Avrupa’ya ulaşma umuduyla Libya’dan İtalya’ya geçmek isteyen Süleymaniyeli 18 Kürt gencin akıbetine ilişkin üzücü bir iddia gündeme geldi. Süleymaniye’ye bağlı Raperin İdaresi bölgesinden yola çıkan gençlerin, 5 Ağustos’tan bu yana aileleriyle iletişim kuramadığı belirtildi.
Dosyayı takip eden göçmen hakları aktivisti Renc Pışderi, gençlerin bindikleri teknenin batması sonucu boğularak hayatlarını kaybetmiş olabileceğini söyledi. Pışderi’nin aktardığı bilgilere göre, bir Alman yardım kuruluşu Akdeniz’de 18 cansız beden tespit etti. Ancak gençlerin aileleri, kaçakçıların verdiği “yaşıyorlar, tutuklandılar” bilgisi nedeniyle umutlarını koruyor.
Telefonları alındı, 5 Ağustos’ta bağlantı kesildi
Yaklaşık bir aydır Avrupa’da araştırma yürüttüğünü belirten Renc Pışderi, olayın ayrıntılarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Pışderi, gençlerin 5 Ağustos’ta ailelerine Libya sahilinden İtalya’ya doğru hareket edeceklerini bildirdiğini aktardı.
İnsan kaçakçılarının gençlerin cep telefonlarını aldığını ve onları özel bir tekneye bindirdiğini belirten Pışderi, bu tarihten sonra kafilede yer alan kişilerden herhangi bir haber alınamadığını söyledi. Pışderi, “İnsan kaçakçıları gençlerin cep telefonlarını ellerinden alıp onları özel bir tekneye bindirmiş. O günden sonra çocuklardan tek bir haber dahi alınamadı” dedi.
İtalya’daki aramalardan sonuç alınamadı
Pışderi, kayıp gençlere ulaşabilmek amacıyla İtalya genelindeki cezaevleri ve hastanelerde araştırma yaptığını ifade etti. Resmi makamların kendisine bu yıl denizden 821 kimliği belirsiz cenaze toplandığını ve bu kişilerin milliyetlerinin tespit edilemediğini aktardığını söyledi.
İtalya’daki aramalardan sonuç alınamadığını belirten Pışderi, soruşturmanın seyrinin Almanya merkezli bir deniz arama-kurtarma kuruluşundan gelen bilgiyle değiştiğini kaydetti.
Alman yardım kuruluşu 18 cansız beden tespit etti
Pışderi’nin açıklamasına göre, Alman yardım kuruluşunun yetkilileri kendisiyle iletişime geçerek 15 Ağustos’ta Akdeniz’de yürüttükleri insani yardım çalışmaları sırasında suda 18 cansız beden tespit ettiklerini bildirdi. Bu bedenlerden 11’inin keşif uçağından, 7’sinin ise kurtarma gemisinden fotoğraflandığı aktarıldı.
Pışderi, kuruluş yetkililerinin görüntüleri kendisine izlettiklerini belirterek cenazelerin suda uzun süre kalmaları nedeniyle tanınamaz halde olduğunu söyledi. Buna karşın kıyafetler, can yelekleri ve bazı belirgin fiziksel işaretlerin, cansız bedenlerin kayıp Kürt gençlere ait olduğunu gösterdiğini savundu.
Aktivist Pışderi, teknenin batmış olabileceği tarih ile tespit edilen cansız bedenlerin sayısının da birbiriyle örtüştüğünü ifade etti. Pışderi, “Almanya merkezli deniz arama-kurtarma örgütü yetkilileri benimle iletişime geçti. 15 Ağustos tarihinde Akdeniz’de yürüttükleri insani görev sırasında suda 18 cansız beden tespit ettiklerini; bunlardan 11’ini keşif uçağından, 7’sini ise kurtarma gemisinden fotoğraflayıp kayda aldıklarını açıkladılar. Görüntüleri bana izlettiler; cenazeler suda kaldığı için tanınmaz haldeydi ancak üzerlerindeki kıyafetler, can yelekleri ve belirgin bazı fiziksel işaretler bu gençlerin kaybolan Kürt kafilesi olduğunu teyit ediyor. Zaten teknenin batış tarihi ile cenazelerin sayısı birbiriyle tam olarak örtüşüyor” diye konuştu.
Aileler gençlerin hayatta olduğuna inanıyor
İddiaların ardından kayıp gençlerden birinin kardeşi, ailelerin çocuklarının boğulduğuna inanmak istemediğini söyledi. Aile yakını, kaçakçının gençlerin denizde yaşamını yitirmediğini, İtalyan veya Libya güvenlik güçleri tarafından sağ olarak yakalanıp gözaltına alındıklarını ileri sürdüğünü aktardı.
Aile yakını, “Kaçakçı bize gençlerin denizde boğulmadığını, İtalyan veya Libya güvenlik güçlerince sağ olarak yakalanıp gözaltına alındıklarını söyledi. Biz onların hayatta olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

