesi’nde bulunan Bağlama Gölü’nde sarı ve beyaz nilüfer çiçeklerinin yanı sıra farklı kuş türleri, yabani ördekler, karabataklar ve küçük balıklar yaşamını sürdürüyor. Mahalle muhtarları ve bölge sakinleri, göllerin temizlenmesi, çevrelerinin düzenlenmesi ve doğal yapılarının korunması için yetkililere çağrıda bulunuyor.
Mizmil Gölü’nde Bakım Ve Temizlik Talebi
Evri Pınarbaşı Mahalle Muhtarı Yahya Yurdabakan, geçmiş yıllarda kuruyan Mizmil Gölü’nün yağışların ardından yeniden su tuttuğunu, ancak göl çevresinde yeterli bakım ve düzenleme yapılmadığını söyledi. Yurdabakan, ilgili kurumlara başvurduklarını ancak olumlu bir sonuç alamadıklarını belirtti.
Gölün temizlenmesini, çevresinin düzenlenmesini ve tel örgü içerisine alınmasını isteyen Yurdabakan, “Burası Mizmil Gölü. Türkiye’de iki yerde bu nilüfer çiçekleri var. Biz de önceki sene bu gölümüz kurumuştu. Cenab-ı Allah bir rahmet verdi, bolluk yağış verdi. Gölümüz eski seviyesine geldi. Ama ne yazık ki hiçbir bakımı yok, çevre düzenlemesi yok.” ifadelerini kullandı.
Yurdabakan, gölün mesire veya piknik alanı olarak değerlendirilebileceğini ve kontrollü biçimde turizme kazandırılmasını istediklerini dile getirdi. Ziyaretçilerin uyarılara rağmen yiyecek ve içecek ambalajlarını çevreye bıraktığını belirten muhtar, düzenli temizlik yapılması gerektiğini kaydetti.
Nilüferlerin güneş ışığıyla açıldığını, akşam saatlerinde ise kapandığını anlatan Yurdabakan, göl çevresinde farklı kuş türleri ve yabani ördeklerin de görüldüğünü söyledi.
Gölün Kurumasıyla İlgili Farklı Değerlendirme
Bölge sakinlerinden Ökkeş Yordam da Mizmil Gölü’nün uzun yıllardır mahalle yaşamının bir parçası olduğunu belirtti. Yordam, büyüklerinden duyduklarına göre gölün geçmişinin yaklaşık 300 yıla dayandığını ifade etti.
Gölün geçmişte kurumasının nedenine ilişkin kendi değerlendirmesini paylaşan Yordam, Gaziantep’in içme suyu ihtiyacına yönelik açıldığını söylediği kuyuların su seviyesini etkilediğini öne sürdü. Yordam, “Tarihi bir göl burası atamdan dedemizden duyduğumuz 300 yıla dayanan bir göl. Maalesef Gaziantep’e içme suyu için 42 adet kuyu vuruldu. Ondan dolayı burası 4 yıl kurumuştu. Son bir buçuk yıldır depremden sonra yeniden doldu.” dedi.
Haberde, kuyularla gölün kuruması arasında kurulan neden-sonuç ilişkisini doğrulayan bağımsız bir hidrojeolojik inceleme veya resmî tespit bulunmadığı belirtildi.
Bağlama Gölü’nde De Aynı Sorun Gündemde
Çöçeli Mahallesi’ndeki Bağlama Gölü de nilüfer çiçekleri, kuşlar, ördekler ve küçük balıklarıyla doğal yaşam açısından öne çıkıyor. Çöçeli Mahalle Muhtarı Murat Sımsık, gölün doğal bitki örtüsü ve canlı çeşitliliği bakımından önemli olduğunu söyledi.
Sımsık, mahalle sakinleri olarak gölü korumaya çalıştıklarını ancak dışarıdan gelen bazı ziyaretçilerin çevreye çöp bırakmasının sorun oluşturduğunu ifade etti. Gölün kamuya açık olduğunu hatırlatan Sımsık, vatandaşların alanı ziyaret edebileceğini, ancak doğal çevrenin temiz tutulması gerektiğini vurguladı.
“Burası bizim Bağlama Gölü’müz ve şu an doğal endemik tür çiçeklerin barındığı ve doğal küçük renkli balıkların olduğu bir göl. Yani doğasıyla güzel, muhteşem bir yer. Kuşlar var, ördekler var. Bunları biz elimizden geldiğince koruyoruz.” diyen Sımsık, ziyaretçilerin bıraktığı atıklardan rahatsız olduklarını belirtti.
Nilüferlerin Koparılmaması İsteniyor
Muhtarlar ve vatandaşlar, göllerde bulunan nilüfer çiçeklerinin koparılmaması ve suya ya da kıyılara atık bırakılmaması gerektiğini söylüyor. Sımsık, çiçeklerin koparılmasına ilişkin cezalar bulunduğunu ifade ederek çevrenin korunması çağrısı yaptı.
Bölge sakinleri, Mizmil ve Bağlama göllerinin temizlenmesini, çevre düzenlemelerinin yapılmasını ve doğal yaşamın korunmasına yönelik adımlar atılmasını bekliyor. Göllerin doğa turizmine kazandırılması talep edilirken, yapılacak düzenlemelerde nilüferler, kuşlar ve sucul canlıların yaşam alanlarının gözetilmesi isteniyor.

