YouTube’da yayımlanan “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisindeki ifadeleri nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan komedyen Deniz Göktaş’ın ilk duruşması bugün Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde görülüyor. Yaklaşık üç aydır Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan Göktaş’ın savunması alınmaya başlandı.
Duruşmayı takip etmek üzere adliyeye gelen gazeteciler ile Göktaş’a destek veren yakınları salonundaki yerini aldı.
Adliye Önünde Destek Açıklaması
Duruşma öncesinde Çağlayan Adliyesi’nde bir araya gelen İstanbul Emek ve Demokrasi Güçleri, Göktaş için basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Göktaş hakkında tahliye kararı verilmesine rağmen müzekkere yazılmadan yeni bir suçlamayla yeniden tutuklama kararı verildiği belirtildi.
Göktaş’ın yargılandığı sürece ilişkin açıklamada, “Sahne suç mahalline, şaka delile, kahkaha tehdide dönüştürüldü” denildi. Sürecin yalnızca Göktaş’ı değil, itiraz etmeyi düşünen herkesi korkutmayı amaçladığı savunuldu. Açıklamada ayrıca gazetecilerin susturulduğu, sanatçıların sahneden indirildiği ve sosyal medya paylaşımlarının suç sayıldığı bir baskı düzeninin mizaha da uzandığı ifade edildi.
“Türkiye Bana Engel Oluyor”
Göktaş, savunmasında yurt dışında bulunduğu sırada hakkında çıkan “kaçtı” haberlerine de değindi. Turnesi bittikten sonra her yıl yurt dışına çıktığını belirten Göktaş, Türkiye’ye dönmeleri için çevresindekileri ikna etmeye çalıştığını söyledi.
Hakkındaki haberleri yurt dışında okumasını “trajikomik” olarak nitelendiren Göktaş, “Ben göç etmemeye çalıştıkça Türkiye bana engel oluyor” dedi. Şakaları nedeniyle üç ay hapse girmiş bir stand-up komedyeni olarak işinin zorlaştığını belirten Göktaş, buna rağmen çalışmaya devam edeceğini kaydetti.
Göktaş, hakkında soruşturma açıldığı haberlerinin ardından tatilini yarıda keserek Türkiye’ye döndüğünü anlattı. İstanbul Havalimanı’nda yakalama kararı bulunduğunu e-pasaport sistemi üzerinden öğrendiğini belirten Göktaş, polisler tarafından kelepçelenerek havalimanı karakoluna götürüldüğünü söyledi. Havalimanındaki polis memurlarının kendisine neden Türkiye’ye döndüğünü sorduklarını aktaran Göktaş, memurların Türkiye’den gitmek istediklerini söylemesinden üzüntü duyduğunu ifade etti.
“Eleştirinin Dozu Hafif”
Davaya konu edilen ifadelerdeki eleştirilerin politik mizah ve hiciv açısından hafif olduğunu savunan Göktaş, çocukluğunda Levent Kırca’yı izlediğini, mizah dergileri okuduğunu ve Ferhan Şensoy’un oyunlarını takip ettiğini söyledi. Gırgır dergisinin arşivlerini incelediğini ve Devekuşu Kabare’nin oyunlarına baktığını belirten Göktaş, bu ustaların kendi ifadelerini “bir komedyene göre fazla yumuşak” bulacağını dile getirdi.
Geçmişte baskı ve sansür girişimleri bulunabileceğini ancak tutuklu yargılamanın mümkün olmadığını söyleyen Göktaş, kendisinin YouTube’da kendi kanalında yayımladığı bir içerik nedeniyle yargılandığını ifade etti. Levent Kırca’nın ise televizyon programıyla her akşam geniş bir izleyici kitlesine ulaştığını hatırlattı.
Fon Soruşturması Ve Ali Şekeroğlu’na Dair Sözler
Göktaş, savunmasında son günlerde Türkiye’nin gündeminde olan fon soruşturmasına ve geçinemediği için hayatına son veren emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’na da değindi. Politik bir niyeti olmadığını söyleyen Göktaş, bir emekli polis memurunun geçinemediği için intihar etmesinin ülke yöneticilerinin sorumluluğunda olduğunu savundu.
Göktaş, Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerinin de politik ve mizahi eleştiri kapsamında olduğunu belirterek, “Yaptığım, söylediğim her şey politik, mizahi eleştiridir. Ve çıktığımda buna devam edeceğim” dedi.
185 CİMER Şikayetini Okuduğunu Söyledi
Hakkında yapılan 185 CİMER başvurusunu tek tek okuduğunu aktaran Göktaş, bazı şikayetlerin dava dosyasına dahil edildiğini ancak iddianamede bu iddialara ilişkin bir suçlama bulunmadığını söyledi. Göktaş, iki kişinin kendisi hakkında idam talebinde bulunduğunu belirterek bu ifadelerin kendisini üzdüğünü kaydetti.
Savcılığın “halk Deniz’den rahatsız oldu” şeklindeki bir CİMER başvurusunu referans gösterdiğini söyleyen Göktaş, dini değerleri alenen aşağılayarak şehir şehir gösteri yapmasının hayatın olağan akışına uygun ve inandırıcı olmadığını savundu.
Ne Olmuştu?
Deniz Göktaş, 24 Haziran’da YouTube’da yayımlanan “Ölü Deniz” adlı gösterisindeki ifadeleri nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında yurt dışından Türkiye’ye dönerken İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmış, 3 Temmuz’da tutuklanmıştı. Göktaş daha sonra Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’na gönderilmişti.
Göktaş hakkında 28 Ağustos’ta “cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamalarından tahliye kararı verilmişti. Ancak cezaevinden çıkamadan, aynı gösteride “Daltonlar” hakkında kullandığı ifadeler gerekçe gösterilerek “suçu ve suçluyu övme” suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı. Hazırlanan iddianamede Göktaş’a “cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” ile “suçu ve suçluyu övme” suçlamaları yöneltilmişti.

