Araba Alımında Bozdurulan Bilezikler İ̇çin Yargıtay’dan Emsal Karar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, araba alımında kullanılan 7 bileziğin eşe geri verilmemek üzere bağışlandığının ispatlanamaması halinde bedelinin ödenmesi gerektiğine hükmetti. Karar, düğün takılarını otomobil almak için kullanan çiftler açısından emsal niteliği taşıyor.

Araba Alımında Bozdurulan Bilezikler İ̇çin Yargıtay’dan Emsal Karar

Bir süredir geçimsizlik yaşayan çiftin boşanma sürecinde, düğün takılarıyla ilgili uyuşmazlık da yargıya taşındı. Davalı-karşı davacı kadın, eşinin “araba alacağız” diyerek aldığı bileziklerin kendisine iade edilmesini istedi. Aile Mahkemesi, her biri 15’er gram ağırlığında ve 22 ayar olan 7 bileziğin davalıdan alınarak davacıya aynen teslim edilmesine karar verdi. Bileziklerin aynen iade edilememesi durumunda ise bedelinin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine hükmedildi.

Tarafların avukatları kararı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, bileziklerin kadın tarafından kendi isteğiyle ve geri verilmemek üzere erkeğe teslim edildiği değerlendirmesinde bulundu. Bu nedenle bilezikler yönünden davanın kabul edilemeyeceğine karar verdi.

Mahkeme, kadının talep ettiği 22 adet çeyrek altın yönünden ise farklı bir değerlendirme yaptı. Söz konusu altınların evlilik sürecinde kadından alınarak kullanıldığı ve kadının bunları geri istememek üzere erkeğe verdiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı kısmen kabul etti. 22 çeyrek altının kadına aynen iadesine, bunun mümkün olmaması halinde değerinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedildi. Fazlaya ilişkin talep ise reddedildi.

Karara karşı davacı kadın avukatı tarafından temyiz başvurusu yapıldı. Dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Türk Medeni Kanunu uyarınca herkesin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlü olduğunu hatırlattı. Kanunda özel bir düzenleme bulunmadığı sürece ispat yükünün, iddia edilen olguya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu belirtildi.

Tarafların Savunmaları Dosyaya Yansıdı

Yargıtay kararında, kadının beyanlarına da yer verildi. Kadın, araba almak isteyen eşine altınlarını verdiğini, eşinin aldığı otomobili kendi adına tescil ettirdiğini anlattı. Altınların bir bölümünün borçların ödenmesi ve evin ihtiyaçlarının karşılanması için kullanıldığını, bir bölümüyle de araba alındığını belirtti.

Kadın ayrıca kalan ziynetlerin, eve hırsız girmesi endişesiyle eşinin annesinin evine götürüldüğünü ifade etti. Bir düğüne gitmek için altınlarını takmak istediğinde bunların kendisine teslim edildiğini, düğünün ardından ise eşinin ısrarı üzerine takıları çıkararak yeniden eşine verdiğini ileri sürdü.

Davalı erkek ise bileziklerin, kadının ısrarı üzerine bozdurularak araba alımında kullanıldığını savundu. Aracın alınmasını isteyen kişinin kadın olduğunu ve kendisinin de motosikletini satmasının davacı kadının talebiyle gerçekleştiğini öne sürdü.

“Geri Verilmemek Üzere Verildiği İspatlanmalı”

Yargıtay, hayatın olağan akışına göre ziynet eşyalarının kadın üzerinde bulunmasının veya evde saklanmasının normal olduğunu vurguladı. Altınların kolayca taşınabilen ve saklanabilen eşyalar olduğu, bu nedenle kadının onları önceden götürmesinin ya da gizlemesinin mümkün bulunduğu ifade edildi.

Kararda, 7 bileziğin araba alımında kullanıldığının, davalı erkeğin birbiriyle örtüşen ikrarı ve ilgili işyerinden gönderilen kaşeli kartla sabit olduğu belirtildi. Ancak bileziklerin kadının isteği ve onayıyla bozdurulduğunun ve geri verilmemek üzere erkeğe teslim edildiğinin ispatlanması gerektiği kaydedildi.

Yüksek Mahkeme, erkeğin bu altınların iade edilmemek üzere verildiğini kanıtlayamadığı sonucuna vardı. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin 7 bilezik yönünden davayı reddetmesini doğru bulmayan Yargıtay, kararın bu bölümünü bozdu. Böylece bileziklerin aynen iadesi, mümkün olmaması halinde ise bedelinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönündeki ilk derece mahkemesi kararının dikkate alınması gerektiğine hükmetti.

Yargıtay’ın araç alımında kullanılan bileziklere ilişkin kararı gündeme gelirken, Bursa’da vatandaşlara “Altınlarınızı eşinize verir miydiniz?” sorusu yöneltildi. Vatandaşlardan bazıları eşine güvenerek altınlarını verebileceğini söylerken, bazıları ise ziynet eşyalarını vermeye sıcak bakmadığını belirtti.