Adana’nın Saimbeyli ilçesinde peş peşe meydana gelen depremler, bölgedeki sismik hareketliliği yeniden gündeme taşıdı. Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan ve Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesaplarından yaptıkları açıklamalarda Saimbeyli çevresindeki sarsıntılara ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Ercan: Bölgede Gerginlik Birikiyor
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Saimbeyli’de art arda yaşanan 4,7, 4,6 ve 5,0 büyüklüğündeki üç depreme dikkat çekti. Ercan, bu sarsıntıların 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş depreminin artçıları olduğunu belirtti.
Bölgede gerginlik birikiminin sürdüğünü ifade eden Ercan, yaşanan depremlerin ardından daha büyük bir sarsıntının meydana gelip gelmeyeceğinin bilinmediğini kaydetti. Ercan, böyle bir ihtimalin gerçekleşmesi durumunda bunun şaşırtıcı olmayacağını dile getirdi.
Ercan, bölgedeki zemin ve yapı özelliklerine de değindi. 6,3-6,4 büyüklüğüne kadar meydana gelebilecek depremlerin yapılarda önemli bir yük oluşturmasının beklenmediğini belirten Ercan, buna karşın sismik hareketliliğin izlenmesinin önem taşıdığını vurguladı.
AFAD’ın bölgede bir jeofizik ağ kurması gerektiğine işaret eden Ercan, faylardaki gerilim birikiminin bu ağ aracılığıyla takip edilmesinin önemine dikkat çekti. Ercan ayrıca benzer artçı depremlerin 11 ilde 2-3 yıl daha görülmeye devam edebileceğini ifade etti.
Bektaş: Süreç Henüz Tamamlanmadı
Prof. Dr. Osman Bektaş da Saimbeyli’deki sismik hareketliliğe ilişkin değerlendirmesinde, kısa aralıklarla meydana gelen depremlerin oluşturduğu stres transferine dikkat çekti. Bektaş, 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğündeki sarsıntıların ardından 4,4, 4,3 ve 4,1 büyüklüğünde depremler yaşandığını belirtti.
Bu sarsıntıların oluşturduğu ani dinamik stres transferinin ilk aşamasının büyük ölçüde sönümlendiğini ifade eden Bektaş, sürecin henüz sona ermediğini kaydetti. Bektaş’a göre 2023 ve sonrasında meydana gelen depremlerin, Adana Ovası’nı çevreleyen faylar üzerindeki zamana bağlı viskoelastik stres transferi yıllarca sürebilir.
Orta büyüklükteki depremlerde, özellikle zemin büyütmesi nedeniyle oluşabilecek hasarlara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Bektaş, bölgedeki sismik hareketliliğin yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı.
Savrun Fay Zonu’ndaki Hareketlilik
Bektaş ayrıca Savrun Fay Zonu’nda 2023-2026 arasında meydana gelen 4-5 ve üzeri büyüklükteki depremlerin dikkat çekici olduğunu belirtti. Ancak bu hareketliliğin kesin olarak büyük bir depremin habercisi şeklinde yorumlanamayacağını ifade etti.
Uzmanların değerlendirmeleri, Saimbeyli çevresindeki sarsıntıların 6 Şubat depremleri sonrasındaki süreç, dinamik stres transferi ve bölgedeki fayların durumu çerçevesinde ele alındığını ortaya koydu. Ercan ve Bektaş, farklı başlıklar üzerinden yaptıkları açıklamalarda, bölgedeki hareketliliğin izlenmesi gerektiği konusunda birleşti.

