SHOW TV’nin sevilen yapımlarından “Muhtemel Aşk”ta Mine karakterine hayat veren Evrim Doğan, “Show Kuşu” adlı YouTube programına konuk oldu. Oyuncu, dizinin gördüğü ilgiden canlandırdığı karakterin özelliklerine, partneri Cansel Elçin ile uyumundan oyunculuk kariyerinin başlangıcına kadar pek çok konuda samimi açıklamalar yaptı.
“Yaşamak tam olarak böyle bir şey”
“Muhtemel Aşk”ın seyirciden gördüğü ilginin nedenlerine değinen Doğan, insanların gülmeye ve neşelenmeye duyduğu ihtiyacın dizinin karşılık bulmasında etkili olduğunu söyledi. Ancak yapımın yalnızca komedi yönüyle öne çıkmadığını belirten oyuncu, hikâyenin gerçekliğine de dikkat çekti.
Doğan, gündelik hayatın içinde hem komik hem de hüzünlü anların bulunduğunu ifade ederek, “Yaşamak tam olarak böyle bir şey zaten” dedi. “Muhtemel Aşk”ın yaşamı bütün yönleriyle ve samimiyetle aktardığı için izleyiciyi yakaladığını dile getiren oyuncu, dizinin seyirciyle kurduğu bağın temelinde bu gerçekliğin bulunduğunu belirtti.
“Cansel çok konforlu bir oyuncu”
Partneri Cansel Elçin hakkındaki düşüncelerini de paylaşan Evrim Doğan, birlikte çalışmaktan duyduğu memnuniyeti anlattı. Elçin’i kendine özgü, renkli ve eğlenceli biri olarak tanımlayan oyuncu, partnerinin bilgi birikimi, tecrübesi ve oyunculuk geçmişiyle sette herkese destek olduğunu söyledi.
Oyunculukta partnerler arasındaki alışverişin önemine işaret eden Doğan, Cansel Elçin’le bu açıdan rahat çalıştığını belirtti. Doğan, “Onunla oynamak inanılmaz keyifli” sözleriyle rol arkadaşıyla olan uyumunu ifade etti.
Mine ile benzer ve farklı yönleri
Evrim Doğan, canlandırdığı Mine karakterinin dingin tarafıyla kendisini tamamen benzetmediğini söyledi. İkilinin bazı ortak özellikleri bulunduğunu belirten oyuncu; cesur olma, güçlü durma ve olaylara müdahil olmayı sevme gibi yönlerin kendisinde de bulunduğunu ifade etti.
Ancak enerjilerinin farklı olduğunu dile getiren Doğan, kendisini daha tez canlı biri olarak tanımladı. Mine’nin olayları daha fazla süzgeçten geçiren, sakin kalmayı bilen bir karakter olduğunu söyleyen oyuncu, karakterin anaç ve duygusal yönünün kendisine göre daha güçlü olduğunu belirtti. Kendisinin ise daha çocuksu bir tarafı bulunduğunu anlattı.
“Aşk biraz da nezaket ister”
Mine’ye aşk konusunda tavsiye vermesi istenen Doğan, karakterine daha cesur olması gerektiğini söyleyeceğini belirtti. Aşkın yalnızca cesaret değil, nezaket de gerektirdiğini düşünen oyuncu, Mine’yi de bu duyguyu taşıyan, nazik ve nezaket düzeyi yüksek bir kadın olarak gördüğünü ifade etti.
Kendisini daha önce tanımayanlara nasıl anlatacağı sorulan Evrim Doğan ise çocuk ruhlu, özgür ruhlu ve rahat biri olduğunu söyledi. Stresle baş etmeye çalıştığını, son dönemde heyecanlı ve hevesli hissettiğini belirten oyuncu, hayatı akışında yaşamayı sevdiğini dile getirdi.
Zaman atlaması iki yıl geçmiş hissi verdi
Dizide yaşanan zaman atlamasının hikâyeye etkisini de değerlendiren Doğan, senaryoyu ilk okuduğunda çok heyecanlandığını söyledi. Dizide yazın sona erip sonbahara geçilmesini bir mevsim dönüşü olarak nitelendiren oyuncu, “Muhtemel Aşk”ın dört mevsimi yaşamasını istediğini belirtti.
Sonbaharın diziye yakıştığını ifade eden Doğan, Ayça’nın performansını izlerken de heyecanlandığını söyledi. Ayça’nın çok yetenekli bir kadın oyuncu olduğunu belirten Doğan, hikâyedeki zaman atlamasının kendilerinde gerçekten bir ya da iki yıl geçmiş hissi oluşturduğunu anlattı. Oysa dizide geçen sürenin yalnızca bir hafta olduğunu hatırlattı.
Yazarlık için adım atıyor
Yazarlık çalışmalarının devam edip etmediği sorusunu da yanıtlayan oyuncu, bu alanda bazı eğitimler aldığını söyledi. Konuyla ilgili büyük konuşmak istemediğini belirten Doğan, bir insanın hayatına yeniden bir şeyler eklemesinin kendisine iyi geldiğini ifade etti.
Yazarlığı bu doğrultuda değerlendirdiğini ancak yakın zamanda belirli projeler yazacağını söylemek için henüz erken olduğunu dile getiren Doğan, kafasındaki bazı fikirleri hayata geçirmek için adım attığını ve kendisini bu yöne doğru geliştirmeye çalıştığını söyledi. Oyuncu, bunu başarabilmeyi umduğunu da sözlerine ekledi.
İlk set deneyimi “Bir İstanbul Masalı”
Evrim Doğan, oyunculuk kariyerinin başlangıcına ilişkin yanlış anlaşılabilecek bir noktayı da açıkladı. “Cennet Mahallesi”nde yalnızca bir ya da iki bölüm konuk oyuncu olarak yer aldığını belirten Doğan, bu yapımın kariyerinin başlangıcı sayılamayacağını söyledi.
Sete girdiği ilk işin “Bir İstanbul Masalı” olduğunu ifade eden oyuncu, burada saygı duyduğu birçok insanın arasında küçük bir hizmetçi rolüyle yer aldığını anlattı. Doğan, bu deneyime “sudan çıkmış balık gibi” başladığını söyledi.

