İstanbul’da 14 Ekim’de etkili olan sağanağın ardından çok sayıda ev ve iş yerinin bodrum ile zemin katlarını su bastı. Suların çekilmesiyle geride çamur, balçık ve yoğun nem kokusu kaldı. Evleri, iş yerleri ve eşyaları zarar gören vatandaşlar temizlik çalışmalarını sürdürürken, binalarının yapısal durumu konusunda endişe yaşamaya başladı.
Özellikle su yalıtımı bulunmayan binalarda duvar ve zeminlerde oluşan nemin kolon, kiriş ve temellere zarar verme riski bulunuyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Yüksel, su baskını sonrası binalarda görülebilecek hasarlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Binayı Nem Öldürür”
Prof. Dr. İbrahim Yüksel, binaların temelden çatıya kadar suya karşı yalıtılması ve çevresinde drenaj sistemi oluşturulması gerektiğini belirtti. Yüksel, “Sel öldürmez sele hazırlıklı değilsek öldürür. Binayı da nem öldürür” dedi.
İnşaat sırasında temelden çatıya kadar su yalıtımı yapılmaması ve binanın çevresinde drenaj kanalı bulunmaması halinde yağış, kar erimesi ve sağanakların yapıya su aldırabileceğini ifade eden Yüksel, bodrumda bulunan suyun yalıtım yoksa binanın üst bölümlerine kadar çıkabileceğini söyledi.
Yüksel, özellikle -1, -2 ve -3’üncü katlardaki bodrumlarda, kolon ve kirişlerde su yalıtımı bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı. Su yalıtımı olmayan binalarda zaman içinde rutubet ve paslanma oluşabileceğini belirten Yüksel, sel ve taşkınların bu süreci hızlandırdığını kaydetti.
Nem etkisinin 6 ay içinde kendini gösterebileceğini, 6 yıl içinde ise betonun dayanım kaybının belirginleşebileceğini belirten Yüksel, donatıların paslanıp çaplarının incelmesiyle binanın dayanımının azalabileceğini ve bazı yapıların yıkılma sürecine girebileceğini ifade etti.
15-20 Günde Kabarmalar Ve Renk Değişimleri
Prof. Dr. Yüksel, bodrum ve zemin katları su basan yapılarda 15-20 gün içinde kabarmalar ile koyu gri ve cıva rengine benzer renk değişimleri görülebileceğini söyledi. Su yalıtımı olmayan kolon, kiriş ve temellerin su baskınına maruz kalması durumunda 6 ay ile 6 yıl arasında çürüme ve paslanmanın ortaya çıkabileceğini belirten Yüksel, bu sürecin betonun dayanımını kaybetmesine yol açabileceğini dile getirdi.
Sıvanın patlaması ve betonun dökülmesinin nem kaynaklı olabileceğini anlatan Yüksel, nem alan malzemenin şiştiğini, nem buharlaştığında ise büzülerek sıvanın dökülmesine neden olduğunu kaydetti. Sıvanın dökülmesiyle demirlerin açığa çıktığını ve korozyon başladığını belirten Yüksel, kolon ve kirişlerde patlama, dökülme, cıvaya benzer renk değişimleri ve koyulaşma görüldüğünde uzmanlara ya da üniversitelere başvurulması gerektiğini söyledi.
Vatandaşlar Temizlik Ve Hasar Endişesi Yaşıyor
Evinin zeminini su basan Mümin Tozlu, suyun tahtaları sökerek taş, moloz ve toprağı binanın içine taşıdığını anlattı. İSKİ ve itfaiyenin kaba suyu aldığını belirten Tozlu, geride 1-1,5 metreden fazla balçık, toprak, taş ve moloz kaldığını söyledi.
Balçığın ve suyun binada kalmaya devam etmesi halinde betona zarar verebileceğini belirten Tozlu, kolon, kiriş, alt taban ve radyal temeldeki demirlerin zarar görmemesi için çamur ve toprağın bir an önce temizlenmesini istedi. Tozlu, zemin kattaki kolon ve kirişlerde nem oranının yükseldiğini, nemin demirlerde paslanmaya yol açarak binayı zayıflattığını ifade etti.
Giriş kattaki evini su basan Fatma Ünlü ise yağmur suyunun 4 dakika içinde bahçeyi doldurduğunu, 5’inci dakikada evine girdiğini söyledi. Suyun evde boyuna kadar yükseldiğini belirten Ünlü, canlarını zor kurtardıklarını anlattı.
Taşkının ardından arka tarafta çökmeler oluştuğunu ve komşuların da tedirgin olduğunu belirten Ünlü, evde kalamadıklarını, yoğun nem kokusunun ise parkelerdeki tahribattan kaynaklandığını dile getirdi.

