Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen “COP31’e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu: Yerel Liderlik, Kentsel Dirençlilik ve Sürdürülebilir Dönüşüm” programına katıldı. Gaziantep’te bir otelde gerçekleştirilen programda konuşan Bucak, iklim krizinin kentler ve kırsal yaşam üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Yerel yönetimlerin iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolüne değinen Bucak; yeşil altyapı, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir ulaşım alanındaki çalışmaları anlattı. İklim krizinin yalnızca kent merkezlerini değil, kırsal bölgeleri ve tarımsal üretimi de etkilediğini belirten Bucak, bu nedenle yerel yönetimlerin sorumluluklarının geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini ifade etti.
Uluslararası veriler üzerinden iklim krizinin küresel sonuçlarına değinen Serra Bucak, Dünya Bankasının 2021 yılı raporuna göre gerekli önlemler alınmadığı takdirde 2050’ye kadar yaklaşık 216 milyon kişinin iklim değişikliği nedeniyle ülke içinde göç etmek zorunda kalabileceğini söyledi.
Bucak, 2023 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşanan kuraklık ve aşırı sıcakların 14,5 milyar dolarlık ekonomik zarara yol açtığını, Avrupa’da da benzer kayıpların yaşandığını belirtti. Göçün ağır sonuçlarını yakından tecrübe etmiş bir coğrafyada yaşadıklarını vurgulayan Bucak, söz konusu örneklerin iklim krizinin boyutunu ve aciliyetini ortaya koyduğunu kaydetti.
Diyarbakır’da Kuraklık Ve Sıcaklık Öne Çıkıyor
Diyarbakır’ın iklim değişikliği nedeniyle karşı karşıya olduğu sorunları değerlendiren Bucak, kentte artan sıcaklıklar ve kuraklığın başlıca meseleler arasında yer aldığını söyledi. Diyarbakır’ın kurak ve karasal iklim koşullarına sahip olduğunu belirten Bucak, su kaynakları üzerindeki baskının da giderek önem kazandığını ifade etti.
Diyarbakır’ın geniş tarımsal ve üretim alanlarına sahip olduğunu, kentte önemli bir kırsal nüfus bulunduğunu dile getiren Bucak, Dicle Nehri ve Hevsel Bahçeleri’nin kentin öne çıkan ekolojik değerleri arasında yer aldığını belirtti. Bu alanların korunarak gelecek dönemlere aktarılmasının yerel yönetimin sorumlulukları arasında bulunduğunu kaydetti.
Bucak, iklim değişikliğinin Diyarbakır açısından yalnızca kent merkezlerinde sıcaklıkların yükselmesi anlamına gelmediğini, aynı zamanda tarımsal üretimin sürdürülebilirliğiyle de doğrudan ilişkili olduğunu söyledi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı, bu nedenle kentteki iklim politikalarının hem şehir yaşamını hem de kırsal alanları kapsaması gerektiğine işaret etti.
“Raylı Sistem Projemizin Hayata Geçmesi İçin Tüm Gerekçeler Ortada”
Konuşmasında Diyarbakır’ın gündemindeki raylı sistem projesine de değinen Serra Bucak, projenin kent açısından uzun süredir gündemde olduğunu belirtti. Raylı sistemin Diyarbakır’ın en az 15 yıllık projesi olduğunu söyleyen Bucak, son iki yılda projeyi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum başta olmak üzere Ulaştırma Bakanına da sunduklarını ifade etti.
Bucak, raylı sistem projesinin COP31 süreci ile sürdürülebilir ve dirençli kentler hedefi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Raylı sistemler bizim kentimizin en az 15 yıllık projesi, en az 15 yıllık. Ve son iki yıldır Sayın Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum başta olmak üzere Ulaştırma Bakanımıza da bu önemli projeyi sunmuş bulunmaktayız. Bence Güneydoğu Anadolu Bölgemizin önemli kentlerinden, öne çıkan kentlerinden biri olan Diyarbakır'da tam da COP31 süreci ve sürdürülebilir dirençli kentler çerçevesinde raylı sistem projemizin artık hayata geçmesi için tüm gerekçeler ortada.”
Diyarbakır’ın projeye hazır olduğunu belirten Bucak, yerel yönetimin ve büyükşehrin finans kaynaklarının da bu kapsamda hazır olduğunu söyledi.

