Tek ve Çift Dereceli Seçim Sistemi Nedir?

Tek dereceli seçimde seçmen ile seçilen temsilci arasında herhangi herhangi bir ara seçmen grubu yer almaz. Vatandaş sandıkta doğrudan aday ya da siyasi yapı için tercihini kullanır. Kullanılan oylar seçim sonucunun oluşmasında doğrudan belirleyici olur. Türkiye'deki milletvekili seçimleri bahsi geçen anlayış çerçevesinde yürütülmektedir.

Tek ve Çift Dereceli Seçim Sistemi Nedir?

Tek dereceli seçim ve çift dereceli seçim, seçmenin temsilcisini doğrudan mı yoksa ara seçmenler üzerinden mi belirlediğini anlatan iki farklı yöntemdir. Tek dereceli yaklaşımda vatandaş, seçilecek temsilci için doğrudan oy verir. Çift dereceli yaklaşımda ise seçmen önce ikinci seçmenleri saptar, milletvekili ya da temsilci belirleme işi ikinci aşamaya bırakılır. Türkiye'de 1946'ya kadar iki dereceli seçim uygulanmış, o yıldan itibaren tek dereceli sisteme geçilmiştir.

Şu iki kavram arasındaki ayrım, oy verme sürecindeki doğrudanlık üzerinden şekillenir. Türkiye'nin siyasi geçmişinde de her iki uygulama farklı dönemlerde yerini almıştır. 1946 Milletvekili Seçim Kanunu'yla gerçekleştirilen düzenleme, mevcut açıdan önemli tek bir kırılma noktası oluşturmaktadır.

Tek ve Çift Dereceli Seçim Sistemi Nedir?

Tek dereceli seçimde seçmen ile seçilen temsilci arasında herhangi herhangi bir ara seçmen grubu yer almaz. Vatandaş sandıkta doğrudan aday ya da siyasi yapı için tercihini kullanır. Kullanılan oylar seçim sonucunun oluşmasında doğrudan belirleyici olur. Türkiye'deki milletvekili seçimleri bahsi geçen anlayış çerçevesinde yürütülmektedir.

Çift dereceli seçimde süreç iki evrede ilerler. İlk evrede seçmenler ikinci seçmenleri tespit eder. İkinci evrede ise seçilen söz konusu kişiler milletvekilleri ya da diğer temsilciler için oy kullanır. Böylece vatandaşın verdiği oy ile nihai sonuç arasında tek belli bir ara halka yer almaktadır.

Türkiye'deki tarihsel süreç bahsi geçen farkın somut herhangi bir göstergesidir. 1924 Anayasası döneminde seçmenler önce ikinci seçmenleri belirlemiş, söz konusu kişiler de milletvekillerini seçmiştir. 21 Temmuz 1946 genel seçimleriyle birlikte tek dereceli düzene geçilmiştir.

İki dereceli sistemin Türkiye'deki kökeni Cumhuriyet öncesine uzanır. 1877'den 1943 seçimleri dahil olmak üzere mevcut yöntem uzun süre uygulanmıştır. 1946 seçimleri ise tek dereceli sisteme geçişin yaşandığı seçim olarak tarihe geçmiştir.

Tek dereceli sistemin belirgin özelliği doğrudan temsili mümkün kılmasıdır. Seçmen, kendisini temsil edecek kişi ya da siyasi oluşum için bizzat tercihini ortaya koyar. Mevcut nedenle seçim sürecinde ikinci seçmenlere gereksinim duyulmaz.