Artvin'in Yusufeli ilçesine bağlı Bıçakçılar köyünde yaşayan Recep Keçeci, ailesinden miras kalan arıcılık geleneğini sürdürüyor. Keçeci'nin dedesi tarafından 1920 yılında kara kovanla başlatılan meslek, önce babası tarafından devam ettirildi, ardından Keçeci'ye kaldı.
Üç kuşaktır sürdürülen arıcılık geleneğinde teorik bilgi ve yıllar içinde edinilen pratik tecrübe önemli yer tutuyor. Babasından devraldığı mesleği yaklaşık 46 yıldır kesintisiz sürdüren Keçeci, üretimini Kaçkar Dağı'nın zengin bitki örtüsüne sahip eteklerinde gerçekleştiriyor.
Yaklaşık 150 Koloniyle Üretim Yapıyor
Keçeci, sahip olduğu yaklaşık 150 arı kolonisiyle yıl içinde ortalama 700 kilogram bal elde ediyor. Üretimin arıların doğal beslenme sürecine dayandığını belirten Keçeci, organik bal üretiminin dikkat, sabır ve bilgi gerektirdiğini ifade ediyor.
Arıcılığın yalnızca teknik bilgiyle yapılabilecek bir iş olmadığını vurgulayan Keçeci, mesleğin sevgiyle yürütülmesi gerektiğini söylüyor. Arıyı tanımanın, genç ve verimli bir ana arıya sahip olmanın, hastalık ve zararlılarla zamanında mücadele etmenin ve kovanda yeterli stok bulundurmanın önemine dikkat çekiyor.
Keçeci, arıcılığa ilişkin deneyimini şu sözlerle anlattı:
“Arıcılığı seviyorum, çok güzel bir meslek. Arıyı iyi bilirsen ve iyi bir arıcı olursan getirisi de güzel oluyor. Sevmezsen yapamazsın. Arıcılık severek yapılacak bir iştir. Teorik bilgiye sahip olmalısın, seneler içerisinde pratikle tecrübe ediniyorsun. Bu işe senelerini vermen gerekir.”
Ailesindeki arıcılık geçmişine de değinen Keçeci, dedesinin 1920 yılında bir kara kovan getirdiğini, 1950 ile 1980 yılları arasında babasının bu işle ilgilendiğini, daha sonra ise mesleği kendisinin sürdürdüğünü belirtti. Keçeci, yaklaşık 46 yıldır arıcılık yaptığını ifade etti.
Mayıstan Ağustosa Kadar Kovanların Kapağını Açmıyor
Üretim sürecinde arıların kendi getirdiği besinle beslendiğini belirten Keçeci, mayıs ve ağustos ayları arasında kovanların kapağının açılmadığını söyledi. Bu yöntemin, arıların doğal düzeninin korunması açısından önem taşıdığını kaydetti.
Keçeci, organik bal üretiminin zorluğuna ilişkin değerlendirmesinde, “Arı kendi getirdiğiyle beslenir. Mayıstan Ağustosa kadar kovanın kapağını açamazsın. Ben, yıl içerisinde 700 kilogramlık bal üretimi yapabiliyorum” dedi.
Keçeci'nin ürettiği ballar, yüksek prolin değeri ve kendine özgü aromasıyla öne çıkıyor. Ürünlerin Türkiye'nin pek çok bölgesine gönderildiği belirtiliyor.
Kaçkar Eteklerindeki Bitki Örtüsü Balın Aromasını Etkiliyor
Bölgede arıcılık yapan Mustafa Yırtıcı da Kaçkar Dağı eteklerindeki özel bitki örtüsünün balın kalitesine katkı sağladığını söyledi. Yırtıcı, bölgeden elde edilen balların farklı illere gönderildiğini ve özellikle Antalya'da ilgi gördüğünü belirtti.
Yırtıcı, “Kaçkar Dağı'nın etekleri olduğu için bu bölgenin balı, özel bitkilerden dolayı gerçekten çok kaliteli oluyor. Biz bu balı üretip, Türkiye'nin pek çok bölgesine gönderiyoruz. Antalya'da çok rağbet görüyor” ifadelerini kullandı.
Artvin'de yaşayan Ümmü Gülsüm Yırtıcı ise bölgenin balını beğendiğini, Antalya ve Muğla'da yaşayan ailesine bu nedenle sık sık gönderdiğini anlattı. Yırtıcı, Artvin balının sevilen ve prolin değeri yüksek ürünler arasında bulunduğunu dile getirdi.
Ümmü Gülsüm Yırtıcı, “Artvin'de yaşıyorum ve bu bölgenin balını çok beğeniyorum. Ailem Antalya ve Muğla'da yaşıyor. Bu balı beğendiğim için de bolca onlara gönderiyorum. Ayrıca çok sevilen, prolin değeri de çok yüksek olan ballardır” dedi.

