Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Atatürk ve Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi’nin (AÇASAM) devlet arşivlerinde yürüttüğü çalışmalar, 1915 Çanakkale Muharebeleri’nin insani yönünü ortaya koyan dikkat çekici bir belgeyi gün yüzüne çıkardı. Araştırmacılar, harp ceridelerinde yer alan kayıtları inceleyerek 2’nci Kerevizdere Muharebeleri sırasında yaşanan bir olayı belgeledi.
Belgelere göre Türk keşif kolu, muharebe hattında hareketsiz halde yatan yaralı bir İngiliz askerini buldu. Yürüyemeyecek durumda olan asker, keşif kolu komutanı tarafından sırtında taşınarak Türk mevzilerine getirildi. Sargı yerinde sedye bulunmaması üzerine alay karargahından sedye getirildi ve yaralı asker hastaneye sevk edildi.
Olay 15 Temmuz Gecesi Yaşandı
Olay, 13 Temmuz 1915’te en sol kanatta gerçekleşen taarruzun ardından yaşandı. Nelson Taburu’nun hedefe ulaşamadığı ve ağır kayıplar vererek geri çekildiği harekâttan üç gün sonra, 15 Temmuz gecesi Türk keşif kolu muharebe hattında bir İngiliz askeriyle karşılaştı.
AÇASAM Müdürü Dr. İsmail Sabah, harp ceridesine yansıyan olayın Çanakkale Muharebeleri’nin sıcak çatışma ortamında Türk askerinin yaralı halde karşılaştığı düşman askerine yönelik merhametini gösterdiğini belirtti.
Dr. Sabah, “Harp ceridesine yansıyan bu hikaye, Çanakkale Muharebeleri esnasında Türk askerinin yaralı halde tesadüf ettiği düşman askerine karşı merhametini göstermesi açısından oldukça önemli ve kıymetli bir belge olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.
Yaralı Askerin Kimliği Belgelerle Belirlendi
Türk ve İngiliz belgelerinin karşılaştırılması sonucunda, yaralı askerin Nelson Taburu’ndan Deniz Başçavuş Arthur Hunt olduğu tespit edildi. Hunt’ın ifadelerine göre, muharebenin ardından yaralı şekilde siperler arasındaki boşlukta iki gün boyunca baygın kaldı.
Karanlıkta İngiliz hatlarına döndüğünü düşünerek ilerleyen Hunt, farkında olmadan Türk siperlerine doğru yöneldi. Türk keşif kolu tarafından bulunan İngiliz başçavuş, önce sargı yerine götürüldü. Burada sedye bulunamaması üzerine alay karargahından sedye getirildi ve Hunt hastaneye nakledildi.
Dr. Sabah’ın aktardığı bilgilere göre Arthur Hunt, daha sonra Soğanlıdere’ye götürüldü. Ardından Tekirdağ Hastanesi’ne sevk edilen Hunt, sonrasında İstanbul üzerinden Yozgat’taki esir kampına gönderildi.
“Merhamet Duygusundan Uzaklaşmadılar”
ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, savaşın kahramanlıklarını ve manevi boyutlarını gelecek nesillere aktarmanın üniversitenin temel amaçları arasında bulunduğunu söyledi.
Erenoğlu, Türk Müslüman askerlerinin savaş ortamında dahi merhamet duygusundan uzaklaşmadığını ve esirlere insani davrandığını vurguladı. Üniversitenin bu tür araştırmalarla elde ettiği bulguları sempozyum, panel ve bildiriler aracılığıyla farklı yaş gruplarına ve halka anlatmayı sürdüreceğini belirtti.
ÇOMÜ Rektörü, araştırma merkezinin devlet arşivlerindeki tarama çalışmalarını da kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti.
Dr. Sabah ise Çanakkale’de Türk askerinin vatan savunması yaparken dahi düşmanına merhamet gösterdiğine dikkat çekti. Sabah, “Türk askeri 1915 yılında vatan müdafaası gerçekleştirirken düşmanına dahi merhametini göstermiş, onu sırtında taşıyarak sargı yerine ulaşmasını ve böylelikle tedavi edilmesini sağlamıştı” ifadelerini kullandı.

