Türkiye'nin beşinci büyük doğal gölü olan İznik Gölü'nde su seviyesindeki düşüş devam ediyor. Gölün kıyısında yaşanan gerileme, daha önce teknelerin ve yolcu gemilerinin yanaştığı iskeleleri de etkiledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 2015-2018 yılları arasında Orhangazi ile İznik ilçe merkezleri arasında işletilen Akşemseddin adlı geminin yanaştığı Orhangazi İskelesi, bugün sudan metrelerce uzakta bulunuyor.
Kasım 2024'te kıyı çizgisinden yaklaşık 150 metre çekilen gölde, suyun gerilemesi son dönemde 200 metreye yaklaştı. Yağışların ardından barajlarda doluluk görülmesine rağmen İznik Gölü'ndeki su seviyesinin yükselmemesi, gölün giderek sığlaşmasına yol açtı.
Gölün Su Bütçesi Baskı Altında
Bursa Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Efsun Dindar, İznik Gölü'nün Marmara Bölgesi ve Türkiye açısından hayati öneme sahip bir tatlı su kaynağı olduğunu belirtti. Dindar, tarih, turizm ve biyoçeşitlilik bakımından eşsiz bir değere sahip olan göldeki su çekilmesinin, su kalitesini de olumsuz etkilediğini ifade etti.
Göl çevresindeki yoğun sanayileşme ve tarımsal faaliyetlerin yanı sıra iklim değişikliğine bağlı kuraklığın su bütçesi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyleyen Dindar, yağışların bu açığı kapatmak için yeterli olmadığını vurguladı. Dindar, “Yağışların bu su bütçesini tamamlama konusunda yeterli olmadığını görüyoruz” dedi.
Prof. Dr. Dindar, gölü besleyen derelerin taşıma kapasitesinin azaldığını, yer altı su rezervlerindeki ciddi düşüşün de gölün beslenmesini olumsuz etkilediğini aktardı. Su seviyesindeki gerilemenin ardından daha önce su altında kalan arkeolojik yapıların dahi görünür hale geldiğini kaydetti.
Çekilme Balıkçılığı Da Olumsuz Etkiledi
İznik Gölü'ndeki su kaybının etkileri balıkçılık faaliyetlerinde de görülüyor. Orhangazi Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Zelkif Bektaş, kıyıdan yaklaşık 200 metre çekilen gölde balık popülasyonunun ciddi biçimde azaldığını söyledi.
Bektaş, tarımsal faaliyetlerde kullanılan gübre ve ilaçlardan kaynaklanan kalıntıların sazlık alanlarda biriktiğini ve bu durumun yavru balıkların yaşamını olumsuz etkilediğini belirtti. Bektaş, “Tarımsal faaliyetlere bağlı gübre ve ilaçlardan kaynaklı sazlık alanın içerisinde zehir birikiyor. Göle atılan yavru balıklar orada yaşayamıyor, girince ölüyorlar. Balıklar, yumurta bıraktığı zaman yavru alamıyoruz” ifadelerini kullandı.
Geçmişteki av miktarının bugünkü durumdan oldukça farklı olduğunu anlatan Bektaş, “Önceden günlük 2 ton balık tutardım. 6 yıl boyunca Irak'a balık ihracatı yaptım. Her 4 günde bir tır doldururduk” dedi.
Yeni Eylem Planına Dikkat Çekildi
Prof. Dr. Efsun Dindar, 2027'de devreye girmesi planlanan yeni 5 yıllık eylem planında tarım ve sanayide su kullanımına yönelik tedbirlerin artırılması gerektiğini belirtti. İznik Gölü'ndeki çekilmenin yalnızca kıyı görünümünü değiştirmediğini ifade eden Dindar, su kaynaklarının, göl ekosisteminin ve balıkçılığın birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

