Yargıtay’dan Yıllık İ̇zin Ücreti İ̇çin Beş Yıllık Zamanaşımı Kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kullanılmayan yıllık izin ücretlerinde zamanaşımı süresinin beş yıl olduğuna ve bu sürenin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlayacağına hükmetti. Karar, eski dönemlere ilişkin izin ücreti alacaklarını da kapsıyor.

Yargıtay’dan Yıllık İ̇zin Ücreti İ̇çin Beş Yıllık Zamanaşımı Kararı

İşten ayrılan çalışanların kullanamadıkları yıllık izinlerin ücretini talep edebilmesiyle ilgili zamanaşımı süresi, Yargıtay’ın verdiği kararla yeniden değerlendirildi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık ücretli izin alacağında zamanaşımı süresinin beş yıl olduğuna karar verdi. Daire, bu sürenin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlayacağını belirtti.

2012-2017 yılları arasında kullanılmayan yıllık izin ücretleri bakımından 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanırken, 2017’de yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun Ek 3. maddesiyle iş sözleşmesinden kaynaklanan yıllık izin ücreti alacakları için beş yıllık süre esas alındı. 2020’de iş davalarına bakan Yargıtay 22. Hukuk Dairesi ile 9. Hukuk Dairesi’nin birleşmesinin ardından konu yeniden ele alındı.

11 Yıllık Çalışmanın Ardından Dava Açıldı

Karara konu olayda D.K., emeklilik nedeniyle ayrıldığı işyerinde 11 yıl çalıştı. Ancak işten ayrılırken kullanmadığı yıllık izinlerin ücretini, yapılan görüşmelere rağmen alamadı. D.K.’nin vefatının ardından yakınları, İş Mahkemesi’nde alacak davası açtı.

Davacılar, D.K.’nin davalı şirkete ait yurt dışı şantiyelerinde demir ustası olarak 11 yıl çalıştığını ve haftanın yedi günü görev yaptığını belirtti. Merhum çalışanın alacaklarının ödenmediği ileri sürülerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsili istendi.

Davalı inşaat şirketi ise zamanaşımı itirazında bulundu. Şirket, iş sözleşmesinin işin bitmesi nedeniyle sona erdiğini ve merhum çalışanın herhangi bir alacağının kalmadığını savundu.

Mahkeme 110 Günlük İzin Hakkı Belirledi

İş Mahkemesi, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ile dosyadaki delilleri inceleyerek D.K.’nin davalı işyerinde işçi olarak çalıştığı sonucuna ulaştı. Mahkeme, iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeksizin feshedildiğinin davalı tarafça kanıtlanamadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatına hükmetti.

Mahkeme ayrıca D.K.’nin çalışma dönemi içinde toplam 110 gün yıllık ücretli izin hakkı bulunduğunu tespit etti. İşverenin, bu izinlerin kullandırıldığını veya izin ücretlerinin ödendiğini ispatlayamadığı değerlendirildi. Fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ise zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava kısmen kabul edildi.

Kararın istinafa taşınması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, itirazları reddetti. Davalı işverenin temyiz başvurusu sonrasında dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin gündemine geldi. Daire, oy birliğiyle verdiği kararda yıllık izin alacaklarında 10 değil, beş yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğine hükmederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozdu.

Zamanaşımı Fesih Tarihinden İtibaren Başlıyor

Yargıtay kararında, daha önce 6098 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi ile 7036 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi arasındaki dönemde yıllık ücretli izin alacağının 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu yönünde uygulama yapıldığı aktarıldı. Ancak 22. Hukuk Dairesi ile birleşmenin ardından yapılan yeni değerlendirmede, yıllık ücretli izin alacağında zamanaşımı süresinin beş yıl olduğu sonucuna varıldığı belirtildi.

Kararda şu ifadelere yer verildi: “Dairemiz, 6098 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi ile 7036 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi arasında yıllık ücretli izin alacağının 10 yıllık zamanaşımına tâbi olduğu görüşünü benimsemiş ve buna göre uygulama yapmıştır. Ancak; Dairemizin Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi ile birleşmesi sonrasında, konu yeniden değerlendirilmiş olup yıllık ücretli izin alacağında zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu sonucuna ulaşılmıştır.”

Yargıtay, somut uyuşmazlıkta iş sözleşmesinin 04.12.2013 tarihinde sona erdiğini, davanın ise 24.10.2019 tarihinde açıldığını belirtti. Daire, beş yıllık sürenin fesih tarihinden itibaren başlaması nedeniyle yıllık ücretli izin alacağının zamanaşımından reddedilmesi gerektiğine karar verdi.