Diyarbakır Barosu’nun da aralarında bulunduğu 15 Bölge Barosu, Halk TV’ye kayyım atanması ve kanal yayınlarının durdurulması üzerine ortak yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, söz konusu müdahalenin basın ve ifade özgürlüğü ile halkın haber alma hakkına yönelik doğrudan bir müdahale olduğu belirtildi.
Bölge Baroları, Halk TV’nin merkez binasına polis ekiplerince girilmesini, kanala kayyım atanmasını ve yayınların durdurulmasını eleştirdi. Açıklamada, basın özgürlüğünün demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğu vurgulandı.
Baroların açıklamasında, basın özgürlüğünün Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi kapsamında güvence altına alındığı ifade edildi. Bu özgürlüğe yönelik müdahalelerin kanunilik, demokratik toplumda gereklilik ve ölçülülük ilkelerine uygun olması gerektiği kaydedildi.
Açıklamada, son dönemde basın kuruluşlarına, gazetecilere ve muhalif kesimlere yönelik operasyonların arttığı görüşüne yer verildi. Hukuki süreçlerin muhalefeti dizayn etme ve eleştirel sesleri susturma aracı olarak kullanıldığı yönündeki kaygıların derinleştiği belirtildi.
Bölge Baroları, bu tür müdahalelerin yalnızca basın özgürlüğünü değil, halkın farklı görüşlere ulaşma ve haber alma hakkını da tehdit ettiğini bildirdi. Yargısal süreçlerin siyasal alanı şekillendirmek amacıyla kullanıldığı yönündeki algının, hukuka ve adalete duyulan toplumsal güveni zedelediği ifade edildi.
“Kayyım Uygulamalarını Şiddetle Reddediyoruz”
Açıklamada, toplumsal barışın ve demokratikleşmenin tartışıldığı bir dönemde muhalif seslerin baskı altına alınmasının ve temel hakların daraltılmasının demokratik toplumun inşası hedefiyle bağdaşmadığı belirtildi. Farklı düşüncelerin susturulmadığı, özgürce ifade edilebildiği demokratik bir ortamın gerekliliğine dikkat çekildi.
Bölge Baroları, basın özgürlüğüne yönelik kayyım uygulamalarını ve müdahaleleri şiddetle reddettiklerini açıkladı. Açıklamada, yargısal süreçlerin siyasal amaçlarla kullanılmaması ve halkın haber alma hakkının güvence altına alınması talep edildi.
Barolar, hukukun üstünlüğünü, çoğulcu demokrasiyi ve temel hak ve özgürlükleri savunmaya devam edeceklerini kamuoyuna duyurdu.
Ortak açıklamada imzası bulunan barolar şöyle sıralandı: Ağrı Barosu, Batman Barosu, Bingöl Barosu, Bitlis Barosu, Dersim Barosu, Diyarbakır Barosu, Hakkari Barosu, Iğdır Barosu, Kars Barosu, Mardin Barosu, Muş Barosu, Siirt Barosu, Şanlıurfa Barosu, Şırnak Barosu ve Van Barosu.

