Sel sularının ardından alüvyonla toprağa gömülen üç katlı binanın yalnız çatısı kaldı

Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde 11 Ağustos 2021’de yaşanan sel felaketinin ardından alüvyonların altında kalan üç katlı binanın yalnızca çatısı dışarıda kaldı. Bayramgazi köyündeki yapı, bölgeye gelenlerin ilgisini çekiyor.

Sel sularının ardından alüvyonla toprağa gömülen üç katlı binanın yalnız çatısı kaldı

Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde 11 Ağustos 2021’de meydana gelen büyük sel felaketinin izleri, aradan geçen zamana rağmen bazı bölgelerde görülmeye devam ediyor. Selin ardından alüvyonla adeta toprağa gömülen üç katlı bir binanın yalnızca çatısı dışarıda kaldı.

Batı Karadeniz’de yaşanan ve Bozkurt ilçesini ağır şekilde etkileyen sel felaketinde onlarca bina zarar gördü. Afette 65 kişi hayatını kaybederken, 7 kişi de kayboldu. İlçe, yürütülen çalışmaların ardından yeniden ayağa kaldırıldı.

Üç katlı binanın sadece çatısı görünüyor

İlçede büyük sel felaketine yol açan Ezine Çayı’nın kenarındaki yapı ise felaketin izlerini taşımayı sürdürüyor. Bayramgazi köyünde bulunan ve sel sırasında ayakta kalan üç katlı bina, çaya yapılan tersip bendinin ardından biriken alüvyonların altında kaldı.

Toprak altında kalan binanın bugün yalnızca çatısı dışarıdan görülebiliyor. Yapıyı gören vatandaşlar şaşkınlık yaşarken, bazıları cep telefonlarıyla binanın görüntülerini kaydediyor. Bölgede yaşayan vatandaşlar, binanın bahçesindeki kivi ağaçlarının da tamamen toprak altında kaldığını ve yok olduğunu belirtiyor.

“Böyle bir selden esinti olarak kaldı”

Bozkurt ilçesinde yaşayan Süleyman Yıldırım, selden önce bölgenin mera ve tarım alanı olarak kullanıldığını söyledi. Yıldırım, yaşananları şu sözlerle anlattı:

“Buralar meraydı. Çocukluğumda buralarda hayvan otlatıyorduk. 2021 yılında gelen selde bizim mera olarak kullandığımız ve tarım yapılan bu bahçe, evin yeri sele kapıldı. Ev de toprak altında kaldı. Baraj yapıldıktan sonra sürüklenen topraklar, selle baraj dolarak evi de toprak altında bıraktı. Evin görüntüsü ilginç, buranın fotoğraflarını çekmeye, görmeye gelenler oluyor. Böyle bir selden esinti olarak kaldı.”

Binanın üç katlı olduğunu vurgulayan Yıldırım, yapının geçmişteki halini hatırladıkça üzüldüklerini belirtti. Yıldırım, “Eski halini hatırladıkça üzülüyoruz. Karşıda da tarla vardı, evin yanında da tarla vardı. Artık girmeye bile korkuyoruz, bataklık gibi. Bu tek katlı bir bina gibi algılanmaması lazım. Burası altı dükkan gibi, üstünde iki daire olan üç katlı bir binaydı. Zonguldak’ta şehir hayatından bıkan Saadettin Toros isimli ağabeyimiz yaptı burayı. Kivi bahçeleri falan kurdu, çok güzel bir yerdi ama kısmet değilmiş. Fazla bir zaman geçiremeden sel geldi, onun da hevesini kuruttu” diye konuştu.

Selin izlerini görmek için geliyorlar

Bölgeye gelenlerin toprağa gömülen evi görmek ve fotoğraflamak istediğini belirten Demir ise, “Ben bile az sonra burada fotoğraf çekeceğim. İnsanlar hatıra olarak buranın fotoğrafını çekiyorlar. Onlar da sel zamanını hatırlıyorlar” ifadelerini kullandı.